08-02-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İrkçılığı İlk Dâvâ Eden Kimdir Ve Bu Davranış, Kimin Özelliğidir?
Öncelikle Teşekkur ederim
Güzel ve ehemmiyetli olduğunu düşündüğüm bir mesele, unsuriyetler meselesi  Bu meselede bazen çıkmaza girilir gibi olabilir Şöyle ki iddiaya göre bazen milliyetçilik yani faşistlik ve kafatasçılık çağrıştırmayan mensubiyetçiliğin bir kısmı da hatarlıdır Bu yüzden çoğu zaman aynı anlamda düşünülebilen vatanseverlik ile milliyetçiliği birbirinden ayırmalı ve farklı yanlarını düşünmek gerek Kısaca ve kabaca şöyle deyivereyim: bu ayrım yapıldığı takdirde"milliyetçiliğin şerrinden Alaha sığınırım"derim Bir de şu var: milletlerin müslüman olması durumuna göre ayrıcalıkları bulunabilir denebilir Buna ise derim ki burada yakınlık duyarken zikredilen kelime ve cümle önemlidir Ne itibarla ayrıcalıklı olabilir? burada yapılacak "ikisi de aynı şey" şeklindeki basit yaklaşım aslında ciddi bir problem olabilir
( Bunlarda amaç kavramlarda, kelimelerde yapılagelen tahrifata rağmen ifadenin
netliğine kendince katkıda bulunmaktır )
Bir de mesele ile uzaktan yakından ilgili, risale i nur dan bir alıntı :
29 MEKTUP'TAN: DÖRDÜNCÜ İŞARET
Tahribatçı ehl-i bid'a iki kısımdır
Bir kısmı, güya din hesabına, İslâmiyete sadakat namına, güya dini milliyetle takviye etmek için, "Zaafa düşmüş din şecere-i nuraniyesini milliyet toprağında dikmek, kuvvetleştirmek istiyoruz" diye, dine taraftar vaziyeti gösteriyorlar
İkinci kısım, millet namına, milliyet hesabına, unsuriyete kuvvet vermek fikrine binaen, "Milleti İslâmiyetle aşılamak istiyoruz" diye, bid'aları icad ediyorlar
Birinci kısma deriz ki:
Ey "sadık ahmak" ıtlakına mâsadak biçare ulemâü's-sû' veya meczup, akılsız, cahil sufîler! Hakikat-i kâinat içinde kökü yerleşmiş ve hakaik-i kâinata kökler salmış olan şecere-i tûbâ-i İslâmiyet, mevhum, muvakkat, cüz'î, hususî, menfî, belki esassız, garazkâr, zulümkâr, zulmanî unsuriyet toprağına dikilmez Onu oraya dikmeye çalışmak, ahmakane ve tahripkârâne, bid'akârâne bir teşebbüstür
İkinci kısım milliyetçilere deriz ki:
Ey sarhoş hamiyetfuruşlar! Bir asır evvel milliyet asrı olabilirdi Şu asır, unsuriyet asrı değil Bolşevizm, sosyalizm meseleleri istilâ ediyor, unsuriyet fikrini kırıyor, unsuriyet asrı geçiyor Ebedî ve daimî olan İslâmiyet milliyeti, muvakkat, dağdağalı unsuriyetle bağlanmaz ve aşılanmaz Ve aşılamak olsa da, İslâm milletini ifsad ettiği gibi, unsuriyet milliyetini dahi ıslah edemez, ibka edemez
Evet, muvakkat aşılamakta bir zevk ve bir muvakkat kuvvet görünüyor; fakat pek muvakkat ve âkıbeti hatarlıdır Hem Türk unsurunda ebedî kabil-i iltiyam olmamak suretinde bir inşikak çıkacak O vakit milletin kuvveti, bir şık bir şıkkın kuvvetini kırdığı için, hiçe inecek İki dağ birbirine karşı bir mizanın iki gözünde bulunsa, bir batman kuvvet, o iki kuvvetle oynayabilir, yukarı kaldırır, aşağı indirir
  
|
|
|
|