08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Hizmet Adamı
Dün olduğu gibi bugün de Hicret Yılı’nın bir Hicret günü 
Yarın da bir Hicret günü olacak 
Çünkü Müslümanlar, Hicret Adamlarıdır 
İçlerinde hep Hicretin sızısını duyarlar 
Ocakta ateş mi var Yakında sönecektir bilirler 
Yol tepeye mi çıkıyor Biraz sonra inecektir yamaçtan, farkındadırlar 
Şimdi kılıç gibi doğan güneş, sonra bomba gibi batacaktır 
Yeşil ağaç kuruyacak, su çekilecek,
Kara kış, yazı kovalayacak ve kovacaktır 
Batılı insan, turist olur, olabilir Ama Hicret adamı olamaz 
Müslümansa; turistken de Hicret adamıdır 
Bu dünyada Hicrettedir müslümanlar 
Bu çağda Hicrettedirler 
Bu Ülkede Hicrettedirler Takvimleri Hicretle başlar 
Çile bir Hicrettir 
Çilesini bitiren müslüman,
Hicretini tüketip, Medine’sine ulaşmış olandır 
Her namaz, bu yerlerden bir Hicrettir 
Oruç, vücûdun eşyadan Hicretidir 
Hac, zaten bir hicrettir 
Zekât, bile malın maldan Hicretidir 
İşte müslüman, en büyük yakınlığa ermek için,
bu içiçe Hicret pınarlarından yıkanan kişidir 
Müslüman, Hicretle gusletmiş kişidir 
Müslüman, Hicretle teyemmüm etmiştir 
Hz İbrahim’in Arabistan yolculuğu 
Hz Yusuf’un Mısır’a köle olarak gidişi 
Hz Musa’nın Sina Dağı’na çıkışı 
Bütün bunların hepsi,
büyük Hicretin sembolik muştucularıdır,
Fetihler ve zaferler ise; Hicret yemişleri,
Hicretin yemişleri 
Tarikat; yol demektir Derviş de bir Hicret eridir 
Tasavvufsa; bir Hicret Düğünü  
İçimizde durmamacasına Mekke’den Medine’ye
gidip geliyoruz 
Mekke ile Medine arasında Hicret edip duruyoruz 
Ne mağaralardan geçmiyoruz 
Ne ağlar korumuyor bizi 
Ne yılanlar ısırmıyor  
Dün Hicretin bir günü idi,
Bugün de yine bir Hicret Günü 
Her müslüman, bir Hicret dönemi geçirecektir hayatında 
Fakat bir gün gelecek Hicret bitecektir 
Bitecektir ama, ölünceye kadar gönlünde,
Hicretin acı ve haz karışık verimini duyacak
ve tadacaktır müslüman 
Hicret başlangıçta kanla karışık bir süt akımıdır 
Sonra kan azalır azalır, en son arı duru bir süt kalır 
Süt ise, İslam’ın şiarlarındandır 
Bu çağın insanı, dünyaya kendisini o kadar yerleşik saymaktadır ki,
Hicretin gök sofrası ni’metlerinden haberli bile değildir 
İçinde bir Hicret mimarisi yoktur da ondan 
Ölüme karşı hazırlıksızdır 
Ölümün sesi onun için bir göç alarmı değil,
bir yamyam tamtamıdır 
O ölüm önünde,
yamyamlarla kuşatılmış bir beyazın duygusunu taşır 
Çocuk kaçıran bir al karısıdır, ölüm onlar için,
Evin önünde kişneyen,
Hicret zamanını sezip te kişneyen
safkan bir Arap atı değildir 
Ama müslüman, ölümden önce ölüme Hicret etmiş kişidir 
Ölüm ona, nice yarış birincilikleri kazandırmış,
Bir koşu atı değil midir? 
Akıncı, bir bakıma bir Hicret adamıdır 
Asker, bir bakıma bir Hicret adamıdır 
Şehid, Hicretini donatıp giden kişidir 
Gazi ise, Hicretten dönendir 
Biz bir kaç yüzyıldır Hicret Köprüsünü yıktık 
İçimizdeki Mekke ve Medine birbirinden koptu 
Kişi ile toplum arasındaki, birbirine göç ediş mimarisi çöktü 
Ahiretin bu dünyadaki izi olan Hicret Adamı özelliğini anlamaz olduk 
Bu dünyaya yerleşmek istedik 
O yüzden bir sürgüne mahkûm edildik 
Kendi kendimizden sürgün edildik 
Çağdan sürüldük 
Kendi ülkemizde, kendi evimizde sürgünüz şimdi 
HİCRETİN KUTLU OLSUN VE DEVAM ETSİN 
Sezâi Karakoç
|
|
|
|