Yalnız Mesajı Göster

Türkiye'den Renkler

Eski 08-02-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türkiye'den Renkler




Kırkpınar Güreşleri

KIRKPINAR GÜREŞLERİ’NİN TARİHÇESİ

1346 yılında Orhan Gazi'nin Rumeli'yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar'a ait Domuzhisar'ın üzerine yürür Bas-kınla burasını ele geçirirler Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan'ın topraklarında kalan Samona'da mola verirler 40 cengaver burada güreşe tutuşurlar Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin bir türlü yenişemedikleri görülür
Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı çift yeniden güreşe tutuşurlar Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye devam ederler Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler
Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılırlar Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, “KIRKPINAR” adını verirler
Yunanistan'ın Samona köyünün merası içindeki alan asıl KIRKPINAR çayırlıdır Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Kırkpınar Güreşleri Edirne ile Mustafapaşa yolu arasındaki “Virantekke” denilen yerde düzenlenmiştir
Cumhuriyet'ten sonra 1924 yılında ise güreşler Edirne'nin Sarayiçi mevkiinde yapılmaya başlanmıştır
Kırkpınar Güreşleri 1928 yılına kadar ağaları tarafından düzenlenmiştir Güreşlerdeki ödülleri ve misafirlerin ağırlanmasını hep ağalar karşılamıştır Ancak 1928 yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağalığa talip çıkmayınca, güreşlerin organize ve gelenleri ağırlama işi Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından üstlenilmiştir
1946 yılında ise Tarihi Kırkpınar Güreşleri Edirne Belediyesi’nce düzenlenmeye başlanmıştır Bu yıl da zamanın Belediye Başkanı Tahsin ŞIPKA Kırkpınar Güreşleri'ni Belediye hizmetleri arasına almıştır

KIRKPINAR GÜREŞLERİ’NİN “OLMAZSA OLMAZ”LARI

KISPET
Yağlı güreşe çıkan her pehlivanın güreş malzemesinin başında kıspet gelir Manda, dana veya malak derisinden yapılan kıspetin bel kısmı dört parmak genişliğinde ve kalın olur Beli sarması için kalın bir ip geçirilen bu kısma kasnak denir
Kıspetin diz kapağının altına gelen yere paça denir Paça ile etin arasında paçabent denilen keçe konur Deri kısım keçenin üzerine çekilir ve üzeri sicimle sıkıca bağlanır
Sıkı bağlanmayan paçadan içeri giren parmaklar sayesinde oyun almak kolaylaşır Güreşten sonra yağlanan kıspet zembil'e konularak saklanır

ZEMBİL
Kıspet, zembil adı verilen ve sazdan yapılan bir torbada taşınır ve saklanır Güreşi bırakan pehlivan, zembilini duvara asmasından belli olur

YAĞLANMA
Güreşçiler, kavranmaları güç olsun diye yağlanırlar Pehlivanlar, güreş meydanının uygun bir yerinde yağ ve su ile doldurulmuş kazanların etrafında yağlanırlar Pehlivanlar önce sağ elle sol omuza, göğüse, kol ve kıspete yağ sürerler Daha sonra sol el ile aynı işlemi tekrarlarlar
Güreşçiler bu arada birbirlerinin sırtlarını da yağlarlar Güreş başladıktan sonra pehlivanlar çayırda dolaşan yağcılardan diledikleri zaman yağ ve su alabilirler

DAVUL ve ZURNA
Yağlı güreşin en önemli öğelerinden olan davul ve zurnada Kırkpınar’a has bir melodi bulunmaktadır Yağlı güreşlere çalacak olan müzisyenlerin güreş ezgilerini çok iyi bilmeleri, güreşin gidişatına göre müziğin ritmini ayarlamaları gerekmektedir

