Yalnız Mesajı Göster

Boş Vaktin Değerlendirilmesi

Eski 08-02-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Boş Vaktin Değerlendirilmesi




Beşeriyetin öğretmeni, peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in açık direktifindeki eğitim derinliğine bak! Boş vakti, işletme mevsimi ve sağlığında hasta olacağı gün için, gençliğinde ihtiyarlığı için sermaye biriktireceği kazançlı bir ticaret haline getiriyor Bu, dönmemek üzere geçip gitmeden önce boş vakitlerden yararlanmaya çağrıdır Yatağa düşüren bir hastalık, tüketen bir ihtiyarlık ya da meşgul eden bir bela gelmeden önce boş vakitleri değerlendir Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in davranışı, vakitten faydalanmaya teşvik eden sözünü doğrulamıştır O’nun hayatında hiç boş vakit yoktu O’nun hayatında boş vakit olması nasıl düşünülebilir? O, Rabbinden şu kavlini almıştır: (İşlerinden boşaldığın vakit, tekrar çalış ve yorul Rabbine rağbet et!) (94/el-İnşirâh/7-8) Bu hitap, her müslümanadır Yani; “Ey müslüman! Asla boş kalma!” demektir Bir işi bitirince diğer bir işe başla! Dininin bir amelini bitirince dünya işiyle meşgul ol Dünya işini bitirince dininin bir ameliyle meşgul ol Bedeninin bir ihtiyacını giderince kabin için bir gıda ve ruhun için bir fayda edin Kendi işini bitirince ailenin işine, sonra da toplumunun ve ümmetinin işine yönel! Böylece alem için hazırlık ve konsantrasyon hariç asla boş vakit kalmaz
Aişe radıyallahu anha, örnek peygamber Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bahsederek şöyle der: “Asla evinde boş durur görülmedi” İbni Mes’ud radıyallahu anh, şöyle der: “Dünya ya da ahiretle ilgili bir işte olmayıp boş duran adam görmekten hoşlanmam” Yine şöyle dediği rivayet edilir: “Kişiyi boş dururken görmekten nefret ederim Ne dünya işinden ne de ahiret işinden bir şeydedir” Kadı Şüreyh, boş boş dolaşmakta olan bazı komşularını görür “Neyiniz var?” der “Bugün boş kaldık” derler Şüreyh şöyle der: “Boş kalana bu mu emredildi?” Hiç şüphesiz bu sözler, ömrümüzün dakikalarını yeryüzünün imarı, bize ya da başka insanlara faydalı bir iş yapmak veya nefsimizi ve ailemizi meşru ölçüler içerisinde dinlendirmek için harcamaya iten bir faktör oluşturur Bu durum; bir ümmetin hayatında uyulan örnek haline gelince hiç şüphesiz o ümmetin mensuplarının üretimi; ilim teknik ve insanlığa hizmet alanlarında ilerleme kaydedecektir
İmam Şafii rahimehullah, yeni nesillere bir eğitim kaidesi çizerek şöyle der: “Nefsini hak ile meşgul etmezsen o seni batılla meşgul eder
Nefis; hayır ve iyilik projelerinde hızla hareket etmezse hiç vakit geçmeden onu tutarsız düşünceler alır, faydasız işlerin girdabına kapılır En iyisi, insanın kendisine, bütün vaktini kaplayacak bir metot çizmesidir Böylece şeytanın giriş kapılarını kapatır Boş vaktini; vücuduna sağlık, adalelerine kuvvet, bedenine canlılık ve toplumuna fayda getirecek etkili bir boşluğa dönüştürür
Kalkınmış toplumların gençlerinin bir çoğu, tatilleri ve boş vakitleri, melekelerini geliştirmek ve yeteneklerini değerlendirmek, düşüncelerini genişletmek ve yeni bilgilerle kültürlerini artırmak için fırsat bilmektedir
Hepimiz bilmekteyiz ki, inkar edilemeyecek bir gerçektir Fakat, doğru bir planlama ile bıkkınlıktan kurtulabilir, içimizdeki arzuları yönlendirebiliriz Gizli melekeleri canlandırıp kişisel yetenekleri ve imkanları geliştirebiliriz İyi alışkanlıkları güçlendirebilir, sorumluluk yüklenmeyi öğretebiliriz Bütün bunları belirli bir hedef taşıyan programlar, yönlendirme ve bilgilendirme ile dinlendirme ve konsantrasyonu bir arada bulunduran çeşitli araçlar kapsamında gerçekleştirebiliriz Eğitimciler ve reformcular bu görevi yüklenince, mensuplarının arzularına ve beklentilerine cevap veren çalışmalar ve programlar sunarak gençleri kendisine çeken bir saha oluştururlar Böylece gençler, yaz tatilinin ve boşluğunun olumsuz etkilerine uğramaz ve ümmetin aktif gücü boşa götürülmez Ali radıyallahu anh şöyle der: “Kim; ödeyeceği bir hakkın, eda edeceği bir farzın, bina edeceği bir asaletin, elde edeceği bir övgünün, işiteceği bir hayrın ya da alacağı bir ilmin dışında bir gün geçirirse muhakkak ki gününe kötülük etmiştir
Tatil boşluğu, değerlendiren için kıymetli bir hazine ve eşsiz bir fırsattır Boşa geçiren içinse, bir tehlike ve sapma haline dönüşür
Boş vakit sorununun, müslümanın hayatında yeri yoktur Allah’ın zikri ile mamur bir kalpte ve Allah’a ibadet eden bir ruhta boşluk bulunması mümkün değildir
Boş vaktin tehlikesi ve tatilin ağırlığı, eğitim kurumlarımıza, toplumsal ve hizmet müesseselerimize, babalara ve eğitimcilere boş vakitlerin değerlendirilmesinde sorumluluk yüklemektedir Mensuplarının güçlerini değerlendirme noktasında ümmetin beklentileriyle uyuşan ve anaokulundan itibaren onları içine alan programlar belirleme sorumluluğu yüklemektedir
Boş vakti doldurmak için kullanılabilecek faydalı yollardan biri de bilinçli olarak kitap okumak, konferanslara katılmaktır Anne-babanın haklarını yerine getirmek, onlara daha fazla iyilik etmek, akrabaları ziyaret etmek, yararlı toplumsal çalışmalara katılmak, meslek öğrenmek; fakirlere ve düşkünlere, ihtiyaç sahiplerine ve yetimlere iyilikte bulunmak; ilim talebinde gayret göstermek, insanların arasını düzeltmek için çalışmak, Mekke ve Medine’yi ziyaret etmek ve umre yapmaktır İlim halkaları ve mescitlerdeki dersler de mutlaka faydalanılması ve değerlendirilmesi gereken bir nimettir
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, bazı gönüllü çalışma sahaları belirleyerek şöyle buyurur: “Kardeşinin yüzüne gülümsemen senin için bir sadakadır İyiliği emretmen ve kötülükten sakındırman senin için bir sadakadır Kaybolduğu yerde kişiye yolunu göstermen senin için bir sadakadır Taşı, dikeni ve kemiği yoldan kaldırman senin için bir sadakadır Kendi kovandan kardeşinin kovasına boşaltman senin için bir sadakadır Bu hadisi; Tirmizi, Ebu Zerr radıyallahu anh kanalıyla rivayet eder

Alıntı Yaparak Cevapla