Konu
:
Osmanlı'nın Ricatı: İkinci Viyana
Yalnız Mesajı Göster
Osmanlı'nın Ricatı: İkinci Viyana
08-02-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Osmanlı'nın Ricatı: İkinci Viyana
OSMANLI'NIN RİCATI: İKİNCİ VİYANA
İsmail Çolak
"Osmanlı ordusunun beklenmedik ağır yenilgisi Haçlı âleminde hayret ve şaşkınlıkla karışık tarifsiz bir sevinç ve heyecan meydana getirmişti
Onlara göre Kara Mustafa Paşa sadece Viyana'yı değil bütün Avrupa'yı elinden kaçırmıştı
"
Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa ile oğlu Fazıl Ahmed Paşa dönemlerinde Osmanlı Devleti¸ içerde ve dışarıda olumlu bir gelişme kaydedip ikinci baharını yaşamaya başlamıştı
Köprülü Mehmed'in evlâtlığı olan Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa¸ 5 Kasım 1676'da sadrazamlığa gelmesiyle birlikte bu dönemi devam ettirmek istek ve kararlılığındaydı
Amacı¸ Osmanlı'ya¸ Kanuni zamanındaki zirve devrini yeniden idrak ettirmek ve devleti Avrupa üzerinde¸ artan kudret ve hâkimiyetiyle bir kez daha söz sahibi yapmaktı
Ona göre¸ ihtişam¸ itibar ve kendine güveni tekrar kazanabilmek ve Batı üzerinde askerî-siyasî caydırıcılığı kuvvetlendirmek için ihtiyaç duyulan yegâne şey¸ Osmanlı'ya hasret kaldığı parlak bir zafer tattırmaktı
Bu noktada Merzifonlu'nun¸ Avusturya üzerine büyük bir sefere çıkma ve Viyana'yı kuşatma düşüncesi¸ sebep ve gerekçeler bakımından gayet yerinde bir hareketti
Bir kısım talihsiz gelişmeler¸ beklenmedik ihanetler ve bazı taktik hatalar söz konusu olmasaydı zaferle neticelenmesi de mukadderdi
Sefer-i Hümayun ve İhtilaf
Kara Mustafa Paşa¸ Sultan IV
Mehmed'i Avusturya ile harbe teşvik ve razı etmeyi başarmıştı
Edirne'den yola çıkan Osmanlı ordusu heybet ve azametiyle göz kamaştırıyordu
İstanbul ve Edirne camilerinin kubbelerinden zafer ve nusret duaları göklere yükseliyordu
IV
Mehmed¸ ordu ile birlikte Belgrat'a kadar gelmiş¸ fakat devlet adamlarının gördükleri lüzum üzerine Merzifonlu'yu serdar tayin ederek arkadaki ordugâhta hareketi takip etmeyi tercih etmişti
Osmanlı ordusu ve Merzifonlu kendilerinden gayet emin bir biçimde ilerliyorlardı
Merzifonlu¸ 27 Haziran 1683'te İstoni-Belgrad'da harp divanını topladı
Viyana'yı alıp orada Avusturya'ya (Almanya) sulh şartlarını dikte edeceğini¸ Yanıkkale'nin alınmasının Avusturya'ya baş eğdirmeye yetmeyeceğini bildirdi
Budin Beylerbeyi İbrahim Paşa¸ padişah iradesinin¸ bu yıl Yanıkkale ve Komaran'ın alınması ve akıncılarla Orta Avrupa'ya gözdağı verilmesi olduğunu¸ belki gelecek yıl Viyana'ya gidilebileceğini söyledi
Kırım Hanı Murad Giray ile İmre Tökeli de aynı görüşteydi
Fakat Sadrazam Merzifonlu¸ Viyana'dan başka bir şey düşünmüyor¸ bu latif şehrin cazibesine kapılmış bulunuyordu
Bundan ötürü kendi reyinden başka bir fikri kabul etmek istemiyordu
Neticede Merzifonlu¸ Viyana seferine çıkma kararını¸ zuhur eden yoğun muhalefete ve padişahın müsaadesi olmamasına rağmen bir oldubittiye getirip divan üyelerine kabul ettirmeyi başarmıştı
Osmanlı Ordusu Viyana'da
Osmanlı ordusu¸ Viyana'ya gelinceye kadar 50 yakın kaleyi ele geçirmiş ve 40 bin düşman askerini esir almıştı
Ordunun peşi sıra sürüklenen ganimetler¸ askerlerin torbalarını dolduran altın¸ gümüş ve diğer mücevherat şevk ve gayreti daha da ziyadeleştiriyordu
