|
Prof. Dr. Sinsi
|
Allah İle Dostluk
Meleklerle Nasıl Konuşacağız?
Sağ ve solumuzdaki meleklere bazı şekiller vereceğiz
Sağ ve solumuzdaki meleklerimize bazı ayetler, hadisler ve veciz sözler yükleyeceğiz   
Sağımızdaki melek yer yer Allah sevgisi ve cennet nimetlerinden bahsedecek  
Solumuzdaki meleğimiz de biraz agresif olacak  Haliyle bizleri Allah dostluğundan uzaklaşmanın götürüleri ve cehennemi anlatacak  Hem de her ortamda  
Şöyle bir canlandırma yapalım;
Tek başına şehirlerarası otobüsle yolculuk yaptığınızı düşünün Yanınızda kitap ve dergi yok ve yanındakinizi de tanımıyorsunuz diyelim Ne yaparsınız?
En kötü ihtimal uyursunuz  Hadi diyelim yanındakine nasihat ettiniz  Ya sonra?
İşte şimdi meleklerle yapılması gereken diyaloğun salih amellerin işlenmesine yapacağı katkıyı görelim;
Sağınızdaki Melek: ‘Her ne kadar tek kişilik bilet aldınsa da, biz üç kişiyiz  Sen, ben ve solundaki melek  
Siz: Ne yapmamı istersiniz?
S Melek: Varlığımızı hissetmeni  
Siz: Varlığınızı hissetmemin bana ne faydası olacak?
S Melek: Şu an ne yapıyorsun?
Siz : Oturuyorum  
S Melek: Oturan her müslümana Ali İmran: 3/191’in nazil olduğunu biliyor musun?
Siz:?
S Melek: Dinle ve üzerinde düşün;
‘Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzere yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın Seni tesbih ederiz Bizi cehennem azabından koru!’
– “Gördüğün gibi oturan herkese bu ayet nazil olur Yerinde olsam Allah’ı zikrederim  Sen Allah’ı zikret, ben yazayım  Sen tefekkür et, ben yazayım  Ben yazdıkça cennetteki derecen artsın  ”
İnanın ki diyeceğimiz bir Allah-u Ekber, onların kalemini harekete geçirir  
Aynı mantıktan yola çıkarak, günah işleme potasına girerken de soldaki meleği konuşturacağız;
Soldaki Melek: ‘Sakın yaklaşayım deme! (İşlenecek herhangi bir günahın sınırlarına yaklaşınca)
Ben mürekkebimi Cehennemden çektim  Yazarsam, yanarsın! 
Böyle bir diyaloğun yaşandığı bir ortamda şeytan aç kalır!
19 İşlenecek Muhtemel Bir Günah Öncesi Adımız Zikredilerek; Allah Tarafından ‘Ne Yaptığının Farkında mısın?’ diye bir Sesin İşitilmesi
Allah’ın dostları günah işlemez demiyorum  İşlenecek günahları minimum düzeye indirebilir düşüncsindeyim Bir daha Peygamber gelmeyeceğine göre şu an dünyadaki tüm insanlar günah işlerler  (Çocuk ve deliler hariç)
Unutmamamız lazım ki günahların asgariye çekilmesiyle de dostluğunuz güçlenir  Allah ile dostluğumuzun güçlenmesi için her türlü yola başvurmalı  Çünkü, bir daha hayat hakkı verilmiyor  
18 başlığımızdaki, sağ ve soldaki meleklerle konuştuktan sonra, motivenin maksimuma çıkması için dost olmaya çalıştığımızla da diyaloğa girmemiz lazım  İşlenmesi muhtemel bir günah öncesi, ya da işlenmesi olası bir sevap öncesi olabilir  
Diyelim ki günah işleme potasına girildi  Ne sağdaki meleğin nasihatleri, ne de soldaki meleğin cehennem tehdidi kâr etti  Ne yapacağız?
Sizce şöyle bir sesin işitilmesi fayda vermez mi?
‘Ne yapıyorsun Feyzullah? Senden hiç beklemezdim!’
