08-02-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Mü’Minin Niyeti Amelinden Daha Hayırlıdır
Evet en büyük kurtuluş vesîlesi ihlâstır
Şimdi de ihlâsın ve samimiyetin ne kadar sağlam bir kurtuluş vesîlesi ve ne kadar kuvvetli bir şefaatçi olduğunu bilmek ve Allah’ın rızâsını kazanmanın ihlâsa bağlı olduğunu anlamak istersen, sahip oldukları ihlasları sayesinde mağaradan kurtulan üç kişinin örnek hallerini ifade eden şu ibretli hâdiseyi dikkatle oku ve düşün
Buhârî ve Müslim’in Abdullah b Ömer (r a )’den naklettikleri bir hadîs-i şerifte, Rasûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem meâlen şöyle buyurmuşlardır:
- Sizden evvel geçenlerden üç kişi yola çıktılar; geceyi geçirmek için mağaraya sığındılar Derken dağdan büyük bir kaya düştü ve mağaranın ağzını kapattı
Bunun üzerine birbirlerine şöyle dediler:
- İyi amellerimizi vesile yaparak Allah’a duâ etmekten başka sizi bu kayadan (buradan) hiçbir şey kurtaramaz
İçlerinden birisi şöyle dedi:
- Allahım! Benim ihtiyar annem ve babam vardı Onlar- dan evvel ne çocuklarıma ne de hayvanlara bir şey içirmez- dim Günün birinde odun toplamak için uzaklara gitmiştim Onlar uyuyuncaya kadar da dönemedim Akşam kahvaltıları için süt sağdım; fakat (geldiğimde) onları uyumuş buldum Onları uyandırmayı ve onlardan evvel âilece akşam sütü içmeyi hoş görmedim ve sabah aydınlanmaya başlayıncaya kadar çanak elimde olduğu halde onların uyanmalarını bek-ledim Çocuklar ise ayaklarımın dibinde açlıktan ağlıyorlardı Derken annem-babam uyandılar ve akşam sütlerini içtiler
Allahım! Eğer bu işi Senin rızan için yaptı isem, bu kaya yüzünden başımıza gelen belâyı bizden uzaklaştır
Bunun üzerine kaya bir parça açıldı; fakat oradan çıkamadılar
İkincisi şöyle dedi:
- Allahım! Amcamın bir kızı vardı ki, bana insanların en sevimlisi idi (Bir rivâyete göre: Bir erkek bir kadını ne kadar sevebiliyorsa ben de onu o kadar seviyordum) Onunla birleşmek istedim; fakat (iffet ve nâmusunu zedelememek için olsa gerek ki) teklifimi kabul etmedi ve bundan şiddetle kaçındı Birkaç sene sonra bir kıtlığa uğrayınca bana başvur- du Ben de kendisini bana teslim etmek şartıyla ona yüz yirmi dinar verdim O da kabul etti Bu suretle fırsat elverin- ce, (Diğer bir rivâyete göre: cinsi bir muâmeleye başlamak üzere iken) “Allah’tan kork da, haksız olarak mührü bozma ” dedi Ben de (sadece Allah’tan korkarak) çok sevdiğim o kadından uzaklaştım; verdiğim altınları da ona bıraktım
Allahım! Eğer bu işi (çok kritik bir anda haramdan uzak durmayı) sırf Senin rızanı kazanmak için yaptı isem, içinde bulunduğumuz dehşetli hâli üzerimizden gider
Bunun üzerine mağaranın ağzındaki kaya bir parça daha açıldı; fakat yine oradan çıkmaya güçleri yetmedi
Üçüncü şahıs da şöyle dedi:
- Allahım! Ücretle amele tuttum ve ücretlerini verdim; lakin onlardan biri ücretini almadan bırakıp gitti Ben de onun ücretini ürettim Derken onun nâm ve hesâbına mal çoğaldı Bir müddet sonra o adam yanıma gelerek,
- Ey Allah’ın kulu! Ücretimi ver, dedi Ben de,
- Şu gördüğün deve, öküz, koyun ve köleler senin ücretinden üremiştir Hepsini al götür, dedim O da,
- Ey Allah’ın kulu benimle alay etme, dedi Ben de,
- Seninle alay etmiyorum, dedim
Bunun üzerine o da malları aldı ve hepsini sürüp götürdü de geriye hiçbir şey bırakmadı
“Allahım! Eğer bunu senin rızan için yaptı isem içinde bulunduğumuz şu dehşetli hâlden bize kurtuluş ihsan et ve üzerimizdeki belayı defet ”
Derken taş mağaranın ağzından kaydı, onlar da oradan yürüyerek çıktılar (Buhârî, Enbiyâ, 50; Müslim, zikr, 100)
Azîzim! Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Yüce Allah katında en fazla geçerli olan çâre ve insanın kurtuluşuna en kuvvetli bir vesile olan husus, Yüce Allah’a karşı ruh olgunluğu, vicdan duruluğu, kalp sâfîliği, his hüşyarlığı, niyet sıhhati ve amel salâhatidir
Öyle ise bizler niyetimizi sık sık tashih etmeli, ihlâs ve samimiyetimizi sık sık gözden geçirmeli ve amellerimizi sık sık Kitâbullah’a ve Sünnet-i Seniyye’ye arz etmeliyiz ki, hizmet ve ticaret kuşağında kaybeden nasipsizlerden ve tırmanma şeridinde iken ayağı kayıp da gayyâyı boylayan ve maksuduna varma ve maksadına erme yolunda bir kısım mağaralarda mahsur kalan bedbahtlardan olmayalım
|
|
|
|