|
Prof. Dr. Sinsi
|
Allah İle Dostluk
17 Günahların Küçümsenmesi
Fıtraten zayıf yaratılan insan küçük büyük ayırt etmeksizin günah işler  Pişmanlık duyulmayan, ya da tevbe edilmeyen her günah, gün gelir sıradanlaşarak adı günah olmaktan çıkar  
Sevimli gelen ve muhatabını vicdanen rahatsız etmeyen her küçük bir günah, büyük günahlara davetiye çıkarır  Ve gün gelir şu ayetin muhatabı olunur;
‘De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı açmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır ’ (Araf: 7/33)
Küçük günahları önemsememek tövbe kapısını kapatacağı için dostluk büyük zarar görür Oysa ki
Allah’a dost olmaya çalışanlar Allah’ın sevmediği bir amelin küçük ya da büyüklüğüne bakmazlar  Tüm günahları Uhud dağı kadar gördükleri için hayatlarının her karesinde takvaya rastlanır
Bir günahın küçümsenmesi Allah’a karşı yapılan bir saygısızlık olarak da algılanabileceğinden dostluk büyük yaralar alır  
Bu hastalığı büyük önder şöyle dile getiriyor:
Resulullah (s a v );
‘Küçük görülen günahlardan sakının Çünkü küçük görülen günahların örneği bir vadinin ortasına konan bir topluluk gibidirler Her biri bir odun getirdi, taki ekmeklerini pişirdiler Muhakkak ki küçük görülen günahlar da çoğalırsa sahibini helaka götürür ’
‘Hani, sevgi ispat ister’di
Allah Dışındakilerini Sevmede Aşırılık
Allah-u Teala yarattığı her insanın fıtratına ‘sevgi melekesini de programlamıştır Ve bu meleke sayesinde insanlar, hem Allah’a karşı hem de çevresindeki insanlara karşı teşekkürlerini, beğenilerini ve hoşnutluklarını ifade edebilme olanağına kavuşurlar
Ölçülü kullanıldığında kişiye rahmet olan bu sevgi melekesi, aşırıya kaçırıldığında azaba dönüşebiliyor Allah ile dostluğunu kuramayan insanlar her konuda olduğu gibi sevgi noktasında da aşırıya giderek kişiye ya da bir eşyaya hak ettikleri değerden fazla değer vererek Allah’ın şu uyarısına muhatab olurlar;
‘İnsanlardan bazıları Allah’tan başkasını Allah’a denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi ’ (Bakara: 2/165)
İnsanın Fıtratına Programlanan Sevgiler:
1) Allah sevgisi
2) Eş, çocuk, akraba sevgisi
3) Hidayetine vesile olanların sevgisi
(Peygamber ya da bir davetçi)
4) İhtiyaçlarını karşılayanlara olan sevgi
5) Dünya, mevki, makam sevgisi
Tüm sevgilerin barındığı kalptekilerden hangisine vakit ayrıldığında, ister istemez bir sevgi oluşacaktır Gün gelir her hangi bir varlığa beslenen sevgi dizginlenemez ve kalpte geniş bir yer işgal ederek diğer varlıklara karşı sevgide gözle görülür bir azalma olur;
Allah eş,cocuk Dünya
eş, çocuk, Allah eş, çocuk,
akraba akraba akraba
Dünya Dünya Allah
(mevki, (mevki, (mevki,
makam) makam) makam)
Hangisini çok seversen diğerlerinde azalmalar olur
İnsanları hastalık, bela, musibet, fakirlik gibi sorularla sınayan Allah-u Teala, işte tam bu sırada ‘sevgi’ sorusunu devreye koyarak;
‘Hangimizi daha çok seviyorsun?’ sorusu ile insanları imtihan eder
Kalbindeki dünya sevgisini yaşayan bir insan zekat, infak ve malla cihad soruları karşısında zor duruma düşer  Ve bu soruları çözme süresi Allah sevgisiyle doğru orantılı olduğu için Allah’ı sevdiği ölçüde malından infak eder  Genelde yeşertilen bir sevginin sözü ağır basacağından bu soru pek de çözülemez! 
Yine, kalbine eş, evlat ve yakın akraba sevgisini ekipte sevgide aşırıya giden insanlar;
‘Allah’ı mı çok seviyorsun yoksa kendi nefsin ve aileni mi?’ sorusu karşısında dil ile Allah’ı derler  
‘Madem öyle, yeri geldiğinde, Allah için ailenden uzaklaşıp canını verebilir misin?’ sorusu karşısında ciddi bir tereddüt geçirirler  Çözemezler bu soruyu  Aşırı olan her sevgi, ayağa bağlanan bir düğümdür 
Eş, çocuk, dünya ve kendi nefsinin sevgisinin bağlandığı ayak hareket edemez ve şu ayetin muhatabı olurlar;
‘De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Rasulunden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez ’ (Tevbe: 9/24)
Allah ile dostluğunu kuvvetlendirmek isteyenler kendi canları da dahil olmak şartıyla hiçbir varlığın sevgisini Allah sevgisine eş tutmazlar  
Onlar tetikdedirler  Allah dışındaki hiçbir canlı ya da cansızlara olan sevgisi ayak bağı olamazlar  Yeri geldiğinde dünya ve içindekilerini ellerinin tersiyle şöyle bir iterler  
‘Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavmin babaları, oğulları, kardeşler veya akrabaları da olsa, Allah’a ve Peygamberlerine düşman olanlara sevgi beslediğini göremezsin İşte Allah bunların kalplerine imanı yerleştirmiş ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir  ’ (Mücadele: 58/22)
Sevgide aşırıya giden insanlar, maalesef Allah ile dostluğunu kuramazlar  Oysa bir bilselerki kazandığı mallar, eşler ve çocuklar ne de dünyadaki dostları ahirette pek de fayda veremeyeceklerdir kendilerine;
‘Birbirlerine gösterirler (fakat herkes kendi derdindedir) Günahkar kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye alarak versin de, tek kendini kurtarsın ’ (Mearic: 70/11-14)
Şöyle bir soru akla gelebilir;
‘Allah’ın bunca ikramlarına karşılık nasıl olur da insanlar diğer varlıkları Allah’tan çok severler?’
