|
Prof. Dr. Sinsi
|
Allah İle Dostluk
15 Secde Anında Diyaloğa Geçerek
Secde;
Namaz esnasında üç defa ‘subhane rabbiyel ala’nın denildiği bir pozisyon değildir  
Secde;
Sadece namazlara mahsus bir eylem hiç değildir  
Peki nedir secde?
Secde;
– ‘Kulun Allah’a en yakın olduğu bir an  ’dır
Secde;
– ‘İnsanın acizliği ve Allah’ın yüceliğinin ispat edildiği bir an  ’dır
Secde;
– ‘Gururun ve kibrin ayaklar altında ezildiği bir an  ’dır
Secde;
– ‘Mutluluğun, huzurun, sevinç ve kederlerin Allah ile paylaşıldığı bir an’  dır
Secde;
– ‘Sadece namazlarda olanı saysak, günde en az seksen kere Rabbimizle diyalog ortamının sağlandığı bir an  ’dır
Allah’a dost olmaya çalışanlar, Allah’ın en çok sevdiği amelleri işlemek isterler Çok övülen ‘secde’ de bunlardan biridir
Günün herhangi bir saatinde; dağda, bayırda, şehirde, evde kısaca her yerde Allah ile sıcak bir diyaloğa geçmek için güzel bir eylem  
Secdeden en çok huşu duyan büyük önder şöyle buyuruyor;
‘Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde anıdır’
Madem Ona çok yakın olunuyor, o zaman bu anın çok iyi değerlendirilmesi lazım
İnsanın grurunu ve kibrini iki büklüm yapan secdede bolca dua, bağışlanma ve bazı şeyler talep edilebilir Derslerinde başarılı olmak isteyen bir öğrenci, iş arayan bir işsiz, evlat isteyen bir anne-baba, düşmanına galip gelmek isteyen bir asker, insanların hidayetine vesile olup o ecre talip olmak isteyen bir davetçi, akrabalık ilişkilerinin düzelmesini isteyen bir aile, evlatlarının müslümanca yetişmesini isteyen bir anne-baba, derdine şifa arayan bir hasta vs secde anında duygu, düşünce ve taleplerini Allah’a beyan edebilirler Böylelikle hem günde bilmem kaç kere okudukları;
‘İyyake na’budu ve iyyake nesta’in’ ayetini yaşamış olurlar  Hem de insanların dua ve isteklerini dinleyip cevap veren tek mercinin Allah olduğunu ispat etmiş olurlar
Allah dostlarının, secde anında Allah ile olan muhabbeti kısa sürmez   Uzattıkça uzatırlar
Bu satırları yazarken inanıyorum ki benim gibi sizler de bu Allah dostlarını gıpta ediyorsunuz Kendi secdelerimizde kıyas yaptığımızda Allah ile dostluğumuzun hiçte içaçıcı olmadığını görürüz
Neden Secdelerimiz Kısa Sürüyor? Ya da Gereken Lezzeti Neden Alamıyoruz?
Kanaatimce, secdelerimizin kısa sürmesindeki en büyük etken; Secdeyi, namazda üç defa ‘subhane rabbiyel ala’ denilen bir eğilme hareketi olarak göstermeleri  Yani anlam daraltmaları  Üç defa ‘subhane rabbiyel ala’ demek en fazla 5-6 sn sürüyor Peki ya sonra?
İşte sonrası anlatılmadığı için o lezzetten mahrum kaldık
Maddeler halinde şöyle sıralayalım
a Secdenin öneminin bilinememesi
b Secdede duaların sadece arapça telaffuz edileceğinin zannedilmesi (İsteyen istediği dil ile dua edebilirler Çünkü Allah, her dilden anlar Sadece Secdede  Secde dışındakilerin tamamı arapça)
c Namazlarımızda huşunun duyulmaması
d Secde anında akla dünyevi meşgalelerin gelmesi ve konsantre olamama  gibi
Secdeyi Uzatmaya Götüren Etkenler
Bu başlığımızı, secdeden lezzet alanlar daha iyi aydınlatır diye düşünüyorum Nefis teskiyesi kitaplarından edindiğim bilgileri maddeler halinde sunayım
Secdeden Nasıl Lezzet Alınır?
a Secde anında, eski günahları hatırlayıp özür dilediğinde kabul edileceğine inanmak
b Secde anında 1400 küsür öncesine giderek Peygamberin arkasında namaz kılıyormuş gibi hissederek
c Secde anında, Allah’tan şöyle bir ses işiterek;
‘Nasıl namaz kıldığına bakıyorum!’
