Yalnız Mesajı Göster

Aşk Böyle Yaşanır

Eski 08-02-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aşk Böyle Yaşanır




İŞTE AŞK BUDUR
Kıymetli Halit Bey,
Beni aylardır şoka sokan bu inanılmaz ve müthiş olayı anlatmak için, sizi telefonla aramıştım Siz de fark ettiniz sanıyorum Ağlamaktan kendimi alamadım ve bir tek kelime konuşamadan telefonu kapatmak zorunda kaldım Tekrar sizden özür dilerim
Artık kendimi toparladım Israrınız üzerine bu olayı yazacağım Şu anda felçli olarak yatan beyim de bu konuda da bana destek verdi
Nasıl başlasam, nereden başlasam bilemiyorum İnanmanızı istiyorum ki, şu anda müthiş bir heyecan içindeyim, her tarafım titriyor Parmaklarım kalemi tutamayacak kadar acizlik içindeyim Ama şunu biliyorum ki, bu hakikati herkes duymalı, okumalı Bu hakikate herkesin ihtiyacı var Mevlâm da bu hakikate bizim gibi günahkâr bir kulunu vesile etti Aslında hocam, buna siz vesile oldunuz Onun için bu hakikati sizlerle paylaşmam, ifade etmem lâzım Çünkü bu bir görev ve mesuliyettir Muhterem hocam,
Müsaadenizle olayın çok iyi anlaşılması için konuyu baştan alıp, biraz kendimden bahsetmek istiyorum

54
Bu şekilde yaşanan hakikatin güzelliği daha iyi ortaya çıkacaktır
Ben psikoloji öğrenimi yapmış bir ev hanımıyım Beyimin işinin iyi olmasından dolayı çalışmadım Benim yaşım otuz iki, beyim de otuz beş yaşında Biri kız, biri de erkek iki çocuğumuz var

BABAM İÇKİ MASASINDA ÖLDÜ
Yetiştiğimiz çevreden ve okul arkadaşlarımdan dolayı, dinden ve imandan uzak büyüdüm Annem ve babam çalışıyorlardı Dinsiz, imansız değillerdi, ama görevlerini yapan iyi bir kul da olamadılar Maalesef babam içki masasında bir kalp krizinden öldü Annem ise, şimdi yanımızda iyi bir dönüş yaptı, kulluğun dikkat ediyor
Eşim de benden farklı değildi Onunla evlendikten sonra bütün amacım, dünya zevkleri ve keyifleri oldu Her yaz bir ülkeye, turistik geziye gidiyorduk Bu aralıksız altı yıl sürdü Ünlü ve gözde olan tatil beldelerini gezdik, gördük
Fikir ve anlayış bakımından da "yaşama, güzellik ve eğlenceden" başka bir felsefemiz yoktu Çok masraflı yaşıyorduk Amacımız, en lüks giysiler, en pahalı yiyecekler ve en gözde evdi Nitekim öyle de oldu
Hani Türk filmlerinde zengin, gösterişli ve etrafında hizmetçileri dönen zengin aileler var ya tıpkı öyle bir hayatın içindeydik
Bu tozpembe, konforlu ve rahat hayatın içinde, kendimizi niçin yaşadığımızı ve ölümü tamamen unutmuştuk Hayatın baş döndürücü zevki ve güzelliğinden

55
kopmamak için, eşim beni, ben de eşimi motive ediyordu
Babamın beklenmedik ölümü, geçici de olsa benim beynime "ölüm" düşüncesini yerleştirdi O düşünce öyle müthiş bir şeydi ki, bütün yaşamı, bütün dünyayı ve bütün güzellikleri altüst ediyordu "Ölüm" aklıma gelince, şok oluyordum, kendimden seçiyordum, "ölümü" düşünmemek için Çok zaman lap alıp, kendimi uyutuyordum Çünkü "ölüm" gerçeği beynimde uyanınca oturduğum villa, en pahalı [giysilerim, dolu dolu mutfak ve en çarpıcı eğlence mekanları kabre doluyor, ardından beni de yutup, bitiriyordu
Aman Allah'ım ne dayanılmaz bir şeydi Bu kadar muhteşem ve bu kadar çarpıcı hayatı bırakıp, toprak altına, o soğuk karanlık ve yalnız dar mekana girilir miydi? Sonra bende karanlık ve yalnızlık fobisi vardı Mümkün değil karanlıkta ve yalnızlıkta duramazdım Bu yüzden evimize iki tane jeneratör aldık
Babamın ölümü bir müddet beni sarstı Ama gidip, altı ay kadar tedavi oldum Kısmen yattım Fakat tam da geçmemişti