Bu sorunun cevabını şöyle sıralayabiliriz:
1 Allah’ı gereği gibi tanımadıkları için
2 İnsanların maddi ve manevi özelliklerini bilmedikleri için
3 Dünya ve içindekilere bakış açısının ne olması gerektiğini bilmedikleri için
4 Allah sevgisine giden yolları araştırmadıkları için
5 Dünya ve Cennet nimetlerinin kıyasını yapmadıkları için v s
Akla şöyle de bir soru gelebilir;
‘Allah’ı daha çok sevdiğimizi ispat etmek için, ille de canımızı mı vermek gerekiyor?’
Derim ki;
‘Yeri gelince: Evet!’
Unutmamalıdır ki eş, evlat, iş, dünya ve içindekileri ne zaman ki Allah yolunda işlenecek herhangi bir amelin işlenmesine problem teşkil ettiler; işte o zaman engel olan şey Allah sevgisinin önüne geçmiş demektir
18 Bazı Amellerin Ertelenmesi
Aceleci ve sabırsız yaratılan insanoğlu bu iki vasfını maalesef Allah’a yaklaştırcak salih amellerin işlenmesinde kullanmaz  ve hep ertelerler  
Olmazsa olmaz amellerden namaz için;
– İlerde inşaallah!
– Emekli olduktan sonra!
– Evlenince inşaallah!
– Zaman bulabilirsem!
– Çevremi değiştirirsem, söz!
Müslüman bir bacının kimliği olan başörtüsü için;
– Evlenince,
– Emekli olunca,
– Okul bitince  
İnfak ayetlerine mahatap olunca;
– Hele bir zengin olalım!
– Geleceğimi garanti altına aldıktan sonra!
– Allah versin!
Allah’a en sevimli gelen cihad soruları gelince;
– İmanımız artınca!
– Şu an zamanı değil!
– Onun için çocuklarımızı yetiştiriyoruz!
– Bekar olsaydım!
Farz dışındaki ameller için;
– Allah bize sadece farz amelleri sormayacak mı?
– Farzları tam yapamıyoruz?!
– Gündüzün yoğun çalışınca! Mecburen geceyi dinlenerek geçirmek zorundayız! (Oysaki gece vakti Allah’a olan aşkı ispat saatleridir)
Allah ile dost olma ihtiyacı hissetmeyenlerin amellerinde ‘sünnet’e pek rastlanmaz  Kuru bir iman dışındaki tüm ibadetleri ertelemişlerdir  Hem de her an ölebileceklerini unuturcasına!
Erteleme hastalığının ne denli zararlı olduğunu bazı alimlerimiz şöyle anlatır:
‘Sizi ‘Savfe’ (yani; daha sonra)’dan ikaz ederiz Çünkü O, şeytanın en büyük aletlerindendir
Kızılderili atasözüyle bu başlığımıza son verelim;
‘bir defa al şunu’ demek,
‘İki defa ben vereceğim’ demekten daha iyidir  ‘Şimdi’nin gücü anlaşıldıysa Allah ile kurulabilecek dostluğun önündeki bir başka engelin ne olduğuna bir göz atalım:
19 Bazı Kavramların Yanlış Anlaşılması
Bir kavramın yanlış anlaşılması ya da içinin boşaltılıp başka manalarla doldurulması o kavramın mesajının alınmamasına yol açar
Bazı kavramlar vardır yanlış anlaşılmaya pek gelmez  Hayati önem taşırlar  doğru anlaşıldığında mutlu sona ulaşılmasına vesile olan bir kavram, aksi bir durumda kişinin geleceğini karartır 
Farklı anlamlar yüklendirilmiş birçok kavramlar arasından sadece konumuzla alakalı birkaç kavram üzerinde duracağız
ALLAH DOSTU
Doğru Yanlış
a) Dünyadan el etek çekmeyip a) Dünyadan el etek çeken
gereken değeri veren gece gündüz Allah’ı zikreden
b) Allah’ı seven ve Onun için nefsi b) Bazı kerametlere şahid
dahil sahip olduğu her şeyi gözünü olunan
kırpmadan feda edebilen
c) Peygamberini adım adım izleyen c) Sıfıra yakın hata yapan  
d) Allah’ın sevdiklerini seven d) İlle de tarikat lideri  
sevmediklerini sevmeyen
e) Sürekli Allah’ın kontrolünde e) Herkes Allah dostu olamaz  
olduğunu hissetmeye çalışan
f) Olaylara ilahi açıdan bakmaya f) Allah’tan vahiy alır gibi ilham
çalışan alır
g) Görüldüğü gibi Allah’a dost
olmak için özel bir torpil gerekmiyor  
|