d Secde eylemini namaz dışında da yaparak Şükür secdesi gibi
e Özellikle de gece kalkarak
f Sahabelerin ve bir, iki nesil sonrakilerin secde anlayışlarını dikkate alarak
g Secde anında ağlamaya çalışarak
h Secde anında ölümü düşünmeye çalışarak
ı Kafamızı kaldırdığımızda ölüm meleğiyle karşılaşacağımızı hissederek
i Yapılacak dua, bağışlanma ve isteklerin kabul edileceği tek şartın secde olduğuna şartlanarak
j Secdeyi uzattığımız oranda Allah’a yaklaştığımızı hissederek
k Secdeyi en iyi şekilde değerlendirenin cennetteki en güzel köşke oturacağını hissederek
Secdenin iyi değerlendirilmesinin kurulacak dostluğa etkisi anlaşılmışsa başka bir başlığa geçebiliriz [
16 Salih Amellerimizi Gizleyip Allah ile Paylaşarak
Salih amellerle imanın arttığını, işlenen günahlarla da imanın zayıfladığını ilk sayfalarda söylemiştik
Allah’a asi olan şeytan insanların etrafında dolaşarak salih ameller işlemesine engel olmaya çalışır Her zaman başarılı olmayabilir  Bazen iyi bir amelin işlenmesine yardımcı olabilir  Asıl saldırıyı işlenen amelin reklamınıda gerçekleştirir
İyi bir niyetle (Allah’ın sevgisine muhatap olmak) başlanan amel, iyi bir niyetle de sonuçlanabilir  Bu gayet normaldir  Ama önemli olan yapılan amelin sevincini Allah ile paylaşmak  
Bu satırları yazarken aklıma mağaradaki gençlerin, yapmış oldukları salih amelleri Allah ile paylaştıkları geldi  Olay kaynak kitaplarımıza şöyle kaydolmuş;
Resulullah (s a v ) şöyle buyurdu:
– ‘Sizden evvelki gelip geçen ümmetlerden üç kişilik bir topluluk yürüyüp giderlerken birden kendilerini bir yağmur yakaladı Hemen bir mağaraya sığındılar Akabinde mağaranın kapısı bunların üzerine kapandı Bunlar birbirlerine:
– ‘Şu muhakkak: Vallahi ey şu mağara içinde bulunanlar! sizi buradan doğruluktan başka birşey kurtarmaz Onun için sizden her bir kişi doğru söylediğini bilmekte olduğu birşeyle Allah’a dua etsin, dediler
Bunlardan birisi:
– Ya Allah! Kati olarak bilmektesin ki, benim ücretli bir işçim vardı O bana üç sa ölçeği pirince karşılık çalışıyordu Bu işçi o ücreti bırakıp gitti Ben bu ücret pirincine yöneldim de onu ektim O ekim işinden iyi mahsul oldu Ben ondan bir sığır satın aldım Bir müddet sonra o işçi bana gelip ücretini istiyordu Ben de ona: Şu sığırlara git ve onları önüne kat da sür git dedim O:
– ‘Benim, senin yanında ancak üç sa’ ölçeği pirinç darısı hakkım vardır,’ dedi Ben yine ona:
– ‘Şu sığırlara git, onlar senin o üç sa’ ölçeği ücretinden çoğaldılar,’ dedim İşçi onları sürüp gitti
Ey Allah’ım! Sen bilmektesin ki, ben buna senin haşyetinden ötürü böyle yaptım Onun hatırına bizden şu kayayı aç!’ diye dua etti
Kaya onlardan biraz açıldı
Diğeri de:
– ‘Ya Allah! şüphesiz sen bilmektesin ki, benim ihtiyar anamla babam vardı Ben her gece bunlara koyunlarımın sütünü getirip içirirdim Bir gece bir engel sebebiyle bunlara süt getirmede geciktim Geldiğimde bunlar uyumuşlardı Ehlim ve çocuklarım açlıktan feryad ediyorlardı Fakat ben anam babam içmeden çocuklarıma süt içiremzdim Bu durumda ben onları uyandırmayı istemedim Onları terkedip de yataklarında içmelerini bekleyiciler olarak kalmalarını da istemedim Süt tası elimde ta fecr doğuncaya kadar bekledim
Allah’ım! Sen pek iyi bilmektesin ki, ben bunu senin haşyetinden dolayı yaptım Bizden bu sıkıntıyı gider!’ dedi
