Yalnız Mesajı Göster

Kırklareli Gelenek Ve Görenekleri

Eski 08-02-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kırklareli Gelenek Ve Görenekleri




YÖRESEL YEMEKLER

Et ve süt ürünlerinin yanı sıra sebze ve meyve de beslenmede önemli bir yer tutar Kaşar peyniri ve ay çiçeği üretimi yaygındır Yörede, bağcılığa bağlı olarak içki yapımı gelişmiştir Keşkek, zerde, kaymakçına, plaska, sulu kaçamak, kuru kaçamak, ısırgan böreği, külür, kapama, çoban böreği ısırgan otu çorbası yöreye özgü yemeklerdir

YÖRESEL GİYİM

ERKEK KIYAFETİ: Yündendir Elde kadınlar tarafından örülür Siyah ve beyaz çorap olmak üzere iki türlüdür Damat çorapları hariç, nakışsızdırlar
POTURLARI: Potur, kendilerinin dolapta dövüp hazırladıkları aba kumaşından yapılır Yan kısımları siyah gaytonla süslenmiştir Dizden yukarısı boldur Dizden aşağısı dardır
KUŞAKLAR: Yünden dokuma olup , al ve beyaz renktedir Bele dolanır Bir yandan potura kemer görevi yaparken diğer yandan cep ve süs görevini yapar
GÖMLEKLER: Pamuktan, düz çizgili kumaştan veya düz beyaz kumaştan dikilir Yakasızdır
YELEKLER: Abadan yapılır , kolsuzdur Gömleğin üzerine giyilir Gaçka, Kopça denilen tel düğmelerle iliklenir Gaytonlarla süslenmiştir Bölgelere göre (elek ) koparan gibi isimleri alırlar
CEPKEN: Bu da abadan yapılır Kolludur Çevresi gaytonlarla dikilmiş süslemeler vardır Yakasız ve düğmesizdir Ceket görevini görür
AYAKKABI:Tarlada çarık giyilir Normal günlerde deriden yapılmış, ucu sivri, alçak ayakkabı giyilir
YAĞLIK: Genç kızların sevdiği erkeğe verdikleri mendildir Kızlar kendine özgü işlemeyle mendilleri işlerler Her motif bir anlam taşımaktadır

KADIN KIYAFETİ:
ÇORAP: Bütün kadın çorapları nakışlıdır Hakim olan renge göre adlandırılır Elde yün ipliğiyle örülür ve yünü kendileri eğirmektedirler Çorapları, kedi bacağı, domuz tırnağı , muskalı çiçek, dişçik gibi isimlendirdikleri motiflerle süslemektedirler Ayaklara çoraplardan başka birde ' edik ' denilen yünden örülmüş nakışlı terlikler giyilir
ŞALVAR: Kumaşları pamuktan olup, kendileri dokumaktadır Uzunlukları diz kapağının biraz altındadır
GÖMLEK: Dokuması pamuktandır Çeşitli işlemelerle süslenmiştir
ÖNLÜK: Her köyün kendine özgü renklerde, kendilerinin yününden dokuyup süsledikleri önlükleri mevcuttur Bazı köylerde '' fıta '' denir Önlükleri bağlamak için yünden örülmüş ince bir kumaşa da uçkur denir
CEPKEN: Gömleğin üzerine son derece güzel motifli , telle işlenmiş aba veya çuhadan yapılmıştır Uzunluğu bele kadardır
BAŞ ÖRTÜLERİ: Kenarları süslü ipekten yapılmıştır Bir adı da greptir

HALK OYUNLARI VE FOLKLOR

Aşağıda oynama şeklini açıkladığımız oyunlar yöreye Selanik , Kavala, Drama ve İskoça yöresinden eski Türkler tarafından getirilmiştir
Genel olarak yöremiz oyunları hareket,renk,melodi ve şekil yönünden Anadolu'dan ayrılmasına karşın, kendi aralarında benzerlik gösterirler Bu benzerlik kent kent , kasaba kasaba, köy,köy bozulup bölgeselleşebilir Bazen aynı oyun değişik yerlerde hatta isim değiştirilerek oynanabilir Kırklareli ve yöresi halk oyunlarını bu açıdan inceleme zorunluluğu vardır Bazı çevreler oynadığımız oyunlardan Ziğoş Drama karşılanması diye adlandırdığımız oyunların milli yönlerden kabul etmemektedirler Daha önce Türk toprakları olan bölgelerde oyunların gerçek Türkler tarafından oynandığını ve müziklerinin de Türk melodileri olduğunu hatırlatmak gerekir

KIRKLARELİ VE YÖRESİ HALK OYUNLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ

1 - Hemen hemen her oyun ağır ve tempolu hareketlerle başlar ve süratli bir şekilde sona erer
2- Oyunlar el ele veya eller tutuşmadan oynanır
3- Oyunlar çift zurna , çift davul ile oynanır

