|
Prof. Dr. Sinsi
|
İhlas
Ömer ibnu'l Hattâb radıyallahu anh'tan şöyle dediği rivayet edilir:Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim: "Ameller şüphesiz niyetlere göredir ve herkes için ancak niyet ettiği vardır Kimin hicreti Allah ve Rasulü’ne ise o kimsenin hicreti Allah ve Rasulü’nedir Kimin de hicreti elde edeceği bir dünyalık ya da evlenmek istediği bir kadın içinse o kimsenin hicreti de kendisi için hicret ettiği şeyedir " Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet eder
İhlas; niyetin ve amelin saf olması, niyeti ve ameli batıl kılacak veya kemaline zarar verecek; riya, gösteriş ve kendini beğenme benzeri batıl istekler ve sonradan uydurulmuş bid'atlar gibi her türlü kusurdan ve karışmadan arınmış olması anlamındadır Doğru niyet ve ihlaslı amel, içerisine dışkı ve kan karışmayan süt gibidir Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Davarlarda da sizin için elbette bir ibret vardır Size onların karınlarındaki dışkı ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla geçen halis bir süt içiriyoruz )
Amel, aynı şekilde olur fakat hükmü samimi niyet ve ihlasa, kötü niyet ve aldatmaya göre değişir Amelinde ihlaslı olan, Allah'a yakınlaştırılanlardandır Niyetine başka bir şey sokarak aldatan ise Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılan ve azap edilenlerdendir İşte bir topluluk  Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte ihlas ile namaz kılarlar ve cihat ederler Onlar, en yüce makamlardadır Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır Allah, onlar hakkında şöyle buyurur: (Onlar, namazlarına devam edenlerdir İşte asıl bunlar mirasçılardır Firdevs'e mirasçı olan bu kimseler, orada ebedi kalıcıdırlar ) Yine Allah, bu sahabiler hakkında şöyle buyurur: (Fakat, peygamber ve beraberindeki müminler, mallarıyla ve canlarıyla cihat ettiler İşte onlar için hayırlar vardır ve onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir Allah onlara altından nehirler akan cennetler hazırlamıştır Orada ebediyyen kalıcıdırlar işte en büyük kurtuluş budur )
Ve münafıklardan oluşan başka bir topluluk  Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte namaz kılar ve cihat ederler Fakat onlar ihlastan ve imandan yoksundurlar Onlar, en kötü makamlardadır Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Şüphesiz münafıklar cehennemin en aşağı tabakasındadırlar Onlara hiçbir yardımcı bulamazsın )
Amelin şekli aynıdır Fakat ihlaslı olanlar, Allah'a yakınlaştırılan ve kazananlardır Riyakârlar ise Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılan ve kaybedenlerdir Biri, Allah yolunda cihat edilen bir savaşta öldürülmüştür Diğeri,Kur'an okur; malını, hayır yollarında infak eder Allah Teâlâ, onları iki gruba ayırır Bir grup cennettedir ve bir grup da cehennemdedir Amelinde Allah için ihlaslı olanı, Allah derecelerle yükseltir Riya ve gösteriş olarak amel işleyeni de kat kat alçaltır Enes radıyallahu anh'tan şu rivayet edilir: Harise b Sürâka'nın annesi Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gelir ve şöyle der: "Ey Allah'ın Rasulü! Bana, Harise'den bahsetmez misin? O, Bedir günü öldürülmüştü Cennette ise sabrederim Bunun dışında bir yerdeyse, onun için çokça ağlayacağım Rasulullah şöyle buyurur "Ey Harise'nin annesi! Cennette bir takım cennetler vardır Senin oğlun, Firdevsi'l A'lâ'ya ulaşmıştır " Bu hadisi Buhari rivayet eder Abdullah b Amr radıyallahu anh, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Kur'an ehline denir ki, ' Oku ve yüksel; dünyada tertil ile okuduğun gibi yavaş yavaş oku Makamın, okuyacağın son ayete kadar yükseldiğin yerdedir " Bu hadisi Ebu Davud ve Tirmizi rivayet eder Tirmizi "Hasen-sahih bir hadistir" der
Ebu Kebşe Amr b Sa'd el-Ensari radıyallahu anh'tan şöyle dediği rivayet edilir:Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Dünya ehlinin hali şu dört insanın hali gibidir: Allah'ın kendisine mal ve ilim verdiği bir kul  Allah'tan hakkıyla korkar, akrabalık bağlarını gözetir ve Allah'ın bu nimetlerdeki hakkını bilir Bu kul makamların en üstünündedir Allah'ın kendisine ilim verdiği ve mal vermediği bir kul  Niyetinde samimidir 'Şayet malım olsaydı, falancanın yaptığı gibi yapardım' der Bu onun niyetidir ve o ikisinin sevabı aynıdır Allah'ın kendisine mal verdiği ve ilim vermediği bir kul  Malını bilgisizce, gelişigüzel harcar Rabbinden gereği gibi korkmaz, akrabalık bağlarını gözetmez ve Allah'ın malındaki hakkını bilmez Bu kul, makamların en kötüsündedir Allah'ın ne mal ne de ilim verdiği bir kul  'Şayet malım olsaydı, falancanın yaptığı gibi yapardım' der Bu onun niyetidir ve o ikisinin günahı aynıdır " Bunu, Tirmizi rivayet eder ve "Hasen-sahih bir hadistir" der
Düşün ey müslüman! Kendisiyle Allah'ın rızası ve ahiret yurdu istenilen bu salih ameller, ihlas onların özü ve temeli olunca sahibi nasıl da kazananlardan ve yakınlaştırılanlardan olur
Sonra yine düşün! Aynı ameller, ihlastan yoksun olunca ve riya karışınca sahibi nasıl da Allah'ın rahmetinden kovulanlardan ve zarara uğrayanlardan olur
Ebu Hureyre radıyallahu anh şöyle der: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim: "Kıyamet Günü, insanlar arasında ilk olarak hesabı görülenler şu kimselerdir: Savaşta öldürülmüş bir kimse getirilir ve Allah ona nimetlerini hatırlatır, o da kabul eder Şöyle buyurur: "Bu nimetler karşılığında ne yaptın?" "Şehit olana kadar senin yolunda savaştım" der Şöyle buyurur: "Yalan söyledin Bilakis sen, cesur denilsin diye savaştın ve denildi de " Sonra götürülmesi emredilir Cehennem’e atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenerek götürülür İlim öğrenen ve öğreten, Kur’an okuyan bir adam getirilir ve Allah ona nimetlerini hatırlatır, o da kabul eder Şöyle buyurur: "Bu nimetler karşılığında ne yaptın?" "İlim öğrendim ve öğrettim, senin rızân için Kur’an okudum" der Şöyle buyurur: "Yalan söyledin Bilakis sen, alim denilsin diye ilim öğrendin, güzel Kur’an okuyor denilsin diye Kur’an okudun ve denildi de " Sonra götürülmesi emredilir Cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenerek götürülür Allah’ın her türlü maldan bolca verdiği zengin bir kimse getirilir ve Allah ona nimetlerini hatırlatır, o da kabul eder Şöyle buyurur: "Bu nimetler karşılığında ne yaptın?" "İnfak edilmesini/harcanmasını sevdiğin hiç bir yol bırakmadan hepsinde senin rızân için infak ettim/harcadım" der Şöyle buyurur: "Yalan söyledin Bilakis sen, cömert denilsin diye bunu yaptın ve denildi de " Sonra götürülmesi emredilir Cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenerek götürülür " Bu hadisi, İmam Müslim rivayet eder
|