ÇİN GEZİSİ PLANLARKEN, EŞİM KAZA GEÇİRDİ
Eşimle o yaz Çin gezisi planladık Yirmi gün Çin'in ünlü yerlerini gezecektik Bir firmayla bağlantıyı yaptık Gezimize iki ay kala beyim ağır bir trafik kazası geçirdi
Haberim olunca hastaneye koştum Sol ayağı dizden aşağı ezilmiş Doktorlar "çaresiz kesmemiz lâzım" dediler
56
Ben şiddetle karşı çıktım
- Siz nasıl kesersiniz Benim kocamın ayağını nasıl kesip, onun hayatını söndürürsünüz? Diyerek doktorlara saldırdım
Şokumdan, paniğimden ve bir türlü olayı kabullenemememden dolayı kendimden geçmişim Ağlıyordum, kendimi yerden yere atıyordum
Yaşlı bir doktor önce beni teskin etti Sonra da sanki beynime bir çivi gibi çakılan şu gerçeği söyledi:
- Kızım, ister kabul et, ister etme Ben sana gerçeği söylüyorum
Kocanın ayağını eğer kesmezsek, kangren olur, bütün bacağı, sonra da hayatı gider
- Öyleyse dikin, tamir edin, iyileştirin, diye bağırıyordum
Yaşlı doktor son sözünü söylemişti
- Kızım biz kuluz Yapan ve yaratan Allah'tır Biz yalnızca ayağını kesebiliriz Öbür tarafı Allah'ın bileceği iştir Sen git ona secde et Bir ayağını almakla size bir mesaj vermiş olmalı Ya bütün vücudu parçalansaydı?
ALLAH'IN MESAJI
İşte bu gerçek
"Bir ayağını almakla size bir mesaj vermiş olmalı?"
Doktorun bu sözü beynimin içine girip bütün damarlarıma yayıldı Düşünce ufkumu allak-bullak etti
57
"Ölüm", "Allah", "Mesaj" Bunlar bizim alışık olmadığımız kelimelerdi Ama artık anladım Yüz yüze bir hayatın ve bir gerçeğin içine düşmüştük
Beyimin sol ayağını dizden aşağı kestiler Hem onun, hem de benim dünyam yıkılmıştı Cıvıl cıvıl, baş döndürücü ve konforlu bir hayattan çok şey kaybetmiştik Bu bir anlamda yaşam felsefemizin de çöküşü, zevk ve keyiflerin bitişiydi
Evimizde tam bir matem havası vardı Beyimin sakat kalması ve protez ayakla dolaşacak olması beni çıldırtıyordu Toplum içinde herkesin imrendiği ve ayrıcalıklı bir aile böyle mi olacaktı? Artık eski hayatın o renkli yaşamını yakalayamayacağımız kesindi İlk defa paranın, zenginliğin ve itibarın on para etmediğini fark ettim Ve ilk defa her şeyin para olmadığını hissetmeye başladım
Ve hele, doktorun "Allah bir ayağını almakla size bir mesaj vermiş olmalı" sözü hiç mi hiç aklımdan çıkmıyordu
"Peki bu mesaj nedir?" sorusu, zihnimde tepinip duruyordu Hem eşim, hem de ben bu soruya takılmıştık Peki ama çözümü, cevabı neydi?
Bir türlü bunu kimseye sormaya cesaret edemedik Veya bunun anlamını bilecek bir dostumuz ve yakınımız yoktu

İLK TANIŞTIĞIM KİTAPLAR
Eşimin rahatsızlığından dolayı eve ziyaretler geliyordu Tahmin de edeceğim gibi bir çok çiçek ve geleneklere göre bir yığın hediyeler Ama onların içinde küçük bir paket dikkatimi çekti
58
59
Açtım, üç tane kitap
Hastalar Risalesi, Düzceli Mehmet ve Aysel
Hastalar Risalesi Bediüzzaman Said Nursi'nin, diğerleri de sizin
Üzerine de şu not yazılmış:
"Ey dünya zevkini düşünüp hastalıktan ızdırap çeken kardeşim!
Senin vücudun taştan, demirden değildir Belki daima ayrılmaya müsait muhtelif (çeşitli) maddelerden terkip edilmiştir (biraraya getirilmiştir) Gururu bırak, aczini anla, mâlikini (mülkünü sana vereni) tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren"
Sanki bu beyefendinin, bu küçük notu, doktorun söylediği "Allah bir ayağı almakla size bir mesaj veriyor olmalı" sözünün bir açıklaması gibiydi Veya ben öyle anladım
Konuyu beyime iletince, çok düşündü
"Bu kitapları okumalıyız Galiba biz hayatı yanlış tanımışız" dedi Evet gerçekten de bizim yaşadığımız hayatta bu ve benzeri şeyler yoktu Galiba biz hayatı gerçekten yanlış tanımıştık
Kitapları okumaya başladık
Beyim Düzceli Mehmet'i aldı, ben de Aysel'i aldım
Müthiş bir kitap, inanılmaz olaylar Dünya zevki ve eğlencesine kapılmış inançsız ve yalnız bir kızın ağlatan dramı Çareyi intihar etmekte buluyor ve ölüm döşeğindeki o müthiş dönüşü
Allah'ım ağlamaktan kendimi alamadım Meğer
biz kimmişiz, neymişiz ve nasıl yaşıyor muşuz da, haberimiz yokmuş
Eşim hasta yatağında gözyaşlarına boğuluyor, ben ona hizmet ederken, elimdeki Aysel kitabından dolayı 'ağlıyorum