KIRKLARELİ OYUNLARI
bre Değirmenci(Aman Değirmenci) Karşılama, kadın, çift-toplu, ve türkülü,
Abre Süleyman Ağa(Mandıra) : Karşılama, kadın erkek karma, çift-toplu, tütkülü
Ago ( Ago oğlu ) : Horo erkek
Ağır Tikveş : Horo erkek
Ahmet Bey ( beylerbeyi ) : Horo
Alay Bey : Horo, erkek, türkülü
Alaylar,alaylar : Karşılama, Kadın, çift-toplu, türkülü
Ali Yazıcı :Horo, erkek
Aşağı Tikveş : Horo erkek
Arzu ile Kanber : Horo erkek
At koşturma : Taklitli oyun erkek tek
Sirto (Şurto ) : Erkek horo
Beymisa ( Beymiya, Beymisa) : Horo erkek
Cemala : Dere oyunu da denir, Erkekler oynar
Çeto : Erkek,toplu temsili
Çevik (Kerala) : Erkek tek
Dalyan mitra : Horo erkek
Davullar çalar 40 haydut oynar : Horo erkek
Debreli Hasan : Horo erkek
Dere boyu düz gider : Kadın,erkek, tek toplu
Domuzu bataktan çıkarma : Horo erkek
Drama karşılaması : Erkek çift toplu
Gegule ( Gergol ağa) : Horo erkek türkülü(Hanım Ayşe, İbrahim hoca, İstanbul kasabı, Karamur karşılaması, Karşılama, Mara Yusuf, Kasap havası, Küçük molla, Mendilli oyun, Pancar havası, Patrona, Pehlivanlık oyunu, Rampi, Rum kızı, selanik, Tapşin havası, Telgrafın telleri, Toska, Üç ayak gibi oyunlarımız vardır)
ZİGOŞ : Zigoş köyünde oynanan hareketli bir oyundur(Drama ve Kavala arasındaki köylerde) Mendil vardır Oyun ilk önce adımlar içe basmak suretiyle ağır hareketlerle başlar, diz vurmalarla devam eder Zurna susar, tüm eller tempolu olarak vurmaya başlar Davulun vuracağı tokmak sesiyle beraber biter
KABADAYI: (Ahmet bey): Oyun ağır başlar, sıra halinde dönme ve çökmeler vardır Sonunda Ahmet bey oyununa geçiş yapılır ve oyun çok hareketli biter
KIRK HAYDUT : Bu oyunda oyuncular küçük parmaklarından tutarlar ve dört ritimle sağa, sola gidiş vardır Komutlarla sağa giderken figür değişir ve son iki sayıda sol ayak sağ ayağın arkasına getirilerek hey,hey diye bağırılır Oyun hızlandığında omuzlardan tutulur, sağ ayakla sekme yapılarak hazır olda ayaklar bitişik basılır Son sayıda sol ayak sağ ayağın önüne çapraz basılarak hareket tamamlanır Oyun hızlanarak biter
İZZET HOCA : Olay Batı Trakya da geçer İzzet hocanın kızı kına gezesi kırk haydut tarafından kaçırılır ve sırça pınar denen yere getirilir, eğlendikten sonra haydutların en küçüğü tarafından öldürülür Kıza yazılan türkü şöyledir ( Kına gecemde çalgılarda dokuz dizi altınımı verdim) yine kurtulamadım , en aşağı en küçüğü canıma kıydı, haydi dediler sırça pınara anacığım, götürdüler beni dönmez yollara, bana sordular anacığım, sen kimin kızısın, bende dedim ki İzzet hocanın kızıyım,
Oyuncular kol kola tutuşmak suretiyle ileriye doğru atılan adımlarla oyuna başlar Bu ilk kısımdır, kırk haydut geldiğinde hepsi yere çökerler Haydutlar gidince ( eyvah kızımı kaçırdılar )diye el çırpmaya başlarlar Bu ikinci kısımdır Oyunda oyuncular omuz başlarından tutarlar ve ritmik hareketlerle sağa ve sola giderler, komutla oyuncular sıçrayarak ve el çırparak 4 öne 4 geriye olmak üzere çökerler Oyun hızlanır ve hazır olda ayaklar bitişik basılır İki sağa iki sola sekerek devam eder Çöküşlerle oyun sonuçlanır
SÜLÜMAN AĞA : Alpullu , büyük mandıra, Sinanlı-Katranca, Pehlivan köy, yörelerinde oynanan bir oyundur Sözleri :abro Süleman ağa , tut çakal beygiri, vuralım yuları, alalım gelini, Sülüman ağanın karısı, pencereden bakar (iki kere söylenir) Sülüman ağanın karısı, çok canlar yakar
Kız ve erkeklerle oynanan bu oyun oldukça hareketlidir Sağa ve sola gidişlerle mendil sallanır Kızlarla erkeklerin gidip gelme ve yer değiştirmesi ile devam eder
ESKİ KASAP : Kırklareli yöresinin en çok sevilen ve en hareketli oyunlarından bir tanesidir Melodisinin kendine has bir özelliği vardır Erkekler tarafından oynanan bu oyun ağır olarak başlar, ekip başının işaretiyle oyuncular birlik ve beraberlik içinde çift makam yaparlar Oyun yine başlangıçta olduğu gibi devam eder İkinci defa çift makam yapıldıktan sonra oyun hareketlenir Başta bulunan oyuncu başı bırakarak seri bir şekilde etrafında döner ve oyunun sonuna geçer Artık oyun çok hareketlenmiştir Verilen bir işaretle muntazam sıra halinde sona erer

NELERİ İLE ÜNLÜ
Dupnisa Mağarası, Alpullu Şeker Fabrikası, Hamitabat Doğalgaz Santrali, Dereköy-İğneada-Kıyıköy-Kastro gibi Sayfiye Yerleri
İL İSMİ NEREDEN GELİYOR?
Kırklareli, Trakya 'da şirin bir vilayet merkezidir Çok eski bir yerleşim yeridir, Osmanlılar, şehri 136?"de
Murad I devrinde fethetmişler dir Bizanslılar döneminde şehrin adı Saranîa Eki asi a }dır Osmanlılar
fetihten sonra şehrin adını Kırkkilise olarak tesmiye ettiler Cumhuriyetin ilk yıllarında Kırklareli Mebusu
Dr Fuad Umay, Meclise bir teklif vererek şehrin adının Kırklareli olmasını istedi 1924}te çıkarılan
Kanun ile Kırklareli gerçek adına kavuşmuş oldu

Alıntı Yaparak Cevapla