Yalnız Mesajı Göster

Bilecik Gelenek Ve Görenekleri

Eski 08-02-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Bilecik Gelenek Ve Görenekleri




Dil

Mahalli olarak kullanılan sözcükler

Gurlamak : Mali durumu iyi olmak
Beygir : At
Canavar : Kurt
Kelkeli : Hindi
İreçber : Çiftçi
Gayma : Para
Nacak : Balta
Cice : Nine
Döngel : Muşmula
Yalak : Ağaç su kabı
Sahan : Su kabı
Çekel : Saban kazıyıcı
Kukmiyav : Baykuş
Kürde : Yaşlı kadınların giydiği içi pamuklu ceket
Gade : Yenge
Tosbaha : Kamlubağa
Esi : Ucu yanık odun
Santır : Ters iş yapan
Böle : Teyze çocuğu
Çıkancı : Teyze çocuğu
Hayan : İstenilmeyen şeyi konuşmak
Sası dağarcığı : İstenilmeyen şeyi konuşmak
Meymenetsiz : Yaramaz
Ozanlamak : Israrla tekrar etmek
Saduna : Ukela
Enki : Elindeki
Cibindirik : Gelin atının üstüne örtülen al örtü
Kesmik : Buğdayın ayrılmamış hali
Zanır : Yersiz hareket eden
Sayık : Düşünmeden hareket eden



Halk Şairleri

Şair Salih KORKMAZ
1941 Amasya doğumlu şair Milli Eğitim Müdürlüğünden emekliye ayrılmıştır
1987 yılında Türkiye birincisi Kadere Bak şarkı sözü Salih KORKMAZ’a Hürriyet’ten Altın Kelebek, Milliyet’ten ikincilik ödülü kazandırdı Türkiye genelinde 600’ün üzerinde eseri bulunmaktadır 42 eseri Türkiye radyo ve TV de icra edilmektedir

BİLMİYORUM

Yıllar bitmez gide gide
Vefa yoktur sevgilide
Gönül kime isyan ede?
Bilmiyorum bilmiyorum…
Kadehimde yoktur meyim,
Halime bak ne haldeyim,
Aşık mıyım, bilmem neyim?
Bilmiyorum, bilmiyorum
Uzattım bak ellerimi,
Coşturdum sevda serimi,
Başımdaki aşk yelimi,
Bilmiyorum bilmiyorum,,


AĞLAMIŞIM GÜLMÜŞÜM
Ağlamışım gülmüşüm,
Kırılıp dökülmüşüm,
Aşkın için ölmüşüm
Senin umurunda mı?
Deryalara dalmışım,
El açıp yalvarmışım,
Yılarca ağlamışım,
Senin umurunda mı?
Deli diyorlar bana,
Ağlarım yana yana,
Esir olmuşum sana,
Senin umurunda mı?

Efsaneler

Osman Gazi’nin Rüyası:

“Bir rüyadan doğan Devlet: Osmanlılar” Osman Bey, sık sık Şeyh Edebalı’nın ziyaretine gider, öğütlerini dinlerdi Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi: Şeyhin koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi Göğsünden bir ağaç bitti Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyayı sardı

Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılarUlu dağlara ve dağların eteğinden çıkan çoşkun sulara hep o ağaç gölge etti
Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı’ya anlatır Edebalı rüyayı şöyle yorumlar: “Oğul Osman , Padişahlık sana ve soyuna kutlu olsun, kızım senin helalin oldu




Halk Hikayesi

Zamanın birinde padişah ile iki veziri varmış Gezerken pınarın başına gelmişler Pınarın başında da bir kızcağız oturmuş gergef işlermiş Padişah, kızı pek beğenmiş Bakalım demiş, güzel olduğu kadar akıllı mı?

Kıza sormuş:
-Yavrum, ne işlersin?
-Gergef işliyorum efendim
-Baban ne iş yapar?
-Azı çok yapmağa gitti
-Peki, annen?
-Biri iki yapmaya gitti
-Hımım Eviniz çok güzel yavrucuğum, ama, bacası yamuk?
-Bacası yamuktur, ama, dumanı doğru üfler efendim
-Peki kızım! Sana iki kaz yollasam yolar mısın?
-Hay hay efendim Padişahı alır bir düşünce Bu kızcağız pek akıllı, ama ne demek istedi? Vezirlerini çağırır ve: - “Bunların cevaplarını öğreneceksiniz Öğrenmezseniz sizin için hiç iyiolmaz!” der Vezirler başlarlar kara kara düşünmeye Sonunda:
- “Aman ne düşünüyoruz, kıza soralım, bir kese altını alınca bülbül gibi öter” diyerek kıza giderler
- “Kızım şu soruların cevabını söyler misin bize?”
- “Tabii, ama bir kese altın isterim” Verirler bir kese altını Kız konuşur:
- “Babam rençberdir Azı çok yapmaktan maksat bu Annem ebedir; doğum yaptırır Biri iki yapar Padişah “eviniz güzel, ama, bacası yamuk” demekle “güzelsin, ama, gözlerin şaşı” demek istedi Ben de “gözlerim şaşıdır, fakat, iyi görürüm” dedim “İki kaz göndersem yolar mısın? diye sormuştu Ben de “hay hay” dedim İki kaz da sizsiniz; sizi yoldum



Maniler

Evliler: - Kiraz dalın eğmeli, Kızlar: - Bir taş attım camiye
Kirazını yemeli, Yuvarladı karşıya
Şu yetişen kızlara; Zamane gelinleri
İç güveysi girmeli Yarım çanak turşuya!
Evliler- Hoca geliyor hoca, Kızlar: - Aynaya bakamadım,
Ayağı koca koca Tokamı takamadım,
Kızları küçük sanmayın Küçükken gelin oldum;
Onlar istiyor koca Kocama bakamadım
Evliler: - Ocak başında fıstık, Kızlar: - Alvardan atlasana,
Lambayı yavaş kıstık, Ispanak toplasana,
Zamane gelinleri; Yenge sana ne dedik?
Taze kavrulmuş fıstık Ağzını toplasana!



Kalıplaşmış Sözler

Mahalli Sözler Ve Sözcükler

-Komşusunu yeren kendisini yerer

-Ölümü gören hastalığa razı olur

-Aç köpek fırın yakar

-Domuzdan toklu doğmaz

-Yörüğün pazara gittiği gibi gitmek

-Büyük kapıdan ot alda kız alma

-Klavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz

-Arpacık kumrusu gibi düşünmek

-Kafadarın bir, arkadaşın çok olsun

-Kapıyı değiştirmek (değiştirmemek)

-Hasandağı’na oduna gider gibi gitmek

Alıntı Yaparak Cevapla