20 Allah Dostlarının Yapmış Oldukları Salih Amelleri Örnek Alarak
Yapılacak her hangi bir salih amelin, başkaları tarafından önceden yapılmış olması ya da çevremizde o ameli yapanları görmemiz bizleri rahatlatır  Ve daha kolay bir şekilde pratize etmemizi sağlar
Herhangi bir kurum, ya da şahsa yapılması gereken bir yardım talebinde kimsenin eli cebine gitmiyorsa bu demektir ki bizim de elimiz cebimize gitmez  
Benzer örnekleri tramvaylarda ve gemilerde görebiliyoruz
Yaklaşık 2-3 dakika elindeki ürünü tanıtır sonra da yolcuların gözlerinin içine bakarak satmaya çalışır  İki kişi almaya görsün; Onlardan cesaretle en az on kişinin aldığı görülür
Bizler de bu misalden hareketle nefse ağır gelen, ya da yapılması imkansızmış gibi görünen salih amellerin sahabeler ve onlardan sonraki nesiller tarafından nasıl işlendiğini görelim Görelim ki onlardan alacağımız derslerle cesaretlenelim
Sabretmeleri:
İbn Abbas (r a ) anlatıyor:
“Peygamberimiz Mekke’de iken, yanına bir kadın gelerek:
–-‘Ya Rasulallah, şu pis hastalık bana musallat olmuş bir türlü bundan kurtulamıyorum ’ dedi Rasulullah (s a v ) ona:
– ‘Eğer şu durumuna sabredersen kıyamet günü tamamen günahsız olacaksın ve hesaba çekilmeyeceksin; dedi Kadın:
– ‘Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki Allah canımı alıncaya kadar sabredeceğim Fakat bu pis hastalığın bir gün beni çırıl çıplak halkın huzuruna salacağından korkuyorum,’ dedi
Bunun üzerine Rasulullah (s a v ) ona dua etti Bundan sonra kadın sara nöbetleri geldiği zaman gidip Kabe’nin perdelerine tutunuyor ve ‘defol’ diyordu Nöbette onu terkediyordu
Ebu Zerr El-Gıfari’ye:
– ‘Çocukların erken yaşta ölüyor; dediklerinde;
– ‘Onları geçici olan evde benden alıp ve sürekli olan evde benim için saklayan Allah’a hamd olsun ’ dedi
Allah’a Olan Tevekkülleri:
Ebu Zabye anlatıyor:
“Abdullah b Mesud, vefatına sebep olan hastalığa yakalandığında Hz Osman kendisini ziyaret ederek:
‘Şikayetin nereden?’ diye sordu Abdullah b Mesud:
– ‘Günahlarımdan,’ dedi ‘Ne arzu ediyorsun?’ diye sorduğunda:
– ‘Rabbimin rahmetini,’ dedi Hz Osman, ‘sana bir doktor çağıralım mı?’ diye sorduğunda Abdullah b Mesud:
– ‘Beni hasta eden zaten doktordur ’ dedi Hz Osman, sana bir miktar maaş bağlanmasına izin verir misin?’ diye sorduğunda
– ‘Maaşa ihtiyacım yoktur’ dedi Hz Osman, ‘senden sonra çocuklarına verilir’ dediğinde, Abdullah b Mesud:
– ‘Sen çocuklarımın fakir olacaklarından mı korkuyorsun? Ben onlara her gün Vakıa suresini okumalarını emrettim Çünkü Rasulullah (s a v )’in:
– ‘Her akşam Vakıa suresini okuyan kimse, asla geçim sıkıntısı görmez ’ buyurduğunu işittim ’ dedi
İnfak Anlayışları:
Abdullah b Mesud anlatıyor:
“Kim Allah’a güzel bir ödünç takdim ederse Allah’da ona kat kat karşılık verir ” ayeti nazil olunca Ebu Dehdah, Rasulullah’a:
‘Ya Rasulallah, Allah bizden ödünç mü istiyor?’ dedi
Rasulullah (s a v ):
– ‘Evet, Ya Ebu Dehdah’ dedi Ebu Dehdah (r a ):
‘Öyleyse elini uzat,’ dedi ve Rasulullah elini uzatınca:
– ‘Ben Rabbime bahçemi (600 hurma ağacı vardı) ödünç verdim,’ dedi Sonra bahçeye gitti, karısı ve çocukları oradaydılar, hanımına:
– ‘Çocularını al bahçeden çık Ben bahçeyi Allah’a ödünç verdim, dedi ’
Şehadet Arzuları:
Sa’d b Ebi Vakkas anlatıyor:
“Uhud savaşında Abdullah b Cahş (r a ) bana:
– ‘Gel Allah’a dua edelim,’ dedi Bunun üzerine beraberce bir kenara çekilip:
– ‘Allah’ım! Düşmanla karşılaştığımızda beni öyle bir adamla karşılaştır ki, çok kuvvetli bir savaşçı olsun Onunla şiddetli vuruşayım Nihayet ona üstün gelmeyi nasip eyle de onu öldüreyim ve üzerindeki eşyayı ganimet olarak alayım,’ diye dua ettim
Abdullah da “amin” dedi Ondan sonra o da duaya başlayarak:
– “Allah’ım beni öyle bir adamla karşılaştır ki, çok kuvvetli bir savaşçı olsun Onunla vuruşalım Sonunda benim burun ve kulaklarımı kessin Yarın senin huzuruna çıktığımda bana:
– ‘Kulakların ve burnun niçin kesilmiştir?’ diye sorasın da:
– ‘Senin ve Rasulünün yolunda kesildi,’ diye cevap vereyim Sen de:
‘Doğru söylüyorsun’ diyesin
Sa’d b Ebi Vakkas (r a ), kendisinden bunu nakleden adama:
– ‘Oğlum, Abdullah’ın duası benimkinden hayırlıydı Allah’a yemin ederim ki, o gün akşam üzeri, ben onun burun ve kulaklarını kesilmiş ve bir ipe dizilmiş olarak gördüm’ demiştir
|