08-01-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Elinde Birikmiş Dua'n Varsa Eger,

Bir kutsal emanettir hayat dediğin
Seni beklemeden sonsuza akar Mühlet biter ve başlar yolculuk Dünya ki bir sihirli kuyu En kuytusunda bir damla olsan da bütün yollar ölüme akar Kaçmak mümkün değil, ertelemek imkansız Kader denen nazlı peri her an yanıbaşında hissettirmeden Sözün bittiği yerde başlayan bir iç çekiştir bu Duyguların kendinden geçtiği, gönül diyarının bitap düştüğü nokta  Ötelerin ötesi Göklerden gelen davet, gideceğin tek adrestir aslında Günler döner, mevsimler değişir Sen ise bir mevsimlik kuş misali uçarsın hicret zamanı geldiğinde 
Bir kutsal emanettir hayat dediğin
Elinde birikmiş duaların varsa eğer 
Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçersin
Bir kutsal emanettir hayat dediğin
Elinde birikmiş duaların varsa eğer 
Alnındaki secde çiçeklerini toplayıp öyle gidersin Sonra, göklere yolladığın duaların yağmur misali dökülür göklerden rahmet olup Tüm basamakları bir secde hızıyla geçip ulaşırsın en sevgiliye Bir vuslat sevinci sarar ruhunu Göklerin fevkindeki hislerin yağar üstüne Benliğinin esrarı çözülür ve ten kafesi göçer gider yurduna Tüm hüzzam ağıtlar seni söyler sonra Merhametin senden fazlaysa ve heybende sevgi doluysa
Elinde birikmiş duaların varsa, vicdanının ayak sesleri götürür seni 
Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçersin
Ve 
Mevsimlik bir kuş misali uçarsın hicret zamanı geldiğinde
Elinde birikmiş duaların varsa  
En derin uykular örtüsünü dünyanın üzerine yaydığı zaman, bir sükunet yayılır ruhuna  İşte tam zamanıdır artık gerçeğe uyanmanın Sıra dağlarla çevrili hayatta kendi dağını aşma gayretin şaha kalkar  Gayret atın tırıstadır
Bu devir başka bir devir Tefsiri mümkün olmayan hisler sarmış insanlığı İnsan insanın kurdu Değerlerin içi büyük bir çukur Düşmüşüz en derin hiçliğe En mutena duygular aleni, serkeş En kadim dostluklar kin kuşanıyor İnsanın bir yüzü gördüğümüz Birkaç yüzü var görmediğimiz En savunmasız olduğun anda, bir nisan akşamında meçhul iklimlere yol aldığımız, sırlı dikenli yollar karşılar seni  Yorulur tükenirsin Uzaktaki ölüm meleği yaklaşır, yakınlaşır Kendini bırakırsın sonsuzluğun kollarına
Elinde birikmiş duaların varsa  
Hicret zamanı geldiğinde 
Elinde birikmiş duaların varsa  
Alnındaki secde çiçeklerini topla ve dağıt vadisi çiçeksiz gönüllere Kışta kalmış yüreklere bahar ol Kar ol, karı erimiş dağlara
Yorgun bulutların yağamadığı yağmur ol, kurak gönüllere Billur ırmakların testisi ol suya hasret dudaklara Bir mevsimlik menekşe gibi düşme toprağın bağrına Sonsuzluğa ayarlanmış yüreğini bile Göklerin saramadığı, zirvelerin ulaşamadığı en ıssız gönüllerin Kehkeşanı ol Eyüpün sabrına eş olsun tahammülün Her durağın ötesinde başka durak ol yolcusunu bekleyen  Merhametin senden önce yürüsün yollarda
Elinde birikmiş duaların varsa eğer 
Bırak yüreğin bir secde hızıyla vuslata ersin
Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçsin
Elinde birikmiş duaların varsa eğer 
Vicdanının ayak seslerini hala duyuyorsan 
Güvercin gibi gelen baharların ardından, gelen bir acı tufan gibidir ölüm insan nefsine  Bir anda çıkıp gelir sonsuz yolculuk Söz bitmiş,vakit tamamdır Yüreğin karanlık bir geceyi ağırlasa da kanat çırptığında göklere, ışıkla dolacak odanın içi Heyben doluysa, elinde ve dudaklarında duaların izi kalmışsa, vicdanın uyanıksa, ve alnında secde çiçekleri açmışsa  Koşar adım gidersin
Bir kutsal emanettir hayat dediğin
Seni beklemeden sonsuza akar Ötelerin ötesi bekler seni Geldiğin noktaya varır yolun Gidersin kimselere sormadan, haber vermeden Ansızın durur hayat Biter fasl-ı bahar
Göklerden gelen bu davet, aklın hesaplarının bittiği, bir çağ yenilgisidir aslında 
Koşar adım gidersin
Elinde birikmiş duaların varsa
Ve  Merhametin senden fazlaysa  
alıntı
|
|
|
|