Yalnız Mesajı Göster

Allah İle Dostluk

Eski 08-01-2012   #10
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Allah İle Dostluk




11 Cennet ve Cehennemi Gereği Gibi Tanıyamama

‘Eni yerle gök kadar geniş olan Cennet için birbirinizle yarışın’ (Hadid: 57/21)
diyen Allah-u Teala, kullarının salih amel işlemeleri için teşvik pirimi olarak ‘Cennet’i vermeyi uygun görmüş
Yapılacak her salih amelle hem Allah’ın sevgisine (haliyle dostluğuna) nail olunmuş olacak hem de yaşamın ve eğlencenin sınırsız olduğu cennete kavuşulmuş olacak
Bela ve musibetle imtihan soruları geldiğinde sabır ve her halukârda şükür seçeneğini işaretlemek Cennet ve Cehennem’i doğru okumakla orantılıdır
Vaad olunan Cennete kavuşmak isteyen bir insan, dostluğa zarar verebilme olasılığı yüksek olan musibet imtihanlarına sabırla dişini sıkabilir Çünkü bilir ki pirim çok büyük
O pirime kavuşmak, haliyle de geleceğini garantiye almak Allah’ın rızasını kazanmaktan geçer Allah’ın rızasını kazanmak da emir, yasak ve tavsiyelerine kulak vermekle mümkün olur
Haliyle de Cenneti iyi okuyanlar Allah’ın dostluğuna nail olabilmek için küçük-müçük dinlemeksizin (+) puan getiren tüm amelleri işleme gayretine girerler
Cenneti iyi okuyamamak dünya malının sevilmesine ve yapılan ibadetlerde huşunun izine rastlanılmamasına yol açar Çünkü karşılıksız bir amelde iştiyak beklenilemez
Ağlayan bir çocuğun hıçkırıklarını ‘çikolata’ sözünün kesmesindeki sır ne acaba?


***



Bu işin bir de Cehennem boyutu vardır Yani dostluğu güçlendiren ve dostluk yolunda en ufak bir sapmanın çok şeylere mal olacağını bildiren dost bir uyarı;
‘Cehennem’
Cehennemin gereği gibi tanınmaması suç işleme oranına katkıda bulunacağından Allah ile kurulacak dostluğa zarar verir
Allah ile dostluğunu kuranlar iki farklı kanaldan (Cennete girmek, Cehenneme girmemek) dopinklenirler Biri teşvik olurken diğeri de kamçı görevini üstlenir Cehennemi iyi okuyanlar;
Dostluğun zarar görmesi çok şeyi kaybettireceğini bilirler;
‘Ölüm sonrası sınırsız bir hayatın tehlikeye düşmesi
Dostluğuna aday olmaya çalıştığımız büyük yaratıcı Cehennemi şöyle tasvir ediyor;
‘Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız; Onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar!Allah daima üstün ve hakimdir (Nisa: 4/56)
Biz zalimlere öyle bir cehennem hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır (susuzluktan) İmdat dileyecek olsalar imdatlarına, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir Ne fena bir içecek ve ne kötü bir kalma yeri!’ (Kehf: 18/29)
‘Eğer yerde ne varsa hepsi ve onunla birlikte bir misli daha o zulmedenlerin olsaydı kıyamet gününde azabın fenalığından (kurtulmak için) elbette bunları feda ederlerdi Halbuki (o gün) onlar için, Allah tarafından, hiç hesaba katmadıkları şeyler ortaya çıkmıştır (Zümer/47)
Aman Allah’ım! ne korkunç
Cennet (sınırsız bir hayat)
Cehennem (sınırsız bir çile)


12 Allah’ın; Sevdiği ve Sevmediği Amellerin Bilinmemesi

Trafik levhaları olmayan bir güzergahta yapılan yolculuk, hem kazaya, hem yanlış adreslere gidilmesine, hem de vakit kaybına sebep olur
Bu örnek misali Allah’a yaklaştıran ya da uzaklaştıran amellerin bilinmemesi kurulacak olan dostluğa büyük zarar verir Çünkü; Allah’ın sevmediği bir amelin yanlış tanınması (seviyor, zannedilmesi) hatanın katmerlenmesine yol açacağından traji-komedi bir durum ortaya çıkar
Allah’a dost olmaya çalışanlar;
‘Peygamberde güzel örnekler vardır’
‘Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah’ta sizi sevsin’ (Ali İmran/31)
ilahi tavsiyesini dikkate alarak Allah’ın rızasını kazandıracak tüm sahih amelleri Peygamberin hayatından öğrenirler:
İbn Mesud der ki; Peygambere:
Allah’ın en çok sevdiği amel hangisidir?’ diye sordum Dedi ki:
‘Vaktinde kılınan namazdır
Sonra hangisi diye sordum:
‘Anne ve baba iyi davranmaktır dedi
Sonra hangisi? dedim:
‘Allah yolunda cihad’dır’ dedi
Huzeyfe (ra)’den:
‘İnsanlar iyilikleri soruyorlardı Ben ise kötü amellerden sordum Çünkü bana dokunacağından korkuyordum
Ve Onu adım adım izleyerek en sevilenin sevgisini kazanırlar İçecekleri suyu bile üç yudumda içerek Allah’ın rızasını kazanmak isterler
Yapılacak her hangi bir eylemde Allah’ın rızasını ararlar Eğer Allah’ın rızası yoksa, dünyanın da rızası olsa talip olmazlar o amele
Çünkü bilirler ki; Allah’ın rızası olmayan bir amelde şeytanın rızası muhakkaktır
Allah ile dostluğunu kuramayanlar böyle bir ikilemde kaldığında hangisi dünyalık menfaatlerine hitap ediyorsa o ameli işlerler


13 ‘Allah İle Kul Arasında Peygamberin Yeri’nin Bilinmemesi

Peygamberleri; sadece Allah’tan aldığı vahyi insanlara ulaştıran bir elçi olarak görenler, Peygamberin dolu dolu geçen koskoca 63 yıllık yaşantısından, sadece kılık kıyafetlerini ve sevdiği ve sevmediği yemek menüsünü örnek alanlar, Peygamberin sözlerini sahih kaynaktan almayanlarla Allah ile dostluğunu kurma telaşında olmayanlar Peygamberi örnek almış olamazlar
Bir insan düşünün, Allah’ın rızasını kazanmak için malı ve canıyla cihad edecek ve mübarek dişi kırılacak, sen de onun kılık kıyafetini örnek alacaksın!
Bir insan düşünün Cenneti garanti olmasına rağmen uykunun en tatlı saatlerini Allah’ın rızasını kazanmak için feda edecek, sen de kalkıp O’nun sadece yemek menüsünü örnek alacaksın!
Yine bir insan düşünün, Ayetleri sindire sindire yaşayıp koskoca cahiliyyenin karşısına çıkıp putlarını kıracak ve sen de onun, sadece çektiği tesbihleri örnek alacaksın!
Her kim, Allah’ın rızasını kazanıp cennete girmek isterse Peygamberi örnek almaktan başka çaresi yoktur Unutulmasın ki Peygamberi yanlış örnek almakla hiç örnek almamak arasında hiç fark yoktur
İşte bu yüzden Peygamberin tüm yaşantısını, zorluklara karşı nasıl sabrettiğini, varlıkta ve yokluktaki şükrünü, cahiliyyeye karşı, ailesine, komşu ve akrabalarına karşı tutumunu ve 24 saatini sahih kaynaklardan öğrenmeli
Allah’a dost olmak isteyenler ibadet kapısına kadar geldikleri ve kendi iradeleriyle kendisine (Allah’a) şükranlarını beyan etmek için;
– Allah’ım! Nasıl bir insan olmamızı istersin?
Ya da;
– Varsa bir model, söyle de O modele uymaya çalışalım, derler
Kendisine dost olmak isteyenler iyi bir modele ihtiyacı olduklarını bilen Allah-u Teala, adresi gösterir;
Peygamberde sizler için iyi örnekler vardır
Bir insan düşünün, insanlar içinde Allah’ı en iyi tanıyan, Allah’ı en çok seven, Allah’tan en çok korkan
Bir insan düşünün; Allah’ın en çok sevdiği
Allah’a dost olmak onu sevmekten ve örnek olmaktan geçmez mi?


