Yalnız Mesajı Göster

Osmanlı Padişahlarının Son Anları

Eski 08-02-2012   #7
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlı Padişahlarının Son Anları





SULTAN MURAD-I SÂNİ HAN GÂZİ


Padişahın vefatıyla ilgili klasik dönem Osmanlı kaynaklarında Sultan Murad’ın irtihali şu şekilde anlatılır İkinci Kosova Savaşında, zaferden sonra birçok imar çalış­maları yaptıran Sultan Hazretleri, Edirne'de yine bir teftişten dönerken, köprübaşında, kendisine gülümseyerek bakan aksakallı bir ihtiyar gördü Hürmetle Padişahın yaklaşmasını bekleyen zat; Padişah Hazretlerine seslendi: «Ey padişah-ı ci­han; Halin nicedir? Haydi, hazırlan, vakit kalmamıştır Hakk'a yürümeye Artık hatalarına bir hata daha eklememeye ça­lış! Kapına gelmek üzeredir ecel Artık işin tevbeye dön­mektir» mealindeki sözlerle, ancak sırr-ı mertebe sahiblerine has olan bu haber, Sultan Hazretlerini seccadesine otur­tup bilerek, bilmeyerek işlediği hatalarına tevbe ettirdi İshak Paşa ve Saruca Paşa pâk ihtiyarın sözlerini söylediği zaman yanındaydılar

Sultan Murad ihtiyarın kim olduğunu sorduğu zaman İshak Paşa; ihtiyarın, Hazreti Emir'in tekkesinde yetiş­miş saf (nüfusu safiye) erbabından makamında bir zat oldu­ğunu söyledi (Saf mertebesi tasavvuf mertebelerinin sonun­cusudur Nefsin terekkî ede ede erişebildiği son merhaledir Her asırda bu mertebede üç zatı akdes bulunur Bunlar kutbul îrşad, Gavs ve Kutbul Aktap yâni insan-ı kâmildir Bazı devirlerde ise üç vazifenin bir zatta birleştiği de olur)

Seccadeden kalkan Sultan, şiddetli bir sancıyla –baş ağrısı- yatağa düştü Derhal vasiyyetini hazırlayıp (19) “Vefatımda beni, Bursa’ya oğlum Alâeddin’in yanına gömünüz Mezarımın üstüne muhteşem türbe yaptırmayınız Vücudumu doğrudan doğruya toprağa gömünüz ki, Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti üzerime yağsın Mezarımın üstüne dört duvar yapınız ve hâfızların oturmaları için yanına mahaller yapınız Cenâzemi Perşembe günü naklediniz ki, defin Cuma günü yapılabilsin” (20) der

Çandarlı Halil Paşa'yı sadrazam, oğlu Sultan II Mehmed'i taht-ı Osmaniye tayin edip, birçok nasihatler yazdırarak, vasiyetini tamamladı

Köprüde, haberini aldığı davetten 4 gün sonra, hakiki tevhid mertebesinde, gönül rahatlığı içinde H 855/M 1451 sene­sinde rahmet-i rahmana kavuştu, mekanı cennet, makamı yüce olsun (21)
Türbesi, Bursa’nın Muradiye semtinde yaptırdığı caminin yanındadır Kubbenin tepesi, yağmur damlalarının üzerine düşmesi için padişahın vasiyeti üzerine açık bırakılmıştır (22)

19- [Linki sadece üyelerimiz Görebilir Üye olmak için tıklayınız]
20- Ziya Nur Aksun, Osmanlı Tarihi, Ötüken Neşriyat, c1, s123
21- [Linki sadece üyelerimiz Görebilir Üye olmak için tıklayınız]
22- http://iktibasnet/metinphp?seri=1363


Alıntı Yaparak Cevapla