|
Prof. Dr. Sinsi
|
Esmaül Hüsna Derslerin Hepsi
------------------geniş açıklamalar----------------
EL-KERİM
- O vaad ettiği zaman sözünü yere getiren, verdiği zaman son derece çok veren, ne kadar verdiğine ve kime verdiğine aldırmayandır
O'ndan başkasına muhtaç olduğu söylendiğinde razı olmaz Kendisine sığınan ve gönül vereni boş çevirmez, rahmetine gark eder Vesilelere ve şefaatçilere muhtaç bırakmadan doğrudan doğruya kendisine iltica ettirir (3)
- Tenbih: Kendisine verilmiş olan yeteneğini kullanan ve görüp akleden bir insan; kim tarafından yaratıldığını, kendi başına elde etmeye asla güç yetiremeyeceği sayısız nimeti kimin verdiğini, algılama, düşünebilme, akledebilme kabiliyetlerine nasıl sahip olduğunu düşünür
Bunları düşünen insanın karşısına çıkan gerçek tektir: İnsanı var eden ve asla güç yetiremeyeceği üstün nimetleri ona bağışlayan, son derece cömert olan Allah'tır (5)
- Bir Müslüman ihlasla, inanarak ve yaşayarak "Yâ Kerim" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onunu tecellisine, eserlerine nâil olur
Ahlâkı güzelleşir Kazancı artar Her türlü şerden korunur Günahları affolur (4)
- 270 defa okumak Cenab-ı Hakkın lütuf ve keremine vesile olur
(Allahulalem)
ER-RAKİB
Cenab-ı hak buyuruyor:
"Allah her şeyi gözetler" (1)
"Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir " (2)
"Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun Sen her şeyi hakkıyle görensin "(3)
- Rakib ismi, Kur'an-ı Kerim'in 3 yerinde geçmektedir
- Rakib, koruyup gözetleyendir
Öyleki hiçbir şey O'ndan kaybolmaz Gizlilikleri ve sırları bilen, görendir Hiçbir söz ve gizli konuşma O'na gizli değildir Allah, unutmasının mümkün olmadığı mutlak ilmiyle bütün varlıkları gözetleyip denetleyendir
- Her müslüman, Yüce Allah'ın kendini ve bütün varlıkları gözetlediğini, onları murakebe ettiğini, bunun için herkese iki melek tayin ettiğini, bu meleklerin insanın her sözünü ve her fiilini yazıp kaydettiğini, Allah'ın ahirette ceza veye mükafatı bu murakebeye göre vereceğini bilmelidir
Allah'ın kendisini gözetlediğine dair bilgisi kesinlik (yakîn) derecesine ulaşan kimse, ömrünü boş ve yararsız işlerde harcamaz, alıp verdiği nefesleri bile O'nun zikriyle almaya çalışır Bütün davranış, işlerinde ve sözlerinde O'nun emir ve yasaklarına uygun hareket ve davranışlarda bulunur, insanlarlailişkilerini bu esas üzere düzenler Rabbin kendisini gözetlediğini unutmayan kalp, kalp ilimlerinde ileri derecelere ulaşır (4)
- Allah yoktan yarattığı tüm varlıkları koruyup gözetendir
Uzayın derinliklerindeki yıldızlar ve sistemlerden, dünyayı kuşatan atmosferdeki olaylara, insanın meydana getirdiği toplumlardan, yeryüzünü kaplayan bitki örtüsüne, insan bedenindeki kompleks ve karmaşık sistemlerden, mikro ve makro alemlere, gözle göremediğimiz tüm boyutlara kadar herşeyi her an kontrol eden, gözetleyen, şahit olan, denetleyen Allah'tır
İnsan başıboş bırakıldığını, amaçsızca hayatını sürüdürebileceğini zannedebilir Ama hangi iş üzerinde olursa olsun Allah onun üzerinde şahittir Hiç kimse Allah'tan bir şey gizleyemez Gizli anlaşma, plan, sır, tuzak; bunlar Allah Katında asla gizlenemeyecek olaylardır Herşeyi gören, işiten ve bilen Allah'ın Zatından hiçbir şey gizli kalamadığı için, herkesin yaptığına eksiksiz bir adaletle karşılık verilir Birçok kişide "Allah'ın kainatı yarattığı sonra herşeyi kendi haline bıraktığı" gibi çarpık bir düşünce vardır Oysa bu çok büyük bir yanılgı ve zandır
