|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kırşehir Gelenek Ve Görenekleri
YÖRESEL YEMEKLER:
İlin tarımsal ürünleri beslenmenin de temelini oluşturur Beslenme hamurlu yiyeceklere, et ve süt ürünlerine dayanmaktadır Kırsal kesimlerde tüketime yönelik fasulye, domates, biber, patlıcan gibi sebzelerde yetiştirilir Bağcılığın eski önemini yitirmesine karşın üzüm, kayısı, dut gibi meyveler yöre beslenmesinde önemli bir yer tutmaktadır Erişte, salça, pekmez gibi yiyecekler giderek yerini Pazar ürünlerine bırakmaktadır
Erik, zerdali, kayısı ve elma kurularına yörede "kak" denir Elma dışındakiler güneşte kurutulur, kışları çerez olarak yenir yada hoşaf yapılır Elma, armut ve üzümün "kışlık" denilen özel çeşitleri de yetiştirilmektedir Üzüm ve armut "hevenk" yöntemiyle kurutulmaktadır; meyveler saplarıyla toplanıp bir gün güneşte bekletilir Saplar yumuşadıktan sonra kalınca iplere dizilerek kiler yada mahzenlerde tavanlara asılır, saklanır Meyve kurularından nohutlu tatlıda yapılmaktadır "haside" denilen zerdali yağlaması, yöreye özgü tatlılardandır
Ayrıca üzüm, armut, elma gibi meyvelerden pekmez yapılmaktadır Pazara yönelik üretime dönüştükten sonra, Kırşehir bölgesinin pekmez üretimi merkezlerinden biri olmuştur Pekmezden evlerde "köftür" denen yiyeceklerde yapılmaktadır Taze pekmez un karıştırarak pişirilir Pelte kıvamına gelince büyük tepsilerde soğumaya bırakılır Soğuyup sertleşince baklava biçiminde kesilir Bozulmasını önlemek için nemsiz yerde saklanır Yine pekmezle "kedi batmaz" denen bir tür tatlı yapılır Kuru yufka ufalanarak bir kaba konulur üzerine sıcak pekmez dökülür, soğuyunca yenir
Yörenin en yaygın et yemeği tavuk yada hindi etinden yapılan "çullama" dır Yağ ve unla pişirilen göğüs eti tavuk suyuyla muhallebi kıvamına gelinceye kadar kaynatılır Pirzola türü etler küllenmiş ateşte pişirilir Buna "söğürme" denmektedir Süt ürünlerinden yağ, ayran vb şekilde yararlanılmaktadır
YEMEK ÇEŞİTLERİ
Tandırda Çömlek paça : Koyun veya kuzunun baş ve ayakları, tüyleri temizlendikten sonra parçalanır Bir çömlek içine sarımsak ve su ilave edilerek baş ve ayaklar konur Çömleğin ağzı bağlanarak közlü bir tandırın içine gömülür Piştikten sonra üzerine limon sıkılır ve servis yapılır
Keşkef: Döğülmüş buğday birkaç gün ıslatılır Kabarınca ezilir İnce lif haline getirilip yağ ve etle muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir Üzerine salçalı yağ dökülerek servis yapılır
Çömlekte Kuru Fasulye : Kuru fasulye haşlanarak suyu süzülür Kuşbaşı et biraz pişirildikten sonra üzerine salça yağ, soğan ve tuz ilave edilir Haşlanmış fasulye ve etler ile içinde sıcak su bulunan bir çömleğin ağzı kapatılarak köz halinde bulunan tandırın içine konur İki saat kadar piştikten sonra tandırdan çıkartılarak servis yapılır
Mantı (Kesme Mantı) : Una yumurta katılarak hamur yapılır Tuz ilave edilir Hamur yuvarlak bezi yapılır Oklava veya merdane ile açılır Hafif kurumaya bırakılır Açılmış olan ve biraz kuruyan hamur üstüne konup ince dilimler halinde kesilir Kesilen mantılar kurutulur Pişirmesi ise makarna gibi olur Suyu kaynatılır ve biraz tuz atılır Mantı kaynayan suda haşlanır Ve suyu süzülür Önceden hazırlanan sarımsaklı yoğurt ile iyice karıştırılır Sonra bir başka kapta üzerinin sosu hazırlanır Sos yağ, bolca, domates, biber, kıyma ile yapılır Sosa karabiber, pul biber, maydanoz eklenir Sarımsaklı yoğurt ile karıştırılmış mantının yine üzerine sos dökülerek servise hazır hale getirilir
Yoğurt Çorbası : Yarma denilen döğme buğdayla yeşil mercimek, biraz haşlanmış nohut güzelce yıkanır Süzme yoğurt ile bunlar iyice karıştırılır İçine bir yumurta kırılır İki kaşık kadar un katılır Çok az ayçiçek yağı damlatılır Mevsimine göre içine yaş veya kuru nane katılır Bunlar iyice karıştırılır Biraz su ilave edilir Kaynayıncaya kadar karıştırılır Devamlı karıştırılmazsa çorba kesilebilir Çorba ateşe konunca içine patates, yeşil biber, patlıcan atılır İlkbaharda temizlenmiş kenger atılır Çorba piştikten sonra başka bir kapta kuru nane ile yağ hafif kavrulup çorbanın üzerine dökülür Çorba servise hazırdır
