Yalnız Mesajı Göster

Hizmet Ehli Özel Himaye Altındadır

Eski 08-02-2012   #7
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Hizmet Ehli Özel Himaye Altındadır




HİZMET EHLİ







Mahlukatın en şereflisi olan insana verilen vazife, “Her nimetin, külfeti; nimetin büyüklüğüne göredir”, kaidesince bütün vazifelerin en yücesidir Hakka ibadet, halka hizmet şeklinde hulasa edilen bu vazife, peygamberler mesleğidir Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır: Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlar ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler müsavi olmazlar[url=http://wwwhaykirisnet/Wap/Forumasp?ccp=&konuyu=oku&konune=8375#_ftn 1] Peygamber Efendimiz (SAV) ise, Hz Ali (RA)’a şu nasihatte bulunmuşlardır: “(Ya Ali!) Allah’a yemin ederim ki, senin vasıtan ile Allah’ın bir kişiye hidayet vermesi, senin için, kırmızı develere sahip olmaktan daha hayırlıdır”[url=http://wwwhaykirisnet/Wap/Forumasp?ccp=&konuyu=oku&konune=8375#_ftn 2] Allah yolunda yapılacak hizmetlerde gösterilecek gayretin en güzel misâli, peygamberler ve onların vârislerinin hayatlarıdır Yıllarca dînî teblîğ ettiği halde, sadece bir kişinin hidayetine vesile olan peygamberler olmuştur Bütün sıkıntılara rağmen, tebliğ vazifesindeki gayretleri asla eksilmemiştir Din-i Celil-i İslam’ı tebliğ hususunda, Peygamber Efendimizin çektiği sıkıntıları ve bunlara karşı gösterdiği sonsuz tahammülü kelimeler ile anlatmak mümkün değildir Bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Yemin ederim ki, Allah yolunda, kimsenin görmediği eziyetleri gördüm Allah uğrunda, hiç kimsenin görmediği korkulara maruz kaldım Öyle bir otuz gün ve gece geçirdim ki, Bilal’in koltuğu altında sakladığı yiyecek dışında ne bende ne Bilal’de bir canlının yiyebileceği bir şey vardı!”[url=http://wwwhaykirisnet/Wap/Forumasp?ccp=&konuyu=oku&konune=8375#_ftn 3] Kendisine halini arzeden Ümmü Süleym’e de, şöyle buyurmuşlardır: Sabreyle! Allah’a kasem ederim ki, yedi günden beri Muhammed’in âilesinin yiyeceği yoktur Üç gündür taştan tencerelerinin altında ateş yakılmadı! Vallahi, Allahü Teala’dan bütün Tihâme dağlarını altın yapmasını isteseydim, arzumu gerçekleştirirdi”[url=http://wwwhaykirisnet/Wap/Forumasp?ccp=&konuyu=oku&konune=8375#_ftn 4] İşte çektiği sıkıntılar Ve işte vazifesindeki gayreti: “Ey Habibim! Nerdeyse sen, bu söze (Kur’an’a) inanmayanların ardından üzülerek kendini helak edeceksin”[url=http://wwwhaykirisnet/Wap/Forumasp?ccp=&konuyu=oku&konune=8375#_ftn 5] Kendisini dinimizin en iyi, en doğru ve en süratli bir şekilde öğretilmesi ve yaşatılması davasına veren; “Efendi, biraz istirahat buyursanız” denildiğinde: “Günde binlerce insanın imanı sönerken, ben nasıl ayaklarımı uzatıp yatabilirim, buyuran; “Hocalıkta bize ekmek kalmadı”, diyenlere: “Efendiler! Hocalık bir meslek, bir ekmek teknesi değildir Hocalık, Allah’ın, Rasülüllah’ın, kitabullah’ın ve din-i mübin-i İslamın tebliğ memurluğudur”, şeklinde cevap veren; hastalığı sebebiyle, istirahat ettiği odasına, elinde kitabıyla giren talebesine: “Gel evladım, biraz okuyalım Biz değil yorgunluk, rahatsızlık; mezara gidiyor dahi olsak; okumak, okutmak ve hizmet denilince koşarız”, buyuran son devrin din alimlerinden Süleyman Hilmi Tunahan Efendi Hazretleri, ve daha nice peygamber varisleri maruz kaldıkları sıkıntılara rağmen, gayret-i diniyyelerinde zerre kadar noksanlık olmadan, kendilerine verilen vazifeleri en güzel şekilde ifa etmişlerdir Peygamber Efendimiz bir savaş dönüşü, kızı Hz Fatıma RAnha’nın evine uğramışlardı Hz Fatıma, çok sevdiği babasının, yüzünün solmuş, elbiselerinin eskimiş olduğunu görünce, dayanamayıp, Allah Rasülünün boynuna sarılarak, ağlamaya başladı Kızını teselli etmek isteyen fahr-i alem: “Ya Fatıma, ağlama! Allah, babanı öyle bir dava ile göndermiştir ki, bu din gecenin olduğu her yere ulaşacak, yeryüzünde topraktan, deve tüyünden ve kıldan mamul ne kadar ev varsa, Allah bu dava sebebiyle, evlere ya izzeti, yahut zilleti verecek[url=http://wwwhaykirisnet/Wap/Forumasp?ccp=&konuyu=oku&konune=8375#_ftn 6], buyurdular Şu bir hakikattir ki, bu hizmetlerin bize ihtiyacı yoktur Cenabı Hak, dininin, kıyamet sabahına kadar devam edeceğini, kendi kelam-ı kadimiyle yazmış, bir kafirle dahi olsa, bu dinin her tarafa yayılacağını bildirmiştir O halde, müslümanlar olarak, bütün arzu ve gayretimiz, Cenab-ı Hakk’ın bizleri dininin hizmetçilerinden kılmasıdır Fakat, Allah’ın dinine hizmet büyük bir nimettir “Bu istemekle elde edilecek bir devlet değildir Lakin zaman içinde belli kimselere, Allah tarafından verilir Peygamber Efendimiz, Hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Dünyanın ömrü olduğu müddetçe, Allah’ın kıyamet emri gelinceye kadar, ümmetimden hak üzere, gâlip ve daima dine destek olan bir cemaat asla zail olmayacak Bunlar dine sahip çıkacaklardır Kendilerine muhalefet edenler onlara hiçbir zaman zarar veremeyecektir


Alıntı Yaparak Cevapla