08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çanakkale'de Kahramanlık Öyküleri
Çanakkale'de Kahramanlık Öyküleri / Bilal Eren
?nakkale'de Kahramanlık Öyküleri[/url]Kahramanlık Nedir?
Kahramanlık, yüce bir ideal uğruna, sahip olunan bazı kıymetli şeyleri feda etmektir Yani, daha kıymetli şeylere sahip olmak veya onları korumak için onlardan daha az kıymetli olan şeyleri feda etmektir Hayat, şüphesiz ki insanın çok önemli bir değeridir Çünkü herşeyin kıymeti hayatla anlaşılır
Fakat, hayat, bazı şeyler uğruna feda edildiğine göre demek ki hayattan daha kıymetli şeyler de vardır Evet, insanın manevi yüce değerleri hayattan daha kıymetli ve önemlidir Onlar dinimizdir, imanımızdır, namus ve şerefimizdir Ve bunları temsil eden ezanımız, bayrağımız, vatanımızdır
Çünkü hayat bunlarla mana kazanır Bunlar olmazsa yaşamanın da bir manası kalmaz Burada hayat derken ilk aklımıza gelen şey şu dünyada yaşadığımız hayattır Esasen hayat bundan ibaret değildir Hatta, gerçek hayat, ölüm sonrası sonsuz hayattır Zaten bu dünyada yaşadığımız hayatı, uğruna feda ettiğimiz, etmeyi göze aldığımız bu değerler, işte o ölüm sonrası sonsuz hayatı kazanmak içindir Yani buradaki kısacık hayatımızı, sonsuz bir hayatı kazanmak için feda etmiş oluyoruz veya bunu göze alıyoruz Bir insan veya bir toplum bunu göze alamazsa ve gerektiği zaman böyle bir fedakârlıkta bulunamazsa bu hayatı yaşamayı da hak edemez veya insan şerefine uygun bir hayat yaşayamaz, yaşasa bile, zaten ona da yaşamak denmez
Bu manayı annelerinden, babalarından, hocalarından ve çevrelerinden tam olarak almış olan milyonlarca Mehmetçiğimiz, en yüce değerlerimiz tehlikeye düştüğü zaman herşeyi olduğu gibi bırakıp, bazan evine; ‘Allah’a ısmarladık, ben gidiyorum, hakkınızı helâl edin’ demeye bile fırsat bulamadan cepheye koşmuş ve bir daha da dönmemiştir Vuslat ebedî âleme kalmıştır Hiç bir milletin tarihi ve talihi, bu konuda bizimki kadar dolu ve şanslı değildir
İşte Çanakkale bunun sayılamayacak kadar çok ve eşsiz örnekleriyle doludur Bu sayfalarda insanın burnunun direğini sızlatan, tüylerini diken diken eden, ağlamaktan gözünde yaş bırakmayan ve bazen de insanı insanlığından utandıran örneklerden birkaç tanesini vermeye çalıştık Tesbit edilebilenler gerçekte olanların belki milyonda biridir Buradakiler de tesbit edilebilenlerin çok çok az bir kısmıdır Fakat bunlar bile olayın dehşetini, fevkalâdeliğini, hârikulâdeliğini insana bir nebze olsun hissettirmektedir
Buradaki hikâyelerin bir kısmı, olayı yaşayanların, bir kısmı, görenlerin, bir kısmı da duyanların dilinden verilmeye çalışılmıştır Bunlar, anlayan bir dimağ, hisseden bir yürek için çok şeyler anlatmaktadır Sizi kahramanlarımızın kahramanlıklarıyla başbaşa bırakıyorum
Sur Dergisi / 2008
|
|
|
|