Gendeme (Kemikli et) : yarım kilo kuş başı et tencereye konulur Suyu çekilinceye kadar ateşte pişirilerek, soğan doğranır Biraz yağ ilave edilerek, pişinceye kadar beklenir, daha sonra domatesi ve biberi ilave edilip çok miktarda su konur Yarım kilo yarma ilave edilirse 2 kilogram su konur Tuz ilave edilip yarma dağılacak duruma gelinceye kadar pişirilerek servise hazır hale getirilir
Pelte : ½ kg un, 250 gr Tereyağı, 250 gr pekmez Un yağ ile pembeleşinceye kadar kavrulur Biraz su ile pekmez ilave edilir Karıştırılarak suyu çekilinceye kadar pişirilir Biraz tuz ilave edilip ateşten indirilir Tabaklara konduktan sonra üzerine tereyağı eritilerek dökülür
YÖRESEL GİYİM:
Kır-kent ayrımı giysilerde belirgindir Merkezlerdeki kadın giyiminde moda ve pazar, kırsal kesimlerde çalışma koşullarda ve gelenekler etkili olmaktadır Erkek giyiminde ayrılık daha azadır Yüksek gelir grubu ve memur çevrelerinde büyük merkezlerdeki giyim biçimine özenme görülürken kent genelinde günlük ve yabanlık giysi ayırtına pek rastlanmaz
HALK OYUNLARI VE FOLKLOR:
Halk Oyunları: Yörede kaşıklı oyunlar Konya oyunlarıyla, halaylarsa doğu illerimizdeki oyunlarla benzerlik gösterir
Halay:
Halaylar davul-zurna eşliğinde ve erkeklerce oynanmaktaydı Günümüz KIRŞEHİR'deki çeşitli folklor derneklerinin gösterimlerinde kızlar da oyunlara katılmaktadır "Halay"denilen halaylarda bireysel oyunları etkisi belirgindir Oyun topluca başlar, "başçeken"(halay başı) tek başına gösteri yapar Daha sonra da halayın sonuna geçer Bu kez yeni başçeken gösterisin yapar Oyun böylece sürer
Halaylar genellikle belli bir sıra izleyerek birbirine ekli oynanır Oyunların düzeni şöyledir:
Ağırlama
Kıvrak halay
Türkü halayı
Üç ayak
Yanlama
Sekmen(seymen)halayı
Başka bir halay düzeninde de şu sıra izlenmektedir:
Üç ayak halayı
Hasandağı sekmesi
Sivrik halayı
Cirit halayı
Avşar ağırlaması
Keçeli
Ayrıca Anşa halayı, narinli halayı, yıldız, kuşlar, sepetçioğlu ve sinsin gibi halaylar da yaygındır Aynı ezgilerle oynanan Cirit halayı ile Sinsin figürleri değişiktir Halaylarda "Başçeken"in elinde mendil vardır El ele tutuşan oyuncular, birbirine yaklaşıp ayrılırlar
Kaşıklı oyunlar(Karşılama):
Geçmişte "muhabbet"lerde ince saz denilen bağlama, keman ve darbuka eşliğinde erkeklerce oynanırdı Kadınlar arasında da oynanan oyunlara ud ve tef eşlik etmekteydi Günümüzde kimi köylerde sürdürülen bu geleneği, kurulan dernekler yaşatmaya çalışmaktadır Bu oyunlar düğün, karşılama ve uğurlama törenlerinde davul-zurna eşliğinde oynanmaktadır Kaşıklı oyunların en yaygınları şunlardır:
Bad-i zabah(Bad-i Saba), Üç oğlan(kırşehir zeybeği), Biter Kırşehir'in gülleri, Yürü güzel, Çiçekdağı Bunlardan kimileri şöyle oynanmaktadır:
Üç oğlan:
İki ya da daha çok erkek oyuncunun oynadığı bu oyun ağırlamayla başlar, gitgide hızlanır Oyuncuların ellerinde tahta kaşıklar vardır, ezgiye göre kaşık vuruşları değişir; zeybek özellikleri görüldüğü için Kırşehir Zeybeği de denmektedir Oyun çökmeler ve beceri isteyen devinimlerle sürer
Çiçekdağı:
Erkeklerin oynadığı kaşıklı oyunlardandır Geçmişte kaşık yerine bardakla oynanan oyun, ağırdan başlar ara nağmeyle hızlanır
Biter Kırşehir'in Gülleri:
Erkeklerce oynanan türkülü oyunlardandır Türkünün başlangıcında "heyyyt"diye nara atılır, dizler çapraz biçimde yere vurulur Ellerdeki kaşıklar bir-iki vurularak ayağa kalkınır En önemli figür, sol topuğun sağ ayak arkasında sertçe yere vurulmasıdır
Yürü Güzel:
Üç, dört kişiyle karşılama biçiminde oynanır Öbür oyunlardan daha canlıdır Hafif bükülerek oynanır Oyunun en belirgin figürleri son bölümdeki çaprazlamalardır
Özellikle Abdallar arasında muhabbet toplantılarında görülen köçek oyunları geçmişte oldukça yaygındı Düğünlerde, erkek toplantılarında köçekler oynatılırdı Günümüzde bu gelenek ortadan kalkmıştır
|