İnsanın çıplak gözle hiçbir zaman göremeyeceği hücre içindeki ayrıntıları Allah en ince ayrıntısına kadar bilendir Vücut içindeki bir hücre diğer trilyonlarca hücreyle birlikte son derece uyumlu bir şekilde hareket ederken, bazen birden farklı bir davranış içine girer ve bugün tam olarak kaynağı ve tedavisi bulunamamış olan kanser ortaya çıkar İnsan kendi içinde oluşan bu yapıdan hiç haberdar değilken Allah tüm bunların üzerinde şahittir ve her evreyi kontrolü altında tutar Nasıl bir insan Allah'ın izni dışında bir adım bile atamazsa, o hücre de Allah'tan habersiz en ufak bir davranışta bulunamaz (5)
- Bir kimse bu ismi "Yâ Rakib" kendi üzerine, yahut ehli veya evladı üzerine veyahutda malı üzerine yedi kere okusa onlar Hak Tealanın emanında olur, Allah onları emniyeti altına alır
(6)
- 312 defa okumak Allah tarafından rütbe ve mertebeye vesile olur, sır ve hakikatlere erer, basireti açılır
(Allahulalem)
EL-MUCİB
Dua kulluk makamlarının en önemlisidir - Duadan maksat bildirmek değil, kulluk göstermek; tevazu ve alçak gönüllülük arz ederek müracaatta bulunmaktır
Maksat bu olunca, kaza ve kaderine rıza ile beraber Allah'a dua etmek, insanlık
- hissesini tercih değil; Allah'ın kudretine her şeyden fazla saygı duymaktır
Bu da en büyük makamdır Bu da en büyük makamdır
- İstenenin açıkça ifade edilmesi, duanın zaruretlerinden değildir
Zaman olur ki edep ve yerini bilen huzur ehli için hâl, sözden daha edepli olur "Ey Rabbim huzurundayım, hâlim sana malum " demek, söyleyenin makamına, kalbinin doğruluk ve ihlas derecesine göre, en belağatlı dualardan daha belağatlı olur
- Dua hakkında naklî deliller o kadar çoktur ki, bunları ancak kâfirler inkar edebilirler
"Bana dua ediniz ki size icabet edeyim " (Ğâfir, 40/60),
"Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua ediniz " (A'râf, 7/55),
"Yoksa sıkıntıya düşen kimseye, kendisine dua ettiği zaman icabet eden mi?" (Neml, 27/62),
"De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne kıymet verir?" (Furkan, 25/77),
"Hiç olmazsa böyle şiddetimiz geldiği zaman bari yalvarsaydılar Fakat onların kalbleri katılaşmıştır " (En'âm, 6/43) gibi nice âyetler vardır
Bunların sonuncusu gösteriyor ki Allah, dua edip istemeyenlere gazab eder
- Dua eden kimsenin gönlü, Allah'tan başkasıyla meşgul olduğu müddetçe gerçekten dua etmiş olmaz
Allah'tan başka şeylerin hepsinden uzak olduğu vakit de Hakk'ın birliğinin marifetine dalar Bu makamda kaldıkça kendi hakkını düşünme ve insanlık nasibini talepten kaçınır, bütün vasıtalar kaldırılır ve o zaman Allah'ın yakınlığı hasıl olur Çünkü kul, kendi arzusuna yönelik olduğu sürece Allah'a yaklaşamaz, o arzu engelleyici bir vasıta olur Bu, kaldırıldığı zaman ise: "Ben işimi Allah'a bırakıyorum Şüphesiz ki Allah kullarını görür " (Ğâfir, 40/44) âyetindeki havale, tam bir samimiyetle ortaya çıkmış bulunur Göz, Hakk'ın gözü olarak görür; kulak, Hakk'ın kulağı olarak işitir; kalb Hakk'ın aynası olarak bilir, duyar, ister O zaman milyonlarca sebeplerin, asırlarca zamanların yapamadığı şeyler, Allah'ın dilemesi hükmüyle, "ol" demekle oluverir
·İşte Cenab-ı Allah bu konudaki bütün şüpheleri defetmek ve kullarını irşad için duanın önemine işaret ederek oruç emrinden sonra Peygamberine buyuruyor ki: Kullarım sana benden sorarlarsa ben yakınım, bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına cevap veririm Öyle ise onlar da benim emirlerime candan icabet edip, tutunsunlar ve bana inansınlar  doğruca arzularına kavuşabilsinler "
- Müslüman daima Allah'a muhtaç olduğunun bilincinde olmalı ve yalnız O'na güvenip dayanmalıdır
O'nun duaları işittiğini, başına gelen bela ve musibetleri bildiğini, sıkıntı ve zorluklardan haberdar olduğunu unutmamamlı ve ümitsizliğe kapılmamalıdır Dua yaptığı ve talepte bulunduğu istekler, kendisini Allah'a yaklaştıracak istekler olmalıdır (4)
- İhlasla "Yâ Mücib" diye bir müslüman bu isme devam etse, insanlar tarafından sevilir, duası kabul olur
(4)
- 55 defa okuyanın meşru duaları kabul olunur
(Allahulalem)
|