Nihayet¸ 7 Temmuz 1683'te Viyana önlerine gelen Kara Mustafa Paşa¸ şehrin surları üzerine yürüyerek 14 Temmuz 1683'te kuşatmayı resmen başlattı
Osmanlı ordusunun ve "Hilâl'in" büyük bir görkem ve ihtişamla Viyana önüne gelmesi¸ sadece Avusturya'da değil tüm Haçlı dünyasında görülmeye değer mahşerî bir heyecan ve kaygı hâsıl etmişti
Avusturya İmparatoru Birinci Leopold¸ saray halkı ile birlikte şehirden firar edip Prag'a gitmiş ve kale komutanlığını Kont von Starhemberg'e bırakmıştı
Kara Mustafa Paşa¸ 60 bin civarındaki kuvvetiyle şehri batıdan Alsrbach ile Viyana ırmağı arasındaki mıntıkadan muhasara altına almıştı
Şehrin dışarıyla ilişkisi kesildikten sonra siperlere şiddetli hücumlar başlamış ve bunlar karşılıklı ağır kayıplara sebebiyet vermişti
Kuşatma harekâtı 40 gün müddetle bu surette devam etmişti
Osmanlı askerleri her defasında şehre doğru büyük bir hücumla atılıyor¸ düşmanın şiddetli müdafaası önünde ağır zayiat verip geri çekilmeye mecbur kalıyordu
Adım Adım Bozgun
İki ay boyunca karşılıklı top atışları ile süren taraflar arasındaki çatışma sonunda Osmanlı askerleri¸ direnişi kırıp şehre girmeyi başaracağı sırada Avusturya saflarındaki Macarların iç tahkimatıyla karşılaşmışlardı
Bu sırada Leh Kralı Jan Sobieski komutasındaki 70 bin kişilik Haçlı ordusu imdada yetişti
Yardıma gelen kuvvetler savaştaki dengeleri ve kuşatmanın seyrini alt üst etti
Osmanlı ordusunda gitgide büyük sıkıntılar baş göstermeye başladı
Ordu¸ düzen ve disiplinden hızla uzaklaşıyordu
Yeniçerilerin ekseriyeti¸ ellerindeki ganimeti nasıl koruyacaklarının tasasına düşmüşlerdi
Askerde¸ bir an evvel geri dönme düşüncesi her şeyin üstüne çıkmıştı
Kara Mustafa Paşa'ya göre Sobieski'nin Tuna'yı geçişine mani olunduğu takdirde Viyana'nın zaptı muhakkaktı
Ancak¸ Merzifonlu'nun bu plân ve tedbiri¸ Kırım Hanı'nın maalesef ihanetiyle bozuldu
Yanı sıra Osmanlı ordusu bu defa da Budin Beylerbeyi İbrahim Paşa'nın ihanetiyle karşılaştı
İbrahim Paşa¸ Merzifonlu'nun kendisine karşı sert ve kırıcı davranışlarından dolayı gücenmiş ve büyük bir kin beslemişti
Onun muvaffak olmasını istemiyor ve hiç durmadan muhasaranın kaldırılmasını talep ediyordu
Bu sebepledir ki ordunun sağ tarafına komuta ederken¸ savaşın başladığı sırada askerini geri çekerek Osmanlı saflarının bozulmasına yol açmıştı
Sadrazam Kara Mustafa Paşa'dan kaynaklanan kusur ve tedbirsizlikler ise şunlardı: Viyana'ya 18 büyük taarruz gerçekleştirilmiş¸ ancak son büyük saldırı Merzifonlu tarafından sürekli ertelenmişti
Kuşatmanın uzaması yanlış ve tehlikeli bir hareketti; ordunun artan lojistik ihtiyaçları önceden iyi düşünülmeli ve gerekli tedbirler vakitlice alınmalıydı
Zira kuşatma süresi elli güne ulaştığında askerler¸ atlarına ot bulabilmek için 15-20 saatlik mesafeye gitmek zorunda kalıyorlardı
Ayrıca bir kale kuşatmasının kırk günü aştığı takdirde dışarıdan yardım gelme ihtimalinin çok yüksek olduğu gerçeği inceden inceye hesap edilmeliydi
Kısacası Viyana bozgununun esas sebebi¸ iç tefrika ve ihanettir
Ordunun idaresinden mesul olan komutanlar arasındaki şahsi çekişme¸ kin¸ husumet ve inatlaşma¸ mutlak zaferin mukadder olduğu bir kuşatmanın hüsnü akıbetini yerle bir etmiştir
Hazin Tükeniş ve Acı Ricat
