Yalnız Mesajı Göster

Esmaül Hüsna Derslerin Hepsi

Eski 08-03-2012   #19
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Esmaül Hüsna Derslerin Hepsi



---------------------geniş açıklamalar--------------
EL-ĞAFUR
"Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver"
"Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir"
Allah, kullarını sadece bir kere değil defalarca bağışlar Öyle ki, O'nun bağışlaması sayılamaz
Kullarını dünya ve ahirette rezil etmeyen onların günahlarını gizleyen, örten ve günahlarından dolayı cezalandırmayan Allah, iyiyi-güzeli açığa çıkaran, kötüyü, çirkini örtendir Allah dünyada üzerlerini örtmek, ahirette de cezasını vermemek suretiyle bunu örter Allah insanı üç türlü örtü ile örtmüştür
İlk örtü; insanın ayıp ve çirkin görünen yerlerini gizleyen elbiseleridir
İkincisi; insanın fikir, düşünce ve hayallerini kalbinde gizlemesidir
Üçüncüsü ise; Allah kulunun günahlarını örtmüş, gizlemiş; günahlarını sevaba çevirmiş, sanki hiç günah işlememiş gibi ahirette yalnızca sevaplarını yazan kitaplarını vermiştir
Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor : (5)
    • Kul, günahını itiraf eder ve tevbe ederse, Allah tevbesini kabul eder
    • Açıktan günah işleyenler dışında ümmetimin tamamı affedilir
    • Kim bir müslümanın hata ve günahlarını örterse, Allah da dünyada ve ahirette o kimsenin hata ve günahlarını örter
Tenbih : (6)
O'ndan başka kulların günahlarını bağışlayan kimse yoktur İçtenlikle tevbe eden, sanki hiç günah işlememiş gibidir Kullar için zorunlu olan, bağışlaması pek geniş olan Allah'tan günahlarının bağışlamasını talep etmek ve hiç bir zaman ondan ümit kesmemektir
Her müslüman, bir günah işlediğinde onu insanlardan gizlemeli ve asla açığa vurmamalıdır Günahlarını yalnızca Allah'a itiraf etmeli ve ondan bağışlanma dilemelidir
Bu ismi bilen her müslüman, kendi günahlarını örrtüp gizlediği gibi, başkalarının da günahlarını örtüp gizlemeli ve açığa vurmamalıdır Yüce Allah'ın şu ayetini akıldan çıkarmamalıdır "Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? " (7)
Bu ismi celilin 1286 defa tilavetine devam edenin günahlarını Cenab-ı Hak afv ve mağfiret buyurur Kendisine karşı gazab ve düşmanlık zarar ve tesir etmez Gazab anında kendini gören sukunet bulur Hiddetinden eser kalmaz (8)

EŞ-ŞEKÜR

"Eğer Allah'a güzel bir borç verecek olursanız, onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar Allah Şekûr'dur, Halim'dir " (1)
Şekûr, şükrü devam eden ve büyük-küçük ibadet ayrımı yapmaksızın şükrü bütün itaat edenleri kapsayandır
Gerçek şükür, nimet verene şükretmekle eksikliğini itiraf etmektir Bu yüzden Yüce Allah,
"Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın" (2) buyurunca,
HzDavud as:
"Ey Rabb'im! Sana nasıl şükredeyim ki? Benim şükrüm bile senin bir nimetindir" demiş,
Yüce Allah da şöyle cevap vermiştir:
"İşte şimdi Beni tanıdın ve Bana şükrettin ey Davud! Çünkü şükretmenin de Benim bir nimetim olduğunu bildin"
Nimete şükürle karşılık vermek, nimetlerin daha da artmasına vesile olur Cenab-ı Hak buyuruyor:"Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size artırırım" (3)
Şükrün üç temel şartı bulunmaktadır:
1 Nimet verenin verdiği nimeti kabul edip bunu ikrar etmek
2 Verilen bu nimeti Allah'a itaat etmede kullanmak
3 Allah'ın dilemesiyle bu nimetin ulaşmasına vesile olanlara teşekkür etmek
Cenab-ı Hak şükrü kabul eder ve karşılıksız bırakmaz Şükrü şükürle ve ondan daha fazlasıyla cevaplandırır Böylece iyiliklerin çoğalmasına yol açar
Kullarına, onlar tarafından şükrü ifade edilen nimetleri artıracağına dair Allah'ın kesin vaadi vardır Şükür yolunu tutanlar; kendilerine gelmiş olan nimetleri, sebeplerden, vasıtalardan değil, ancak Allah'tan olduğunu itiraf ederler Çünkü onlar hediyeyi getiren uşaklara değil, gönderen efendiye bakarlar Gönüllerinden inanmışlardır ki, nimeti yaratan, kısmet eden, gönderen, onunla meşgul olacak kuvvetleri, sebepleri veren, tertib eden ancak Allah'tır
Bazı Allah dostlarına: "Şükür nedir" diye sorulduğunda; "Allah'ın verdiği nimetlerle O'na isyan etmemendir" şeklinde cevap vermişlerdir (8)
Her müslüman,mutlak Şekûr (Şükredilen)un Allah olduğunu, âlimlerin ittifakıyla O'na şükretmenin farz olduğunu ve Allah'ın azı da çoğu da kabul ettiğini bilmesi gerekir
Bil ki, her aza ve organın kendisine has bir şükrü vardırNasıl ki dil şükür sözcükleriyle Rabb'ine şükrediyorsa, diğer organlarda kendilerine göre Rablerine şükretmelidir Her aza ve organın şükrü, yaratılış amacına göredir Her organ, Allah'ın emrine uymada ve yasağından kaçınmakta kullanılmalıdır Buna göre:
·Bedenin şükrü, organları Allah'a itaatin dışında kullanmamandır
·Kalbin şükrü, onu Allah'ı anma ve bilme dışında şeylerle meşgul etmemektir
·Dilin şükrü, onu Allah'tan başka kimseleri övme ve methetmede kullanmamandır
·Malın şükrü, Allah'ın sevdiği ve hoşnut olduğu yerlerin dışında harcamamandır
Allah'a şükretme konusunda bunları bildikten sonra müslüman, insanlar arasında kendisine iyilik yapanlara teşekkür etmeli ve şu hadis-i şerif-i unutmamalıdır:

"İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmez" (4)
İhlasla "Yâ Şekûr" diye bir müslüman bu isme devam etse, iyi ameller yapmak nasip olur

EL-ALİYY
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O, yücedir, büyüktür" (1)
"Allah yücedir, büyüktür" (2)
"O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir" (3)
Allah'ın yüceliğinin üstünde hiçbir yücelik yoktur Bütün dereceler ve mertebeler O'ndan aşağıdır Allah, her üstün ve yüksek makamın daha üstündedir Zira varlıklar ya etkileyen veya etkilenendir Etkileyen etkilenenden üstündür Allah Teâlâ, her varlığı etkileyendir Bütün varlıklara O'nun bir eseri ve etkilenenidir Bu yüzden O, bütün varlıklardan daha üstün ve yücedir
Allah kendi zatında yücedir Bu yüzden her şeyden daha yücedir O'nun bu yüceliği cihet ve mekan bakımından değildir Zira O, cihet ve mekandan münezehtir
Allah'ın varlıklar üzerindeki üstünlüğüne, yüceliğine, büyüklüğüne inanıp bunu müşahede eden kimse, bu sıfatın gereği olarak O'na ibadet eder Kalbinde sonsuzluk nuru ışıldar
Allah Kuran'da kendisini bizlere tanıtmıştır: Tüm alemleri yaratan, kainatın tek hakimi olan Allah uludur Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların yegane sahibi O'dur O'ndan başka ilah yoktur, Allah insanların şirk koştuklarından çok yücedir Tüm mülk O'na aittir; O, herşeye güç yetirendir O, yüce makamların da sahibidir O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk; Allah alemlerden müstağnidirKuşkusuz 'en güzel isimler' Allah'a ait olduğu için O'nu eksiksiz olarak tarif etmek bir insan için mümkün değildir O'nu ancak kendisinin bize bildirdiği ile tanıyabilir, yüceliğini ancak Kuran ayetleriyle takdir edebiliriz ( 5)


EL-KEBİR
"Gerçekten Allah, Yücedir, büyüktür"
"Şüphesiz Allah, Yücedir, büyüktür"
"O, çok Yücedir, çok büyüktür"
"Artık hüküm, Yüce, büyük olan Allah'ındır"
O, her şey kendisinden daha küçük olan ve hiçbir şekilde, hiçbir çerçeveye sığdırılamayan tek ve biricik büyüktür
Kainatın büyüklüğü; gerçekte Allah'ın kebir ismini gösteren bir delil; sadece onu yaratanın kibriyasını işaret eden bir vakıa olarak anlaşıması gerekir İnsan için ihate edilmesi hakikaten imkansız bulunan sonsuz büyüklüğü ise ancak Allah'a mahsustur
Bu sıfat mutlak olarak sadece Allah'a mahsustur Yaratıklar için sadece mecazi olarak kullanılabilir

Alıntı Yaparak Cevapla