Yalnız Mesajı Göster

Tuna Boyu Gazileri Akincilar

Eski 08-02-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tuna Boyu Gazileri Akincilar




Estergon’da, Silistre’de İstoni Belgrad’ta, Vidin’de kökleri Osman Bey dönemine inen, Malkoçoğlu, Mihaloğlu, Turhanoğlu, Evrenosoğlu diye anılan ve şecereleri şehit ve gazilerle dolu asilzadeler idiler
Akıncılar, Avrupa ve Balkan dillerini bilir, tüm lehçeleri konuşurlardı
Akıncı ideal sahibi insandı İdeali olmayan insan nasıl kelleyi koltuğa alabilirdi ki? Evliya Çelebi onları şöyle anlatır:
“Gaziler daima kılıcı belinde, tüfengi elinde adamlar olup, şebü rûz (gece gündüz) silahları ile yatarlar Hatta gusl ederken, namaz kılar iken bile alâtu silahları yanlarında amade dururlar
Akıncılardan korunmak için Avrupalılar, hususi dualar okurlar ve kiliselerine “Türk Çanı” denilen alarm çanları takarlardı Türk akıncıları ilkbaharla birlikte Tuna boylarında görününce, kiliseler çanlarını çalarak “Türk geliyor!” diye alarm verirlerdi
Bugün Tuna boyları binlerce akıncı şehidi koynunda barındırmaktadır Ve akıncı ruhları acıyla Tuna boylarındaki katliamı seyretmekte, şairin dediği gibi: “Tuna için için ağlamaktadır
Hakkın ve adaletin atlıları bir yaz günü kafilelerle geçtiler Tuna’yı, bir daha dönmemek üzere Zaten Akıncı törelerinden biri de budur Akıncı Bey, padişahtan veya serdardan geri dönmeme emri de alabilirdi Böylesine bir meslekti Akıncılık

Akıncı Ocağının Sönmesi
Tarihimizin kaydettiği en büyük akınlardan birisi Fatih Sultan Mehmed döneminde Transilvanya’ya yapılan kırkbeşbin kişilik akındı
Bu akına o devrin en meşhur akıncılarından Mihaloğlu Ali Bey, Mihaloğlu İskender Bey, Evrenosoğlu Hasan Bey ve İsa Bey, Malkoçoğlu Bâli Bey ve daha yedi akıncı beyi iştirak etmişti
Transilvanya’yı baştan başa dolaşan akıncılar, Prens Batori’yi ağır bir yenilgiye uğrattılar Daha sonra Macar Kralı’nın Batori’ye yardıma gönderdiği zinde kuvvetlerin başındaki Kont Kinizi, yorgun akıncı birliklerine ağır zayiatlar verdirdi Kendi ölü ve yaralılarını toplayan Kont Kinizi, Akıncı yaralı ve ölülerini bir araya toplayıp üzerlerine kilimler attırıp bir işret sofrası kurdurarak, zaferini adi ve vahşi bir zevkle kutladı
16 asır, Osmanlı Tarihi’nin en acı olayına şahit oldu Osmanlıların “Eflak” dedikleri Güney Romanya Voyvodası Mihai, Devlet-i Ali Osman’a isyan edince Sadrazam Sinan Paşa yüzbin kişilik orduyla Romanya’ya girdi Mihai savaşmaktan kaçınarak geri çekildi Sadrazam da isyan bastırılmış gibi, Bükreş ve Targovişte şehirlerine az bir asker bırakarak geri dönmeye başladı Mihai de, 24 saatlik bir mesafe ile sadrazamı takibe başladı Targovişte’ye gelen Mihai, burada şehri savunan üçbinbeşyüz Türk’ten Ali Paşa, Koçu Bey ve diğer yüksek rütbeli subayları hafif ateşte çevire çevire kızarttıktan sonra maiyetiyle birlikte büyük bir iştahla yediler Diğer Türkler kazığa oturtuldu Bu suretle Kazıklı Voyvoda’dan bir buçuk yüzyıl sonra, Romenlerin barbarlıkta bir nebze geriye gitmedikleri anlaşıldı Ve 21 yüzyıla girerken bugün Balkanlar’da Sırplar ve Ortodoks Hıristiyanları, dedelerini aratmayacak zulüm ve vahşeti halen sergileyerek, tarihi kinlerini unutmadıklarını gösterdiler
Bu faciadan habersiz Sinan Paşa geri çekilmeye devam ediyordu Tuna Nehri’ni geçen 80 yaşındaki devşirme Sinan Paşa, köprülerin başına tahsildarlar yerleştirerek, arkadan gelmekte olan düşmana aldırmadan ganimet payının beşte birini toplama sevdasına düştü
Asi Voyvoda Mihai yetmişbin kişiyle iyice yaklaştığında, bazı subaylar Tuna’nın iki yakasında bölünmüş ordunun tehlikede olduğunu Sinan Paşa’ya anlatmaya çalışıyorlardı Zorla ikna edilen Sinan Paşa, vergi memurlarını kaldırdığında iş işten geçmiş, Mihai köprüleri top ateşine tutmuştu Akıncıların bir kısmı düşmanla mücadele ederken, büyük bölümü köprüye yüklenmişlerdi İşte bu sırada bir top mermisi yüzlerce metre uzunluğundaki tahta köprüye isabet ederek havaya uçurdu
Binlerce akıncı sonbaharın coşkusuyla kaynayan “kanlı Tuna deryasına” döküldüler Kalan akıncılar Voyvoda’nın askerleri tarafından kılıçtan geçirildiler
Akıncı Ocağı tarihinin en büyük darbesini almıştı Katip Çelebi tarihe bu anı şöyle not düştü: “Bu suretle akıncı taifesinin çoğu karşı yakada bulunduğundan, hiç kimse kurtulamadı İşte o zaman akıncıların kökü kesildi ve ocak söndü Ki, bir asırda, bir vakada böyle bir hezimet olmamıştır
Bu suretle 16 asrın sonlarında, Akıncı Ocağı bir daha altından kalkamayacağı bir darbe yedi Bu darbe Osmanlı Tarihi için bir dönüm noktası oldu Akıncıların Avrupa ve Balkanlar’daki tesir ve baskıları giderek zayıfladı Osmanlı’nın Avrupa’ya ilerleyişinde öncü olan bu güçler ortadan kalkınca, gerileme ve çöküş de başlamış oldu
Akıncılar Yahya Kemal’in dizelerinde anlattığı gibi, tarihimize birer seda bırakarak bu diyardan gittiler:
“Dünyaya veda ettik atıldık dolu dizgin
En son koşumuzdur bu, asırlarca bilinsin
Lakin kalacak doğduğumuz toprağa bizden
Şimşek gibi bir hatıra, nal seslerimizden

Alıntı Yaparak Cevapla