Lehistan Kralı Jan Sobieski'nin Viyana'nın yardımına gelmesi üzerine iki ateş arasında kalan Kara Mustafa Paşa fevkalade zor bir duruma düşmüş¸ 12 Eylül'de kuşatmayı kısmen kaldırıp savaşa tutuşmak mecburiyetinde kalmıştı
Kara Mustafa Paşa¸ düşmana sevk edecek asker bulmakta son derece güçlük çekiyordu
Etrafındaki 9-10 bin civarındaki askerle savaşmak zorunda kalan Merzifonlu'nun sıkıntıları iyice katmerleşmekteydi
Öyle ki sancak-ı şerifin müdafaası için beş-altı bin asker ancak kalmış¸ Serdar-ı Ekrem telaş ve heyecan içerisinde ne yapacağını şaşırmıştı
En sonunda Kara Mustafa Paşa¸ her defasında gözlerinden yaşlar dökerek¸ kuvvetten kesilmiş ve bitkin düşmüş bir halde gayet hazin bir biçimde ricat etmek mecburiyetinde kalmıştı
Bu umumi perişanlık arasında ezan sesleri Viyana burçlarına son kez çarpıyor ve Viyana semalarında son bir defa yankılanıyordu
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa¸ Belgrad'a çekildikten sonra ilk işi¸ itaat etmeyip ihanet ettiği için Budin Beylerbeyi İbrahim Paşa'yı idam ettirmek olmuştu
Fakat buna rağmen Merzifonlu da¸ 25 Aralık 1683'te Belgrad'da¸ padişah fermanıyla idam edilmekten kurtulamamıştı
Osmanlı ordusunun beklenmedik ağır yenilgisi Haçlı âleminde hayret ve şaşkınlıkla karışık tarifsiz bir sevinç ve heyecan meydana getirmişti
Onlara göre Kara Mustafa Paşa sadece Viyana'yı değil bütün Avrupa'yı elinden kaçırmıştı
Yani 1683 tarihi¸ Viyana'nın yanı sıra tüm Avrupa'nın "kurtuluş günü" olmuştu
Avrupa'da bu tarihî olaya¸ Haç'ın Hilal'e karşı kazandığı¸ uzun zamandır hasretini çektiği emsalsiz bir tarihî zafer nazarıyla bakılmıştır
İkinci Viyana Kuşatması¸ Osmanlı tarihinde¸ Hilal-Haç ilişkilerinde önemli bir kırılma noktasıdır
Şimdiye kadar bu çapta bir mağlubiyete maruz kalmayan Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki ilerleyişi durmuş ve artık geri çekilmeye başlamıştır
Böylelikle Batı'da tabii sınırlarına ulaşan Osmanlı¸ bundan sonra savunmada kalıp mevcut sınırlarını ve gücünü koruma mücadelesi içerisine girecektir
Buna karşılık Viyana bozgunundan sonra kendilerine cesaret ve güven gelen Avrupa devletleri¸ Osmanlıları Avrupa'dan çıkarma umuduna kapılmışlardır
"Osmanlı'nın yenilmezliği" düşüncesinin etkisinden kurtulan Haçlı dünyasında bundan sonra Osmanlı'ya karşı umumi bir taarruz hali kendini güçlü bir biçimde gösterecektir
Kaynakça: Ahmed Refik Altınay¸ Felaket Seneleri¸ İstanbul 1916¸ 1
Bölüm; Joseph von Hammer¸ Osmanlı Tarihi¸ Çev: M
Ata¸ c
3¸ İstanbul 1997; Silahtar Fındıklılı Mehmed¸ Silahtar Tarihi¸ c
2¸ İstanbul 1928; Râşid Mehmed Paşa¸ Tarihi Râşid¸ c
1¸ İstanbul 1282; Mustafa Nuri Paşa¸ Netâyic ül-Vukuat¸ C
2¸ Haz: N
Çağatay¸ Ankara 1987; Defterdar Sarı Mehmed Paşa¸ Zübde-i Vekayiât¸ Haz: A
Özcan¸ Ankara 1995; Richard F
Kreutel¸ Viyana Önlerinde Kara Mustafa Paşa¸ Çev: Müjdat Kayayerli¸ İstanbul 1994; İ
Hakkı Uzunçarşılı¸ Osmanlı Tarihi¸ c
3/1¸ Ankara 1988; Yılmaz Öztuna¸ Türkiye Tarihi¸ c
1¸ İstanbul 1977; Muammer Yılmaz¸ "Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve Viyana"¸ Türk Dünyası Tarih Dergisi¸ Aralık 1992¸ Sayı: 72
NOT: II
Viyana¸ Osmanlı ile Haçlılar¸ Hilal ve Haç arasındaki diğer savaşlarla ilgili ayrıntılı bilgi için şu eserimize bkz
İsmail Çolak¸ Bitmeyen Hesaplaşma Hilal ile Haçın Bin Yıllık Mücadelesi¸ İstanbul¸ 2008¸ Nesil Yayınları
somuncubaba
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul