Yalnız Mesajı Göster

Allah İle Dostluk

Eski 08-01-2012   #13
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Allah İle Dostluk




6 Allah İle Dostluğunu Kuramayanlar ‘Huzur’suz Olurlar
Allah ile dostluğunu kuranlar kendilerine isabet eden her türlü musibete sabrederler Bilirler ki yapacakları sabrın karşılığında Allah ile beraber olmak var;
Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir (Bakara: 2/153)
Yine bilirler ki;
Allah sabredenleri sever (Al-i İmran: 3/146)
Ve yine bilirler ki;
Yalnız sabredenlere, mükafâtları hesapsız ödenecektir(Zümer: 39/10)
Dostluğunu Allah’tan yana kullanmayanlar,
Nefislerine (Can’a) isabet eden musibetlere karşı aynı sabrı gösteremezler Sabır yerine isyan seçeneğini tuşlarlar Dünyayı cennet gördükleri için o zevkten mahrum kalmak sıkar ruhlarını Huzursuz olurlar Dünyaları kararır Çünkü; Allah, sadece kendi dostlarının kalbine huzur ve güven verdi;
Allah, o (mü’min)lerin kalplerinden geçeni bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirdi (Fetih: 48/18)
Huzur ve güvenin vaad etmediği tüm dostluklar ‘suni’dir Ve menfaatlerin bittiği yere kadardır

7 Allah İle Dostluğunu Kuramayanlar İnsanların En İyi Şekilde Nasıl Mutlu Yaşayacaklarını Bilemezler Kendileri de Mutlu Olamazlar
İnsanlar toplum içinde mutlu yaşayabilmesi için bazı kanunlara ihtiyaç hissederler Çünkü insanın olduğu yerde adeletsizliklerin, haksızlıkların, tartışmaların olması kaçınılmazdır Haliyle tamamen kendi fıtratlarına uyumlu ve adaletin ön plana çıktığı bir yönetim altında yönetilmek isterler
Kur’an ve hadislerin girmiş olduğu topraklarda iki tür yönetim şekliyle karşılaşırlar;
– İlahi ve
– Beşeri yönetim
Yani; İnsanların en iyi şekilde nasıl yaşayabileceğini sadece Allah bilir Ya da;
İnsanların en iyi şekilde nasıl yaşayacaklarını pis bir sıvıdan yaratılan insan bilir
Dostluğunu Allah’tan yana kullananlar insanların fıtratını en iyi bilenin kanunlarına uymak isterler Çünkü bilirler ki o kanunlarda adam kayırmak yok, haksızlık yok, yolsuzluk yok Yine bilirler ki o kanunlara uyulduğunda bu tarafta mutlu olunurken diğer tarafta ucu cennete kadar gider

8 Meleklerin Dostluğundan Mahrum Kalırlar
Günah işlemeye meyyal yaratılan insanoğlu ara sıra şeytanın vesveselerine kulak vererek günah işler Bu mükemmel dinin sahibi de kullarına acır ve tövbe kapısını gece-gündüz açık tutar
Dostluğunu kendinden yana kullananlar, işledikleri günahların hemen akabinde tövbe ederek;
“Allah’ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip te sonra tez elde edenlerin tövbesidir; İşte Allah bunların tevbesini kabul eder(Nisa: 4/17)
Rablerinin sevgisini kazanırlar:
Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever(Bakara: 2/222)
Allah’ın sevgisini kazanan her kul tövbe için ellerini açtığında, belki de milyarlarca nurdan eller O’nun için Rablerinden bağışlanma dileyerek dualarına eşlik ederler;
“Arşı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O’na iman ederler Mü’minlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır O halde tövbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler)” (Mü’min: 40/17)
Düşünsenize bir! Günah işleyen sizsiniz, bağışlanmanız için Rablerine yalvaranlar; Melekler Ve böyle bir diyalog’tan habersiz yaşayıp günah işleyen sizsiniz, milyarlarca ağızdan bağışlanmanızı isteyenler; melekler!
Bunu izah edecek hiçbir akıl tanımıyorum! Olsa olsa Rabbimizin kendi dostuna özel bir rahmeti!
Bir anlık işlediğiniz günahtan sonra bağışlanmak için iki ellerinizi göğe doğru açtığınızı ve aynı anda gökyüzünde milyarlarca meleğin;
“Rabbimiz! Onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy
‘Bir de onları, her türlü kötülüklerden koru O gün sen kimi kötülüklerden korursan onu rahmetine mazhar etmiş olursun Bu en büyük kurtuluştur(Mü’min: 40/8-9)
Buna inanın ki babanız bile adınıza böyle bir duada bulunmaz!
İşte, Allah ile dost olmak isteyenler yapacağı tövbe ve dualarının arkasına milyarlarca meleği de alarak bağışlanma olasılığını yükseltirler
Peki, dostluğunu Allah’tan yana kullanmayanlar?

9 İzzeti Yakalayamazlar Yani Zillet İçindedirler
Zayıf yaratılan insanoğlu güçlünün yanında yer alarak geleceğini temin altına almak ister Ve karşısına iki farklı güç çıkar;
– Allah ve dostları
– Şeytan ve dostları
Gücü, görüntüde - barut’ta - arayanlar zillet dosyasına adını yazdırarak izzetli olduğunu zannederler Oysa ki;
“Mü’minleri bırakıp ta kafirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir (Nisa: 4/139)

10 Sıkıntılı Bir HayatYaşarlar
Allah’a dost olmayı ihtiyaç hissetmeyenler her ne kadar da şaşalı bir hayat yaşıyorlarmış gibi görünselerde iç dünyaları hiç de öyle değildir Bir defa dünyayı çok sevdikleri için bu beldeleri terketmekten çok korkarlar
Dünyada dolu dolu yaşamaları için çok çalışmak zorunda kalıp kaybetmeme korkusu yaşarlar Yaşadıkları bu iç sıkıntı dönem dönem dışa da yansır İflas, Psikolojik hastalıklar, intihar vs;
Bakalım büyük dost; aday dışı olanlar için ne diyor;
‘Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz (Taha: 20/124)
Dünyadaki çektikleri sıkıntının uzantısı taa Cehenneme kadar gidecek Hem burada, hem orada

11 Allah Tarafından ‘Akılsızlar’ Olarak Suçlanırlar
Hiçbir canlı ya da cansızın maddi ve manevi yardımına ibadetine ve dostluğuna hiç ama hiç ihtiyacı olmayan Allah-u Teala, kendisine dost olmak istemeyenleri akılsız olarak adlandırır;
‘(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir Bu sebeple düşünemezler (Bakara: 2/171)
Bakmak ve görmek farklı şeylerdir Allah’a dost olanlar her hangi canlı ya da cansıza baktıkları zaman, yaratıcının büyüklüğünü görürler Dost olmayanlar ise bakar, bakar, bakarlar Sadece bakarlar Görmelerine Allah izin vermez!
Çünkü Allah-u Teala kendisine dost edinme ihtiyacı hissetmeyen kulunun gözüne perde, kulaklarına da tıpa taktırmıştır Onlar göremezler, işitemezler de
‘Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz O, akıllarını kullanmayanları murdar (inkarcı) kılar (Yunus: 10/100)
‘Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır (Bakara: 2/7)
‘Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir Bu sebeple onlar geri dönemezler (Bakara: 2/18)

12 Sapıklıkla Suçlanırlar
Allah’a dost olmayı ihtiyaç görmemek demek basit bir sıvıdan yaratıldığını unutup, Allah’ın direktifleri doğrultusunda yaşamayı düşünmemek demektir
Başka bir deyişle Allah’ın bunca ikramlarına rağmen gereken teşekkürü yapmayı düşünmemek demek olduğu için Allah tarafından hem nankörlük olarak hem de sapıklık olarak suçlanırlar;
‘Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten (söz) dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar(Furkan: 25/44)
Allah’tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir! Elbette Allah zalim kavmi doğru yola iletmez(Kasas: 28/50)
‘Şüphesiz biz insana (doğru) yolu gösterdik İster şükredici olsun ister nankör (İnsan: 76/3)
Dostluğunu Allah’tan yana kullananlar baktıklarında görürler demiştik Onlar gerçekten de Rableri tarafından doğru yol gösterilince (Peygamber, davetçi ve Kur’an) Rablerinin bu hidayetine karşı şükrederler
Bakıp da görmeyenler ise her konuda olduğu gibi nankörlük suçlamasını talep ederler
Bu sayfaya kadar, dostluğunu Allah’tan yana kullananların hem dünyada hem de Ahirette mutlu olacağını, dostluğunu Allah’tan yana kullanmayanların ne kadar da huzursuz yaşadıklarını ve yapmış oldukları ‘hayır!’ların boşa gittiğini ve dostlarının ahirette kendilerine hiçbir fayda sağlamayacağını gördük
Allah’a hamd olsun ki bizleri gaflet uykusundan uyandırdı Yine hamdolsun ki kendisine dost olmamız için Peygamberi ve beraberinde hayat klavuzumuzu -dostluk mektupları- gönderdi
Eti Kemiğinden Ayıran ve Konuklarına Kanlı İrin İkram Edilen Beldelere Konuk Olurlar
Allah ile dostluğun kurulmamasının en son götürüsü;
‘Cehennem’
Dostluk seçiminde hiçbir zorlama yapmayan Allahû Teâlâ, kendini dost seçmek istemeyenlerin akibetinin cehennem olduğunu hatırlatır;
bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir(Mü’min: 40/60)
Dostluğunu Allah’tan yana kullanmayanların konaklayacağı mekanlara şöyle bir göz atalım bakalım onları nasıl bir ortam bekliyor:

Allah’a Dost Olmak İstemeyenlerin Konaklayacakları Mekanlar:
‘Şüphesiz ki ayetlerimizi inkâr eden kâfirleri yarın ateşe atacağız Derileri piştikçe, azabı duysunlar diye, kendilerine değiştirecek başka deriler vereceğiz(Nisa: 4/56)
İşte o kâfir olanlar için ateşten elbiseler biçilmiştir Başlarının üstünden kaynar su dökülür Bu kaynar su ile karınlarında olan şeyler ve derileri eritilir Onlar için, bir de demirden kamçılar var Her ne zaman ateşten, onun ızdırabından çıkmak isterlerse, yine içine döndürülürler ve onlara: Haydi tadın yangın azabını denir
‘Kaynar bir kaynaktan içirilirler Onlara (Hayvanların bile sakınıp yiyemediği )bir nebattan başka yiyecek yok O ne besler ne açlıktan kurtarır(Ğaşiye: 88/5-7)
Ya Rabbi! Sana dost olmamak ne büyük bir kayıp!
Allah ile dost olmanın getirisini ve götürüsünü az çok anlattık
Asıl konumuz olan, Allah ile dostluk nasıl kurulabilir? sorusuna cevap aramadan önce;
– ‘Allah ile dostluğun önündeki engeller nelerdir?’, sorusuna cevap bulmamız lazım
Allah (cc) ile Dostluğun önündeki engelleri kaldırırsak yolumuzu açmış oluruz Artık giriş yapabiliriz

ALLAH İLE KURULACAK DOSTLUĞUN ÖNÜNDEKİ ENGELLER

Allah ile dostluğa giden yollar olduğu gibi o yollar üzerinde engel olmaya çalışan nesneler de vardır
Allah ile dostluğun sağlanması için, bir taraftan dostluğa giden yollar diğer taraftan da dostluğa gidecek yollardaki engeller araştırılmalı
Böylelikle kurulacak muhtemel bir dostluğun da önünü açmış oluruz
Şimdi de maddeler halinde Allah ile kurulacak dostluğun önündeki engellere şöyle bir bakalım

1 Allah’ı Gereği Gibi Tanımama
Dünyanın neresinde olursa olsun;
‘Kişi tanındığı oranda sevilir’
Bu Allah için de böyledir Kendisini tanıdığımız oranda sever ve tavsiyelerine kulak veririz
Peki Allah’ı nasıl tanıyacağız?
Sadece isim ve sıfatlarının ezberlenmesiyle Allah (cc) tanınmaz
Kanaatimce Allah’ın varlığına iman ettikten sonra Kur’an ve Sünnet ışığında isim ve sıfatlarını kendi nefsimizde ve tabiattaki tecellisinde görüp iyi bir tefekkürle tanınır
Ve böylece günün her saatinde Allah’ın gücünü, büyüklüğünü, merhametini ve diğer sıfatlarını görerek kendisiyle sıcak bir dostluk kurmuş olabiliriz
Bana öyle geliyor ki Allah’ın; Et-Tevvab, Er-Rezzak, Es-Semi, El-Basar, El-Ğaniy, El-Kahhar ve El-Alim isim ve sıfatları yeterince bilinmiyor
Bir insan düşünün, Allah’ın merhametinin bol olduğuna iman etmiş, fakat iyi bir Kahhar olduğunu unutmuş haliyle Allah’ın tavsiyelerine pek de kulak vermeyip;
‘Nasıl olsa affeder’ diyecek ve Allah’ı eksik tanıdığı için dostluğu zarar görecek
Yine bir insan düşünün, Allah’ın Et-Tevvab sıfatını unutmuş, yapmış olduğu günahlar aklına geldikçe ümitsizliğe düşüp tövbe ihtiyacı hissetmeyerek;
– ‘Bu kadar günahtan sonra ben olsam affetmem, Allah nasıl affedecek’ diyor
Yine bir insan düşünün, Allah’ın Er-Rezzak sıfatını sadece gökten yağmur, yerden bitki, sebze ve meyve vermesine bağlıyor Böyle bir bilgiye sahip olan herkes patronunu rızık verici olarak görecek
Sonuç olarak diyebiliriz ki Allah’ın isim ve sıfatlarını gereği gibi öğrenirsek dostluğumuzun önünü açmış oluruz
Unutmayalım ki dostumuzu tanıdığımız ve sevdiğimiz oranında fedakarlıkta bulunuruz

2 Dünya Sevgisi
Allah-u Teala, malla imtihan (infak-zekat ve Allah için dünya malından vazgeçiyor mu geçmiyor mu?) için tüm insanların fıtratına dünya sevgisini programlamıştır:
“Nefsani arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı Bunlar dünya hayatının geçici menfaatleridir Halbuki varılacak güzel yer, Allah’ın katındadır (Ali İmran: 3/14)
Dünya malı sevgisi niçin insanlara sevimli kılındı? sorumuzun cevabını Kehf: 18/7’de buluyoruz;
‘Biz insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir ziynet yaptık
‘Dünya malı sevgisi nasıl olur da Allah ile dostluğumuza zarar verir?’ sorusuna geçmeden önce, dünyanın Allah katındaki değeri ya da dünya malına bakış açımızın ne olması gerektiğine bakalım
Şunu anlatmak istiyorum;
Madem dünya sevgisi mikrobu dostluğu zedeliyor o zaman bu mikrobu iyi tanımak lazım ki panzehirini bulalım

a Dünyanın Allah Katındaki Değeri
Allah’ın en sevgili kulunun bir hadisiyle başlayalım;
‘Dünya, Allah katında sivrisineğin kanadı değerinde olsaydı, kafirlere su vermezdi
Dünyanın tamamı kendisinin olmasına rağmen Allah-u Teala dünyayı sevmiyor ve sevmemizi de istemiyor Çünkü dünya ve içindekilerin tamamı imtihan salonu ve imtihan malzemeleri (soruları)
“Biz; gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, ancak hak üzere ve belirli bir süre için yarattık (Ahkaf: 46/3)
“Hanginizin daha iyi salih amel işlediğini belirtmek için ölümü ve dirilmeyi yaratan O’dur O güçlü ve bağışlayandır (Mülk: 67/2)

b Allah, Dünyayı (Dünya Hayatını) Nasıl Tanımlıyor?
Yeni aldığınız bir elektronik aletin kutusunda garanti belgesi ve kullanım klavuzunu görürsünüz Aldığınız ürünün kalitesini (dayanıklılığını) ve en iyi ne şekilde kullanılacağını o ürünü imal edenler daha iyi bildikleri için kullanma klavuzu ile birlikte satarlar
İnanın sistem aynı!
Önümüzde yeşili-mavisiyle bir dünya ve eşya; yanımızda o eşyanın kullanım süresini ve nasıl kullanılacağını gösteren bir belge (Kur’an ve Hadisler)
Eşyayı doğru kullanmak, klavuzu doğru okumakla orantılı olduğu için, eşya sahibine soruyoruz;
– Allahım! bize dünya hayatını ve eşyayı tanıtır mısın?
Cevabın gelmesi uzun sürmez;
“Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka birşey değildir Muttaki olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır Hala akıl erdiremiyor musunuz?” (En’am: 6/32)
“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olma isteğinden ibarettir Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çerçöp olur Ahirette ise çetin bir azap vardır Yine orada Allah’ın mağfireti ve rızası vardır Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka birşey değildir” (Hadid: 57/20)
İnanın ki sevsek de sevmesek de dünyanın Allah katındaki değeri;
‘Çer-çöp

c Dünya Malının Kullanım Süresi
Mülkün sahibi olan Allah-u Teala mülkünden dilediği kuluna dilediği miktar verir Vermiş olduğu dünya malının kullanım süresini de kendisi belirler Bir insanın uzun yıllar zengin yaşaması o’nun zeki oluşundan ya da ticari zeka’sından değildir
Zenginlik vasfını kullanım süresi değişkendir kimi ömür boyu zengin yaşarken kimi 10 yıl, kimi bir yıl, kimi de 1 ay
Biz, konumuz gereği ömür boyu zengin yaşayan bir insanı ele alalım
Kaç yıl zengin olsun?
– 150 yıl
Sonra?
– Ölüm

Alıntı Yaparak Cevapla