PEŞREV
Güreşin başlangıcı ve güreşe hazırlıktır Ahenkli ve mevzulu bir biçimde güreşe ısınma hareketi olarak bilinen peşrev seyircilerin göz zevkini okşamasının yanında pehlivanın moralini yükseltir Pehlivan peşrevle, kaslarını, nefsini, kalbini ve beynini başlayacak olan güreşe hazırlar Güreşmek üzere çayıra çıkan pehlivanlar ahenkli bir şekilde ellerini ve kollarını sallayarak peşreve başlarlar Peşrevde üç kez ileri üç kez de geri gidişten sonra yere sol diz ile çökülerek önce sağ el yere,dize,dudağa ve alına üç defa değdirilir Bu merasim bittikten sonra sıçrayarak “Hadi bre” pehlivan diye nara atılır Karşılıklı gidiş ve gelişten sonra rakibin paçaları yoklanır, sırtı sıvazlanır, enseler bağlanır, eller tutuşur ve böylece güreşe girilmiş olur

CAZGIR
Yağlı güreşlerdeki tüm pehlivanları seyircilere tanıtan, onları güreşe başlatan kişidir “Salavatçı”da denilen Cazgır, hakem heyetinin ya da kura ile eşleştirilen pehlivanların adlarını, sanlarını, güreş oyunlarındaki hünerlerini uygun mısra ve dualarla tanıtır Bu dua yörelere göre değişir Pehlivanlıkta olduğu gibi cazgırlıkta da usta-çırak geleneği vardır Ünlü cazgırlar arasında, Edirne Ayşekadın Camii imamı Sadık Hoca (Atılgan), Şirin Mustafa sayılabilir Güreşlerin başlangıcının ilk günü olan Cuma günü, tüm güreşçiler pehlivanlar mezarlığını ziyaret ettikten sonra, Selimiye Camiinde okutulan Mevlütün ardından Sarayiçi'ne gidilerek, küçük boylardan itibaren cazgırın duası ile güreşleri başlatırlar

HAKEM
Yağlı güreşin ilk zamanlarında birkaç eski pehlivan köy ağaları veya güreşlerden anlayan birkaç kişi kurallara aykırı iş yapılmasın diye güreş meydanının bir köşesine oturur güreşleri kontrol ederlerdi Bugün ise kuralları uygulayan hakem heyetleri oluşturulmuştur

BAŞPEHLİVAN
Kırkpınar’ın en büyük ödülünü alan ve başpehlivan güreşlerinde birinci olan güreşçidir Bu ünvanı elde eden pehlivan 1 yıl için Türkiye’nin başpehlivanı olur ve altın kemer ile ödüllendirilir Arka arkaya üç yıl başpehlivanlığı kazanan güreşçi, altın kemerin de sahibi olur

KIRKPINAR AĞASI
Kırkpınar güreşlerinin en temel öğelerinden biri ağalık müessesesidir Önceleri pehlivanları güreşe çağıran, yarışmaları düzenleyen, gelen konukları ağırlayan, yemek ve yatacak yerlerini temin eden, örf ve adetlere uygun olarak güreşlerin yapılmasını sağlayan, ödüller veren Kırkpınar Ağaları idi Ancak şimdi “Kırkpınar Ağası”, saydığımız bu faaliyetlerin hepsini karşılayamadığından ve bir etkinlik çerçevesine toplandığından, masrafların büyük bir çoğunluğu Belediyelerce karşılanmaktadır

ALTIN KEMER
Kırkpınar başpehlivanına verilen, Kırkpınar’ın en büyük ödülüdür Kırkpınar’da başpehlivan olan güreşçi 1 yıl süreyle altın kemerin sahibi olur Ancak aralıksız üç yıl arka arkaya başpehlivan olan güreşçi altın kemerin sürekli sahibi olur Zamanımızda Altın Kemer’ler Belediyelerce yaptırılmaktadır

KIRMIZI DİPLİ MUM
Kırkpınar’ın davet simgesi “Kırmızı Dipli Mum”dur Eskiden şehir ve köylerdeki kahvelere “Kırmızı Dipli Mum”lar asılarak, oradaki halk Kırkpınar'a davet edilirdi Diğer bir deyişle davet için sadece “Kırmızı Dipli Mum” kullanılırdı

Alıntı Yaparak Cevapla