|
Prof. Dr. Sinsi
|
Müminler
İFFETLİDİRLER
Ve onlar ırzlarını koruyanlardır; Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir (Mü’minun Suresi, 5-6)
Evlerinizde vakarla-oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah’a ve elçisine itaat edin Ey Ehl-i Beyt, gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister (Ahzab Suresi, 33)
İmran’ın kızı Meryem’i de Ki o kendi ırzını korumuştu Böylece Biz ona ruhumuzdan üfledik O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı (Tahrim Suresi, 12)
Ve onlar, ırzlarını korurlar; (Mearic Suresi, 29)
Mü’minlere söyle: “Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar Bu, onlar için daha temizdir Gerçekten Allah, yaptıklarından haberdârdır Mü’min kadınlara da söyle: “Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar Hep birlikte Allah’a tevbe edin ey mü’minler, umulur ki felah bulursunuz ” (Nur Suresi, 30-31)
KİMSENİN HAKKINI YEMEZLER
“Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp- eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın ” (Hud Suresi, 85)
“İnsanların eşyasını değerden düşürüp-eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın ” (Şuara Suresi, 183)
(Davud) Dedi ki: "Andolsun senin koyununu, kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana zulmetmiştir Doğrusu, (emek ve mali güçlerini) birleştirip katan (ortak)lardan çoğu, birbirlerine karşı tecavüz ederler; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka Onlar da ne kadar azdır " Davud, gerçekten bizim onu imtihan ettiğimizi sandı, böylece Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı ve (bize gönülden) yönelip-döndü (Sad Suresi, 24)
Tartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın (Rahman Suresi, 9)
Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz olanı değiştirmeyin Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin Çünkü bu, büyük bir suçtur (Nisa Suresi, 2)
Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve bile bile günahla insanların mallarından bir bölümünü yemeniz için onları hakimlere aktarmayın (Bakara Suresi, 188)
FEDAKARDIRLAR
Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler (İnsan Suresi, 8)
Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir (Al-i İmran Suresi, 92)
Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir Allah, iyilik yapanları sever (Al-i İmran Suresi, 134)
Bir de (savaşa katılabilecekleri bir bineğe) bindirmen için sana her gelişlerinde “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşana boşana geri dönenler üzerinde de (sorumluluk) yoktur (Tevbe Suresi, 92)
Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır (Haşr Suresi, 9)
KISKANÇLIK VE BENCİLLİKTEN KAÇINIRLAR
Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur Barış daha hayırlıdır Nefisler ise ‘kıskançlığa ve bencil tutkulara’ hazır (elverişli) kılınmıştır Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır (Nisa Suresi, 128)
ASLA ÜMİTSİZLİĞE KAPILMAZLAR
“Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden umut kesmez ” (Yusuf Suresi, 87)
(Benden onlara) De ki: “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir ” (Zümer Suresi, 53)
Dediler ki: “Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma ” (Hicr Suresi, 55)
SUÇLULARA ARKA ÇIKMAZLAR
Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size geleni inkâr etmişler, Rabbiniz olan Allah’a inanmanızdan dolayı elçiyi de, sizi de (yurtlarınızdan) sürüp-çıkarmışlardır Eğer siz, Benim yolumda cihad etmek ve Benim rızamı aramak amacıyla çıkmışsanız (nasıl) onlara karşı hâlâ sevgi gizliyorsunuz? Ben, sizin gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilirim Kim sizden bunu yaparsa, artık o, elbette yolun ortasından şaşırıp-sapmış olur (Mümtehine Suresi, 1)
Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiç bir kavim (topluluk) bulamazsın ki, Allah’a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun Onlar, öyle kimselerdir ki, (Allah) kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orda süresiz olarak kalacaklardır Allah, onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır İşte onlar, Allah’ın fırkasıdır Dikkat edin; şüphesiz Allah’ın fırkası olanlar, felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir (Mücadele Suresi, 22)
BARIŞTIRICI VE UZLAŞTIRICIDIRLAR
Mü’minler ancak kardeştirler Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah’tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz (Hucurat Suresi, 10)
Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Allah’ı engel kılmayın Allah işitendir, bilendir (Bakara Suresi, 224)
Bunun yanında, kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (tarafların) arasını bulup-düzeltirse, artık ona günah yoktur Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (Bakara Suresi, 182)
(Kadın ile kocanın) Aralarının açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem gönderin Bunlar, (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar Şüphesiz, Allah, bilendir, haberdar olandır (Nisa Suresi, 35)
Onların ‘gizlice söyleşmelerinin’ çoğunda hayır yok Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka Kim Allah’ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz (Nisa Suresi, 114)
ESTETİK VE SANATA ÖNEM VERİRLER