YENİ BİR HAYAT
Karı-koca, başımıza gelen o büyük felâketi unuttuk, yeni keşfettiğimiz hayatın şoku içinde gözyaşları döküyoruz
Düzceli Mehmet Allah ondan bin kere razı olsun Kendisi şehit olup Allah'ına kavuşmakla kalmadı, bizler gibi dinden, imandan uzak, kim bilir kaç kişiyi de Allah'ına kavuşturdu
Gerek Aysel, gerekse de Düzceli Mehmet kitabında sık sık Risale-i Nur kitapları ve onun yazarı Said Nursi'den bahsediliyordu Hem beyim, hem de ben bu kitapları ve bu kişiyi çok merak ettik Zaten elimizde Hastalar Risalesi diye bir kitabı vardı
Hastalar Risalesi, beyimin moralini müthiş bir şekilde yükseltti Sanki ilâç gibi gelmişti Bu kitabı birlikte okuyup, yorumladık
Hocam, inanın o şatafatlı hayatta dünyanın dört köşesine yaptığımız turistik gezilerde alamadığımız, bulamadığımız bir hazzı ve lezzeti, bu kitapların bize sunduğu iman hakikatlerinden alıyorduk Ama bunlar bize yetmemişti
Sizinle irtibata geçip, Risale-i Nur, Said Nursi, ölüm, ahiret, iman ve içinde bulunduğumuz ortam hakkında aydınlatıcı bilgi almaya karar verdik
60
Önce size telefonla ulaştık Ama çok kısa bir konuşma oldu
Sonra da sağ olun, ziyaretimize geldiniz Allah, dünya ve ahiretinizi nurla, huzurla doldursun Bizim için paha biçilmez, değeri takdir edilmez bir ziyaret oldu
Sizinle konuştuktan sonra moralimiz yükseldi Çok şükür kulluğumuz ve imanımız pekişti Daha da önemlisi, hayatımın dönüm noktası gerçekleşti
İlk defa örtündüm, aynanın karşısına geçtim
- Ya Rabbi, dedim Senden habersiz bir hayatın günahlarından sonra sana döndüm Beni de kabul et Seni çok seviyorum Ne olur ilk örtüm olan bu eşarbım, son örtüm de olsun
Seccademin başına ağlayarak geçtim Eşim de beni ağlayarak izliyordu Bu mutluluk tablosunu, bu huzur ânını anlatamam Ne olur Allah'ım bu huzur büyüsü bozulmasın, son nefesimize kadar devam etsin
Allah'ın huzurunda, ilk el bağlayışımı anlatamam İşlediğim hatalardan ve günahlardan dolayı o kadar küçüldüm, o kadar ezildim ki, tir tir titremeye başladım
O heyecan, o ürperti ve Yüce Yaratıcı karşısında kayboluş, çok ama çok müthiş bir şeydi

