08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İrkçılığı İlk Dâvâ Eden Kimdir Ve Bu Davranış, Kimin Özelliğidir?
Irkçılık, zaten bir dâvâ olmaktan çok uzak Şu veya bu ırktan olmamız nasıl irademiz dışında ise, ırk değiştirmekten mahrum olduğumuz da bir gerçek  O halde, insan ırk dâvâsı güttüğü ve onun reklâmını yaptığı zaman ne demek istiyor? Bir adam ortaya atılıp, “benim gibi boylu var mı” diye bir dâvâ gütse maskara olmaz mı? Herkes ona der ki: “Arkadaşım, annenle baban seni çekip uzatarak uzun yapmadılar  Kısa boyluyu da, kimse mengenede sıkıştırmadı  Senin dâvân tamamen yersiz Ben seni takdir etsem bile senin gibi olmak elimde mi? Öyle ise neyin dâvâsını güdüyorsun?”
rkçılığı ilk dâvâ eden kimdir ve bu davranış, kimin özelliğidir?[/url]
Soy dâvâsı gütmek de buna benzemiyor mu? Türk olan, Kürt olan, Arap olan zaten olmuştur Bundan çıkmaları mümkün değil Olmayanlar da olmamışlardır Buna girmeleri mümkün değil Dâvâ ona derler ki, insan, onu kabullendiğinde intisap edebilsin Irkçılıkta bu mümkün mü?
Bir zamanlar birtakım kimseler Türkçülük namına bu milletin İslâm âleminden kopmasına yardım ediyor ve onları bizden ayırmaya çalışan İngiliz ajanlarının işini kolaylaştırıyorlardı 
Bu sırada bu milletin bağrından çıkan büyük Üstad Bediüzzaman'ın şöyle haykırdığını işitiyoruz: “Ey Türk kardeş! Bilhassa sen dikkat et  Senin milliyetin İslâmiyet ile imtizaç etmiş, ondan kabil-i tefrik değil, tefrik etsen mahvsın Bütün senin mazideki mefahirin İslâmiyet defterine geçmiş, bu mefahir, zemin yüzünde hiçbir kuvvetle silinmediği halde, sen şeytanların vesveseleriyle, desiseleriyle o mefahiri kalbinden silme! ”
O günkü fitnenin bir başkası şimdi sahneleniyor O halde aynı ikazı Türk yerine Kürt kelimesini koyarak şarktaki din kardeşlerimize, mazideki silah arkadaşlarımıza, Osmanlı'nın önemli bir rüknü olmakla garbı titreten kahraman vatandaşlarımıza yine Üstadın dilinden okumamız gerekmiyor mu? Gerekiyor  Hem de mazidekinden kat kat fazla vurgulayarak 
Irkçılık dendi mi hemen akla iki millet gelir: Yahudi ve Alman Üstün ırk safsatasına kendini en fazla kaptıran Yahudiler, diğer milletleri hayvandan da aşağı görürken, hatta onlara zulmetmeyi, haksızlık etmeyi sevap sayarken, Almanlar da Hitler'in bayraklaştırdığı Alman ırkçılığının sarhoşluğuyla cihana hâkim olma hayaline kapıldılar ve dünyanın huzurunu altüst ettiler  Ne gariptir ki, bugün memleketimizi parçalamaya dönük faaliyetlerin arkasında, bu iki ırkçı milletin desiseleri, entrikaları, propagandaları ilk sıraları alıyor 
Irkçılığın bu iki temsilcisinden daha ön sırada biri var  Bu felsefe, temelde ona dayanıyor: Şeytan  Aslıyla övünmeyi, başka asıldan gelenleri hor görmeyi o başlatmıştı “Onu topraktan yarattın, beni ise ateşten” diyerek Hz Âdem'e (A S) secde etmemişti “Ateş topraktan üstün Öyle ise ben kendimden daha aşağı birine nasıl secde edebilirim?” diyerek isyanını müdafaaya kalkışmıştı
Şimdi ise, hepsi topraktan yaratılanlar arasında yine aynı şeytan mantığının hüküm sürdüğünü görüyor ve üzülüyoruz Bu ters mantık, bu yanlış değerlendirme, sahibini ancak şeytanın yanına götürür Zira, bu düşüncenin mucidi odur, patenti ona aittir 
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir Üye olmak için tıklayınız  ]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir Üye olmak için tıklayınız  ]
|
|
|
|