Ona (Süleyman'a) dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı “Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın ” Kullarımdan şükredenler azdır (Sebe Suresi, 13)
Ona: “Köşke gir” denildi Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı (Süleyman Dedi ki: “Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk-zemindir ” Dedi ki: “Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman’la birlikte alemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum ” (Neml Suresi, 44)
ARKADAN KONUŞMAZ VE KUSUR ARAŞTIRMAZLAR
Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi ‘olmadık-kötü lakablarla’ çağırmayın İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın) Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin ) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz Allah’tan korkup-sakının Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir (Hucurat Suresi, 11-12)
SAĞLIKLARINI KORUR, BEDENLERİNE EZİYET ETMEZLER
Uykunuzu bir dinlenme yaptık (Nebe Suresi, 9)
Allah, kendisinde sükun bulmanız için geceyi, aydınlık olarak da gündüzü sizin için var etti Şüphesiz Allah, insanlara karşı (sınırsız) bir fazl sahibidir Ancak insanların çoğu şükretmiyorlar (Mümin Suresi, 61)
ANNE-BABAYA İYİ DAVRANIRLAR
Rabbin, O’ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle (İsra Suresi, 23)
Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir “Hem bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız banadır ” (Lokman Suresi, 14)
Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyle bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda, onlara itaat etme Dönüşünüz banadır Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim (Ankebut Suresi, 8)
ZORLUKLARDAN YILMAZLAR
Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri belirtip-ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? (Al-i İmran Suresi, 142)
Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü’minlerle; “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyordu Dikkat edin Şüphesiz Allah’ın yardımı pek yakındır (Bakara Suresi, 214)
Nice peygamberle birlikte birçok Rabbani (bilgin)ler savaşa girdiler de, Allah yolunda kendilerine isabet eden (güçlük ve mihnet)den dolayı ne gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler Allah, sabredenleri sever (Al-i İmran Suresi, 146)
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah’a tevekkül et Vekil olarak Allah yeter (Ahzab Suresi, 48)
Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: “Biz Allah’a ait (kullar)ız ve şüphesiz O’na dönücüleriz ” (Bakara Suresi, 156)
Andolsun, biz sizden mücahid olanlarla sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya çıkarıncaya) kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız (açıklayacağız) (Muhammed Suresi, 31)
Kendilerine yara isabet ettikten sonra, Allah ve elçisinin çağrısına icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır (Al-i İmran Suresi, 172)
Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam Sizin kiminiz kiminizdendir İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp-çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım (Bu,) Allah katından bir karşılık (sevap)tır (O) Allah, karşılığın (sevabın) en güzeli O’nun katındadır ” (Al-i İmran Suresi, 195)
Andolsun senden önce de elçiler yalanlandı; onlara, yardımımız gelinceye kadar yalanlandıkları ve eziyete uğratıldıkları şeye sabrettiler Allah’ın sözlerini (va’dlerini) değiştirebilecek yoktur Andolsun, gönderilenlerin haberlerinden bir bölümü sana da geldi (En’am Suresi, 34)
ÖLMEKTEN VEYA ÖLDÜRÜLMEKTEN KESİNLİKLE KORKMAZLAR
Hiç şüphesiz Allah, mü’minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da O’nun üzerine gerçek olan bir vaaddir Allah’tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk’ budur (Tevbe Suresi, 111)
Onlar, kendilerine insanlar: “Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun” dedikleri halde im`nları artanlar ve: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” diyenlerdir (Al-i İmran Suresi, 173)
(Firavun) Dedi ki: “Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım ” “Hiç zararı yok” dediler “Çünkü biz gerçekten Rabbimize dönücüleriz ” (Şuara Suresi, 49-50)
Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz (Nisa Suresi, 74)
Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, Allah’tan olan bir bağışlanma ve rahmet, onların bütün toplamakta olduklarından daha hayırlıdır Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de şüphesiz Allah’a (varıp) toplanacaksınız (Al-i İmran Suresi, 157-158)
Ey iman edenler, inkâr edenler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: “Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi” diyenler gibi olmayın Allah, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı Dirilten ve öldüren Allah’tır Allah, yaptıklarınızı görendir (Al-i İmran Suresi, 156)
Allah yolunda öldürülenleri sakın ‘ölüler’ saymayın Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar Allah’ın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi isterler ki onlara hiç bir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir (Al-i İmran Suresi, 169-170)
ZENGİNLİK VE MEVKİDEN ETKİLENMEZLER
Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, ma’rufu emrederler, münkerden sakındırırlar Bütün işlerin sonu Allah’a aittir (Hac Suresi, 41)
Böylelikle kendi ihtişamlı-süsü içinde kavminin karşısına çıktı Dünya hayatını istemekte olanlar: “Ah keşke, Karun’a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir” dediler Kendilerine ilim verilenler ise: “Yazıklar olsun size, Allah’ın sevabı, iman eden ve salih amellerde bulunan kimse için daha hayırlıdır; buna da sabredenlerden başkası kavuşturulmaz” dediler (Kasas Suresi, 79-80)
KADINLARI KORUYUP-GÖZETİRLER
Korunan (iffetli) kadınlara (zina suçu) atan, sonra dört şahid getirmeyenlere de seksen değnek vurun ve onların şahidliklerini ebedi olarak kabul etmeyin Onlar fasık olanlardır (Nur Suresi, 4)
Namus sahibi, bir şeyden habersiz, mü’min kadınlara (zina suçu) atanlar, dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir Ve onlar için büyük bir azab vardır (Nur Suresi, 23)
Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın Kim böyle yaparsa artık o, kendi nefsine zulmetmiş olur Allah’ın ayetlerini oyun (konusu) edinmeyin ve Allah’ın size verdiği nimeti ve size öğüt olarak indirdiği Kitab’ı ve hikmeti anın Allah’tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah her şeyi bilendir (Bakara Suresi, 231)
(Boşadığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin bir yanında oturtun, onlara ‘darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla’ zarar vermeyin Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin (Durum ve ilişkilerinizi) Kendi aranızda maruf (güzellikle ve İslam’a uygun bir tarz) üzere görüşüp-konuşun Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası emzirebilir (Talak Suresi, 6)
(Kocası tarafından) Boşanan (kadın)ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay)ları vardır Bu, sakınanlar üzerinde bir hak (borç) tır (Bakara Suresi, 241)
Boşanma iki defadır (Sonra) Ya iyilikle tutmak veya güzellikle bırakmak (gerekir) Onlara (kadınlara) verdiğiniz bir şeyi geri almanız size helal değildir; ancak ikisinin Allah’ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkmuş olmaları (durumu başka) Eğer ikisinin Allah’ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, bu durumda (kadının) fidye vermesinde ikisi için de günah yoktur İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin Kim Allah’ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir (Bakara Suresi, 229)
Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir Apaçık olan ‘çirkin bir hayasızlık’ yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir ) Onlarla güzellikle geçinin Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar (Nisa Suresi, 19)
TEMİZLİĞE BÜYÜK ÖNEM VERİRLER
Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır (Bakara Suresi, 168)
Elbiseni temizle Pislikten kaçınıp-uzaklaş (Müddessir Suresi, 4-5)
Hani Evi (Ka’be’yi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kılmıştık “İbrahim’in makamını namaz yeri edinin”, İbrahim ve İsmail’e de, “Evimi, tavaf edenler, itikafa çekilenler ve rüku ve secde edenler için temizleyin” diye ahid verdik (Bakara Suresi, 125)
MÜMİN OLDUKLARI YÜZLERİNDEN BELLİ OLUR
Muhammed, Allah’ın elçisidir Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah’tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir İşte onların Tevrat’taki vasıfları budur: İncil’deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu,) ekicilerin hoşuna gider (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va’detmiştir (Fetih Suresi, 29)
ALLAH’IN KORUMASI ALTINDADIRLAR
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiç bir şeyle kesin olarak zarar veremezler Aralarında hükmedersen adaletle hükmet Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever (Maide Suresi, 42)
Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz; maruf (iyi ve İslam’a uygun) olanı emreder, münker olandan sakındırır ve Allah’a iman edersiniz Kitap Ehli de inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu İçlerinden iman edenler vardır, fakat çoğunluğu fıska sapanlardır Onlar size ezadan başka kesinlikle bir zarar veremezler Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp kaçarlar Sonra kendilerine yardım da edilmez (Al-i İmran Suresi, 110-111)
Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez Tümünüzün dönüşü Allah’adır O, size yaptıklarınızı haber verecektir (Maide Suresi, 105)
Onlar sizi gözetleyip-duruyorlar Size Allah’tan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: “Sizinle birlikte değil miydik?” derler Ama kafirlere bir pay düşerse: “Size üstünlük sağlamadık mı, mü’minlerden size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi?” derler Allah, kıyamet günü aranızda hükmedecektir Allah, kafirlere mü’minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez (Nisa Suresi, 141)
SÖZÜN EN GÜZELİNİ SÖYLERLER
Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir? (Fussilet Suresi,33)
Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir (İbrahim Suresi, 24)
Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır-düşünürler (İbrahim Suresi, 25)
"Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın "
(Bakara Suresi, 32)
kaynak:IQRA İSLAM ANSIKLOPEDİSİ  
|