14 Kur’an’ın İndiriliş Gayesinin Bilinememesi

– Bir kitap düşünün: ‘Allah’ın kullarıyla olan konuşma metni’ olarak ifade ediliyor
– Bir kitap düşünün; Renk, ırk, dil ve coğrafya ayrımı yapmadan inananların imanlarının artmasına vesile oluyor
– Yine bir kitap düşünün; insanlığın karanlıktan aydınlığa çıkacağını vaad ediyor
– Yine bir kitap düşünün ki ilgi görmediğinde dünyada ve ahirette muhatabının başına bela oluyor
Bir insan düşünün; Hayat rehberi (dostluğa götüren bir kılavuz) Kur’an-ı ölüler kitabı olarak tanıyıp ölülere okuyor
Bir insan düşünün; Karanlıktan aydınlığa çıkaracak olan bir feneri (Kur’an-ı) duvara hapsediyor
Yine bir insan düşünün; Herkesin anlayacağı bir kitabı ‘ben anlayamam’ deyip Kur’an’la arasına bazı canlıları koyuyor
Yine bir insan düşünün ki; Çağın, hep bir adım önünde olan Kur’an-ın çağ gerisine hitap ettiğini sanıyor
Frekansına girildiğinde dostluğun zirvelere çıkacağı bir kitabı yanlış tanımanın ya da şöyle bir lutfedip incelemenin nelere mal olacağını şöyle bir görelim;
(–) (+)
Taha: 20/100 Fussilet: 41/44
İsra: 17/41 Maide: 5/16
Hakka: 69/50 Enfal: 8/2
Fussilet: 41/44

Ama maalesef Kur’an yanlış tanıtıldı
Kur’an’ın frekansına nasıl girebiliriz? sorusunun cevabını ileriki sayfalarda vereceğim inşaallah


15 Bazı Amelleri Küçümseyip Önemsememek

Nefse hoş gelsin ya da gelmesin, her hangi bir ameli küçümseyip yapmamak Allah ile dostluğa giden kanallardan birini tıkamak demektir Haliyle böyle bir anlayış dostluğa zarar verir
Unutmayalım ki küçükmüş gibi gözüken bir amel Allah katında çok kıymetli olabilir Bunu biz bilemeyiz Bizlere düşen şey; küçük-müçük ayırd etmeksizin salih ameller işleyerek Rabbimizin rızasını kazanmak
Susuz kalmış bir köpeğe su içiren bir kadının bağışlanıp Cennete alındığını biliyor muyduk? Oysa ki yaptığı bir amel, sadece köpeğe su içirmek!
Küçükmüş gibi gözüküp de büyük ecirler olan salih amellere şöyle bir göz atalım;
1 Ebu Hureyre’den (ra), Rasulullah şöyle buyurdu:
“İki kelime vardır ki, lisana hafif gelirler, mizanda ağır basarlar, Rahmana sevgilidirler: ‘Subhanallah ve subhanallahi ve bihamdihi”
2 Abdullah b Kays (ra)’dan, Rasulullah buyurdu:
“Ey Kays’ın oğlu Abdullah! Sana cennet hazinelerinden bir hazine göstereyim mi?”
Dedim ki:
“Göster ey Allah’ın Rasulu!”
Buyurdular:
“De ki, Allah’tan başka güç ve kuvvet yoktur (La havle vela kuvvete illa billahi)”
Görüldüğü gibi hem söylemesi insanı yormuyor hem de vakit almıyor Ama ecri/karşılığı müthiş!
3 “Sizden birinizin, kardeşine olan tebessümü sadakadır
Allah ile dostluğunu kurmaya çalışanlar ecir avcısı olup gözden kaçan, ya da unutulan amellere talip olarak dostluğunu perçinlerler
Onlar şunu çok iyi bilirler;
– ‘Küçümsenipte yapılmayan bir amelde büyük ecirler vardır
Allah ile kurulacak dostluğun getirisini bilmeyenler, sadece farz amellerle günü kurtarmak isteyeceklerinden diğer ameller pek de sevimli gelmeyecektir
Farz olmadıktan sonra;
– Neden gece namaz için kalksınlar ki?
– Neden Ramazan ayı dışında oruç tutsunlar ki?
– Neden kırkta bir dışında ceplerini boşaltsınlar ki?

Alıntı Yaparak Cevapla