Akabinde kaya onlardan biraz açıldı, hatta gökyüzünü gördüler
Diğeri de:
– Ya Allah! Sen kat’i bilmektsin ki, benim bir amca kızı vardı O bana insanların en sevgilisi idi Ben ondan emelime nail olmak istedim Fakat o benden çekindi Ancak kendisine yüz dinar getirmemi söyledi Ben bulup getirdim ve ona teslim ettim Ben onun iki bacağı arasına oturunca kız:
– ‘Allah’tan kork! Yaratıcı kudretin bekaret mührünü bozma, O mühür ancak bir hakla, nikah hakkıyla açılır, dedi Bu sözü üzerine ben üstünden kalktım, yüz dinarı ona bıraktım Şüphesiz sen bilmektesin ki, ben bunu ancak senden korktuğum için böyle yaptım Bizden bu mağarayı aç!’ dedi
Bu dua akabinde Allah onlardan mağarayı tamamen açtı, onlarda çıkıp gittiler
Düşünüyorum da, O mağarada ben olsaydım acaba hangi amelimi sunardım  Zannedersem oracaktı çürürdüm
Her hangi bir salih ameli işlemek nasıl meziyetse, işlenen ameli gizlemek te aynı derecede meziyettir
İşlenen bir ameli gizleyip Allah ile paylaşmak demek; riyadan uzaklaşmak demektir Yani Allah’ın sevmediği bir amelden uzaklaşmak demektir  
Allah’ın sevmediği bir ameli yapmamak Allah’ın sevgisini birebir kazandırır
Yapılması zor gibi gözüken salih bir amel işlediğimizde, secde anında, ya da Allah’tan her hangi bir şeyi talep ettiğimizde mağaradakiler gibi işlediğimiz o ameli kullanabiliriz
Nefse ağır gelen salih bir ameli insanlarla paylaşmak (işlenen amelden bahsetmek) insanların beğenisini kazandırabilir  Hatta daha da ileri giderek mevki-makam kazandırabilir  
İşte Allah dostları bu noktada o kadar hassastırlar ki, sağ elin verdiğinden sol elin haberi olmaz 
17 Allah’a Yakın Gördüğümüz Kişilerle Oturup Kalkarak
Peygamberi örnek almak isteyen bir insan çevresindekilere bazı çağrışımlar yapar  Bu, elinde değildir Tıpkı soba gibi  Soba, önce kendisini ısıtır  Daha sonra da elinde olmayarak üşüyenlere bazı mesajlar gönderir  
Sobaya herkes, ihtiyacı kadar yaklaşır  
Ama ısısından, ama isinden, ama kokusundan az da olsa nasiplenirler  
Allah’a yakınlaşmaya çalışanlar insanlardan dünyevi hiçbir menfaat beklemedikleri için insanların tamamen iyiliğini düşünürler  Onlardan hiçbir zarar gelmez  
Onlar, insanların ahiretini düşündükleri için Allah’ı sevdirmeye çalışırlar  Allah’ın rızasını kazandıracak salih amelleri anlatırlar  Adeta yürüyen Kur’an’dırlar  
İnanıyorum ki bir çoğumuzun çevresinde bu tür insanlar var ve onlarla beraber olunduğunda imanın arttığına çoğumuz şahid olmuşdur
İşte bu yüzden Allah-u Teala müslümanların kaynaşmasını istemiştir  Gerek cemaatle namazda, gerek bayramlarda, gerek ziyaretlerde, gerekse saf tutup düşmanla çarpışmalarda  
Allah’ın sevdiği kişilere baktığımızda bile çıkarılacak bir ders mutlaka vardır 
18 Sağ ve Soldaki Meleklerimizle Konuşarak
Varlıklarını sağ ve solumuzda göremesek de, hayat kitabımızın, daha doğrusu dostluk rehberimizin 518 sahifesinde görebiliriz;
‘iki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar ’ (Kaf: 50/17)
Nereye gitsek bizimledirler  Beraber oturur, beraber yürür, beraber seyahat eder ve beraber piknik yaparız  Biz yeriz, onlar bakar ve yazarlar  
Meleklerin varlığını hissetmek nefsimizin dizginlerini daha da sıkı tutmamızı sağlayacağından Kaf: 50/17’yi unutmamak gerek  
Madem sürekli bizimleler, o zaman onlarla en kısa zamanda hatta şimdi diyaloğa geçip varlığını yakini hissetmek lazım
|