Yalnız Mesajı Göster

Eskişehir Gelenek Ve Görenekleri

Eski 08-02-2012   #10
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Eskişehir Gelenek Ve Görenekleri




Atasözleri

Atasözleri : Kimlerin ne zaman ortaya attığı, ilk defa kimin ağzından çıktığı belli olmayan on bini aşkın atasözümüz olup, yörede söylenenlerden bazıları aşağıda örneklenmiştir
- Eski dost düşman olmaz
- Yime tetimin akçasını, götürü malın olancasını
- Baş, başa balıdır
- Balık baştan kokar
- Keskin sirke küpüne zarar
- Eyi adını bildir de caminin kimlini çal
- Etme bulursun, inleme ölürsün
- Hayrın başı sarı altındadır
- Bi tabansız yüzünden bi ordu esir olur
- Eniş yokuşun kardaşıdır
- Akılsız köpee yol gocatır, yol gocatmazsa el kocatır
- Sürüden ayrılan guzuyu gurt yir
- Aaca dayanma gırılır, insana dayanma ölür
- Su bulanmayınca durulmaz
- Peniri yiyen suyunu bulur
- Geçi, başı içinden kokar
- Gurt bunalır aala düşer, insan bunalır insana düşer
- Hayrın başı sarı altındır
- Misafir ev sahibinin danasıdır İsterse ahıra, isterse samanlığa bağlar
- Ormana kesiliyorsun demişler, sapı içimizde demiş
- Bin işçi, bin başçı
- Hacı hacıyı Mekke’de, derviş dervişi tekkede bulur
- Denginde olan deveyi görmez
- El atına binen tez iner
- Kibardır katır, çarşafsız yorganda yatır
- Dostun kahrı, düşmandan zor olur
- Çam dalları ağıl olmaz, elin oğlu oğul olmaz
- Yabancı köpeğin kuyruğu apış arasında olur
- Eğri mastardan, doğru çizgi olmaz
- Beylik çeşmesinden su içme
- Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmektir



Bilmeceler

Kat kat katmer değil
Kırmızı eşarplı
Sakalı var dede değil
Kırmızıdır elma değil
(Soğan)
Etten gantar
Altın dartar
( Küpe)

Yeşil mantolu
Kuyruğu var sıçan değil
Siyah düğmeli
(Karpuz)
Akşam baktım yeşil
Sabahtan kalktım kırmızı
(Kına)
Yer altında küçük asker
(Karınca)
Dağa gider yalın gibi
Eve gider gelin gibi
(Balta)
Dam üstünde develer
Birbirini geveler
(Kiremit)
İki kanat bir kuyruk
Budu başına buyruk
(Tavuk)
Ezan okur namaz kılmaz
Karı alır nikah kıymaz
(Horoz)
Sarıdır sarkar
Düşmekten korkar
(Ayva)
Gökte durur paslanmaz
Suya düşer ıslanmaz
(Güneş)
Dört köşe beş değil
Arkasında tozu yok
(Sabun)
Bilmece bildirmece
Resim çeker gündüz gece
(Ayna)
Kara tazıyı nalladım
Köyden köye yolladım
(Tüfek)
Garşıdan gördüm bi daş
Yanına geldim dört ayak bi baş
(Tospaa)
Nar nar nallaadı
Nar duvarda pallaadı
Narcın gadın gelmedi
Nar duvardan inmedi
(Kilit)
Dışı gön pazarı
Onun içi un pazarı
Onun içi
Odunpazarı
(İğde)



Maniler



Halk Edebiyatımızın zengin ürünleri arasında toplumsal hayatımızı ifade eden dört mısralı manzumelerimiz olan manilerimizin yazarları, şairleri belli değildir Genellikle dört mısradan kurulur ve hece vezniyle yazılır Köy hayatında maninin büyük bir yeri ve değeri vardır Mangal başlarında, kına gecelerinde, sıkışan duyguların yüreklerini mani söyleyerek hafifletirler Eskişehir’de Kırım göçmenlerinin getirmiş olduğu “şın” denilen bir mani söyleme geleneği vardır İlimiz köylerinde söylenen, bilinen manilerimizden bazıları aşağıda örneklenmiştir
Ayva sarılarına
Gece yarılarına
Mevlam sabırlar versin
Asker karılarına
Serenlikte zincirler
Fiske vursan iniler
Gurbetteki nazlı yarim
Kulakları çiniler
Kuru kına yaş kına
Ölüyorum aşkına
Allah nasip etmesin
Onun gibi şaşkına
Bir dalda iki ceviz
Yarimin adı Cengiz
Cengiz benim olursa
Eskişehir’e gideceğiz
Öküz aldım pazardan
Çatladı gitti nazardan
Konuşmuyorsun kız Fadime
Yeni mi çıktın mezardan
Kör Hasandır köyümüz
Zemzem akar suyumuz
Sevip sevip ayrılmak
Yoktur öyle huyumuz
Astepe bayırları
Silkerim çayırları
Kırka’dan kız alan
Çift vursun davulları

Entarisi dört enden
Ne tez usandın benden
Evi tenha bulursam
Öcümü alırım senden

Gayanın altı pınar
Elimi soksam donar
Ne gız oldum ne gelin
Yüreem ona yanar

Nargilenin markucu
Gınalı barmek ucu
Ramazanda yar sevenin
Gabul olmaz orucu

Bir tas içinde pekmez
Sen yesen bana yetmez
Delikanlı kazancı
Şimdiki süse yetmez

Garanfili gurutman
Suya goyup unutman
Cennetten huri çıksa
Ben yarimi unutman

Mezarlıkta Gezerim,
Çıkı Buldum Çözerim,
Vallah Billah Kaynana,
Ben Oğlundan Güzelim
Fasulye Fasıl Olur,
Yemesi Nasıl Olur,
Ver Baba Sevdiğimi,
Bak Geçimim Nasıl Olur
Bakkalda Yumak Buldum
Dantel Öreyim Diye,
Mahallede Yar Sevdim,
Hergün Görevim Diye



Tekerlemeler

Halk Tekerlemeleri: MArıkaya’nın, Karakuşçukuru köyünden derlediği tekerlemeler örnek gösterilebilir:
Bekir Bekir ben var
Şu derede nen var
Uzun uzun çamlar
Kısa kısa mumlar
Gel öküze yem ver
Ben veremem sen ver
Ben ağama giderim
Yedi deve güderim
Yedi de bu mudur
Kervan yolu su mudur
Ben bu sudan geçemem
Alaca boncuk saçamam
Alaca boncuk kaç boncuk
İnek sağar bir çocuk
Memeleri terlemiş

Alıntı Yaparak Cevapla