GÖZYAŞLARIM SECCADEMİ ISLATIYORDU
Seccadeye başımı koydukça, gözyaşlarını seccadeyi ıslatıyordu
Hele O'na el açış ve içimden geldiği gibi yalvarış,
61
af dileme ve sonsuz merhametine ve şefkatine sığınma Ne büyük huzur veriyor insana, ne büyük
O'na bağlılık, O'ndan güç alma ve O'na sırtını dayamanın ayrıcalığı, ne lüks evler, ne pahalı eşyalar ve de tozpembe hayat gibi Kainatın halikına dost olmak kadar bir ayrıcalık var mı?
Şu anda aynı heyecanı ve aynı ürpertiyi yaşıyorum Rabbim bizi bu hakikatlerden, bu iman yolundan ayırmasın Bundan daha büyük bir zenginlik yoktur
Hocam artık evimizde eşim, ben, altı ve yedi yaşlarındaki çocuklarımızla birlikte cemaatle namaz kılmaya başladık
Sizin önerileriniz doğrultusunda, bir günlük program yaptık
1- Beyimle birlikte her gün hem Kur'an okumayı pekiştiriyorum Hem de Cevşen okuyoruz
2- Ellişer sayfa Risale-i Nur okuyoruz Sözler'i, Mektubaf ı ve Lem'alar'ı bitirdik
3- Bir fıkıh kitabı takip ediyoruz Çünkü ibadetlerimiz ve kulluk görevlerimiz konusunda çok yetersiziz
4- Ben de, eşim de sohbetlere katılmaya çalışıyoruz
Hiç bu güne kadar tatmadığımız, yaşamadığımız kadar evimiz huzurla, mutlulukla doldu Kazayı çoktan unuttuk bile
O doktorun bize söylediğinin hikmetini ise, asla unutmadık
"Allah bir ayağı almakla size mesaj vermiş olmalı" demişti

62
Ne kadar doğru, ne kadar güzel bir söz
Evet Yüce Rabbim bize çok önemli bir mesaj verdi ve çok şükür o mesajı da anlamayı nasip etti

DEVLET NEDEN BU KİTAPLARI OKUTMUYOR?
Şimdi ben düşünüyorum Bu Risale-i Nur kitapları bu kadar etkili, bu kadar önemli Neden devlet bunları okullara koyup da, yolsuzluğa, hırsızlığa ve fanatik gruplara sapan gençliği kurtarmaya çalışmıyor Bu kitabı okuyanlar çok kuvvetli bir imana sahip oluyorlar Haramdan ve kötülükten sakınıyorlar Böyle tertemiz olan bir insan bayrağa, vatana ve toplumun huzuruna ihanet edebilir mi? Harama ve kötülüğe yönelir mi? Bunu düşündükçe üzülüyorum
Değerli Hocam,
Şimdi size telefonda anlatamadığım ve ısrarla "Yaz da gönder" dediğiniz o müthiş olaya geliyorum
Hakkıyla yazacağımı sanmıyorum Çünkü her o olaya dönüşümde kendimi kaybedecek kadar bir şok yaşıyorum
Risale-i Nurları okudukça, Bediüzzaman Said Nur-si'nin hayatını, hizmetini tanıdıkça ve talebelerinin en ağır ve zor şartlardaki hizmetlerini ve fedakârlıklarını anladıkça, bu iman ve Kur'an davasına karşı içimden müthiş bir istek, sevgi ve âdeta bir aşk yükseliyordu
Nasıl bir kız bir oğlana veya bir oğlan bir kıza delilercesine âşık olursa, ben de içimde böyle bir tutkuyu ve sevdayı yaşıyordum
İş yaparken, dolaşırken, gezerken, yatınca özel

63
olarak hayatımın her anında her yerinde bu hizmeti ve bu hizmete gönül veren ve hayatını bu uğurda geçiren insanları düşünüyordum

ÜSTAD'IN YAŞADIĞI YERLER
Üstadın yaşadığı ve hizmet ettiği yerleri görmek ve oraların manevî iklimini yaşamak için beyim ve çocuklarla bir program yaptık Isparta, Eğirdir, Barla ve Emirdağ'ı gezmeye ve oralardaki bu insanları tanıyanlarla konuşmaya ve bilgi almaya karar verdik
Seyahate çıkmadan önce de Almanya'dan gelirken Bulgaristan'da trafik kazası geçiren Bayram Yüksel veli Uçar abilerle ilgili bir yazı okumuştum, çok etkilenmiştim
İnsanların imanını kurtarmak için diyar diyar gezen bu insanların fedakârlıkları beni ağlatmıştı Biz ne türlü rahat ve lüks içindeydik, onlar ne zor ve imkânsız şartlarda bir ömür sürüyorlardı?
Bayram Yüksel abi, içimde çok derin bir sevgi ve iz bırakmıştı Nasıl bırakmasın ki, on dört yaşında daha çocuk iken Üstadın hizmetine girmiş, bir koca ömrü iman davasına feda edip, bu yolda da şehid olmuş
Ah hocam ah Bunları okuyunca kendimden, kulluğumdan ve amellerimden utanıyorum Bu halimizle ya biz ne olacağız acaba?
- İlk durağım Isparta oldu Üstadın evine gittik Oraya bizim gibi aileler de gelmişti Bir hanım kardeşimizle tanıştık Orayla ilgili bilgileri ondan aldık
Üstadın İsparta'ya gelmesinin öyküsü beni çok etkilemişti Halbuki kendisi Bitlisli olduğu halde niçin

64
buralarda hayat geçirmiş diyordum Her şeyin bir hikmeti varmış Üstadın İsparta'ya gelişinin de

BEDIUZZAMAN'IN İSYANCILARA CEVABI
Bediüzzaman hazretleri Van'da talebeleriyle birlikte ilim tahsil edip, İslâm aleminin kurtuluş reçetesini yazarken, Şeyh Said isyanı oluyor İsyanı başlatanlar Bediüzzaman Hazretlerinin doğu halkı üzerindeki etkisinden yararlanmak için, onu da isyana katılmaya davet ediyorlar
Ama verdiği cevap ne kadar etkileyici:
"Türk milleti asırlardan beri İslâmiyet'in bayraktarlığını yapmıştır Çok veliler yetiştirmiş ve şehidler vermiştir Böyle bir milletin torunlarına kılıç çekilmez" Biz Müslümanız Türk-Kürt kardeştir Kardeşi kardeşle çarptırmayız Bu şer'an (İslâmî açıdan) caiz (doğru) değildir Kılıç, haricî (dışarıdan hücum eden) düşmanlara karşı çekilir Dahilde kılıç kullanılmaz Bu zamanda yegane kurtuluş çaremiz, Kur'an ve iman hakikatleriyle tenvir (aydınlatma) ve irşad etmektir En büyük düşmanımız olan cehli (cahilliği) izale etmektir Ortadan kaldırmaktır Teşebbüsünüzden vazgeçiniz Zira akim (sonuçsuz) kalır Birkaç cani yüzünden binlerce masum kadın ve erkek telef olabilir"
Bediüzzaman hazretleri çok çalıştığı halde isyanı önleyememiştir Maalesef dediği de olmuş, binlerce masum insan zarar görmüştür

65
İSYANI ÖNLEMEYE ÇALIŞAN BEDİÜZZAMAN DA SÜRÜLMÜŞTÜ
O günün hükümeti bir daha isyan çıkar korkusuyla, doğuda etkili ve geniş çevresi olan insanları batı tarafına sürgün etmeye başlamıştı Maalesef isyanı önlemeye çalışan Bediüzzaman'ı da batıya sürüyorlar
Hatta bu sürgün esnasında bazı silâhlı gruplar gelip, "Aman efendim, müsaade edin, seni göndermeyelim Arzu ederseniz Arabistan'a götürelim" diye yalvarmalarına karşı Bediüzzaman; "Ben Anadolu'ya gideceğim Eğer Mekke'de de olsam buraya gelirdim" diyerek çok büyük bir hakikate işaret etmiştir
Ömrü sürgünlerle hapislerle ve çok ağır baskılarla I geçen Bediüzzaman Hazretleri, yazdığı Risale-i Nur eserleriyle, dünya ilim ve irfan sahasına bir güneş gibi doğmuştur Bu sayede bizim gibi yüzbinlerce, milyonlarca insan imana, topluma, devlete asi olmaktan kurtulmuş, kendine ve asli kulluk vazifesine dönerek, imanın o erişilmez hazzını yaşamıştır
Bu bana göre asrımızın en büyük olayıdır Allah, bizleri bu hakikatlere lâyık etsin
Hocam, bizi etkileyen, etkilemekten ziyade şoka sokan olay Barla'da gerçekleşmişti
Barla'ya geldik Önce Çam dağına çıktık Eşimin - ayağı protezli olduğu için epeyce zorlandık
Çam dağı çok müthiş bir yer Üstadın niçin bu dağa çıkıp, kitaplarını burada yazdığı, ibadet ve tefekkür ettiği çok iyi anlaşılıyor İnsan bu yüksek dağda, çam ağaçları arasında tarifsiz bir huzur duyuyor
66
Çam dağı, Barla'ya yaya yürüyüşüyle dört saat mesafedeymiş Ama şimdi vasıtayla dağın dibine kadar çıkılıyor Dağ, Eğirdir gölüne de hakim, çam ağaçlarıyla kaplı yüksek bir yer Buradaki güzellik ve manzara âdeta insanı büyülüyor Dağın eteğindeki çeşme buz gibi Fakat çok sıra dışı bir su Sanki her yudum insana ilâç gibi geliyor
Çam dağından sonra Barla'ya, üstadın sekiz yıl kaldığı eve gittik Önünde muhteşem bir çınar ağacı Üstad bu yüksek ağaca çıkıp Risale ve Cevşen okurmuş

Alıntı Yaparak Cevapla