|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kişilik'te Temel Eğilimler
C) GÜVEN
İnsanda meydana gelen sükunet, iç huzuru güvenlik ifade eder Yani sükûnet güvenlik ihtiyacının karşılanmış olmasının bir eseridir Kendisine güvenen, içinde yaşadığı ortamdan korkmayan, ürkmeyen, her türlü tehlikeden uzak olduğuna inanabilen bir insan kolay kolay telâşlanmaz Ufak tefek işlerden müteessir olmaz Üzücü olaylar karşısında soğukkanlılığım kaybetmez, Bir başka deyişle korku, kaygı, telaş gibi duygu ve heyecanlar güvenlik eğilimine eşlik eder Güvenliğin tehlikeye düştüğü anda bu gibi heyecanlar belirir, güvenlik sağlandığında ise, kaybolurlar Sevgi, sevinç gibi duygular da güven içinde olmanın bir eseridir, sevgi de güvenin  Sevgi olmayınca, insanlar arası ilişki olumlu, sağlıklı ve sürekli olmaz, güven duyulmaz Bir insanın güvenliği gerçek ya da imgesel bir tehditle karşılaştığında hissedilen hallerden birisi de anksiyetedir Tehlikenin önemine göre anksiyetenin yoğunluğu değişir
Güvenlik ihtiyacı, hem sosyal, hem de ekonomik güvenlik şeklinde kendini gösterir Her iki güvenlik türüne, canlı kalmak, sağlıklı yaşamak, gelişmek gibi güdüler kaynaklık eder Sosyal güvenlik, başkaları tarafından sevilmek, beğenilmek isteği şeklinde ortaya çıkar Ekonomik güvenlik, çok para kazanmak, iyi bir gelire sahip olmak arzusu olarak tanımlanır
Erikson, kişilik oluşumuna getirdiği değerlendirmesinde temel güven, temel güvensizlik duygusunu birinci aşamada ele alır Bunu daha başlangıçta anne-çocuk ilişkisine dayandırır Annelerin çocuklara güvenlik duygusunu aşıladığını belirtir
"O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya yatırıyordu " âyetinde, zorluk ve sıkıntı anında müminlerin kalbinin güven ve huzurla doldurulduğu ifade ediliyor Emniyet içinde olmak insana iç huzuru sağlar, korku içinde bulunmak ise, rahatsızlık ve endişe doğurur Buna işaretle Yüce "Allah, güven ve huzur içinde olan bir şehri misal verir "
"Sonra o kederin arkasından Allah size bir güven indirdi " âyetinde de kader ve üzüntü içinde olan müminlere iç huzuru ve güven duygusu aşılandığı vurgulanıyor Savaş sırasında inkarcılar, inananları öldürmeye devam ederlerken, Yüce Allah, değerli arkadaşlarının öldürüldüklerini görmesinler, böylece de kalplerindeki korku ve çekingenlik artmasın diye, sağ kalan müslümanlara bir uyku vermiştir
"Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hâkim kıldığı gibi kendilerini de yeryüzüne sahip ve hâkim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve geçirdikleri korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vadetti " Yüce Allah, vadini gerçekleştirinceye kadar Peygamberimiz (sav) ve müminler on yıl boyunca Mekke'de korku altında yaşıyorlardı
İçinde yaşamış oldukları ortam kendilerine sürekli güvensizlik telkin ettiği için bu durum, korku ve endişe şeklinde tezahür ediyordu Eğer ortam güvenli olursa, insanlar da kendilerini güven içinde hissederler
Nitekim, "Biz, Beyt'i (Kabe'yi) insanlara toplantı ve güven yeri kıldık " âyetinde belirtildiği gibi, Yüce Allah Arapların kalbine Beyt-i haram'a karşı saygılı olma duygusu yerleştirdiği için oraya sığınan kimse güven içerisinde olur
Kişinin içinde yaşadığı şartlar, ortam ve zaman ya da imgesel yaklaşımları güven ve güvensizlik şeklindeki eğilimlerden birinin ortaya çıkmasına neden olur Güvensizlik ortamı sürekli korku, kaygı, endişe, keder, üzüntü, anksiyete gibi heyecanlara neden olurken, güvenin sağlanmasıyla bu heyecanlar yerlerini sevgi ve sevince bırakırlar
|