08-02-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Zaman Ve Mekanın Farklı Olmasıyla Birbirine Denk
Hz Peygamber şöyle buyurmuştur: "Allah'ın en çok sevdiği mekanlar mescitlerdir, en çok nefret ettiği mekanlar ise çarşılardır " Burada Allah'ın sevmesinden murad, Kuran okunması, Allah'ın zikredilmesi, itikafa girilmesi, namaz kılınması gibi orada yapılan ibadetlerin sevilmesidir Allah'ın çarşılardan nefret etmesinden murad ise hile, ihanet, kötü muamele, iyiliğin emredilmeyip kötülüğün nehyedilmemesi, gözlerin haramdan sakmdırılma-ması gibi orada meydana gelen şeylerden nefret edilmesidir
Aynı şekilde Bir beldenin güvenli ya da güvensiz olarak nitelendirilmesi o belde insanlarının güvende olup olmamalarıyla ilgilidir Yine bir şeyin sevilen olarak nitelendirilmesi, o şeyde Allah ve Resulünün sevdiği bir vasfın bulunmasından ötürüdür Bu şekilde nitelendirilen şey aynı zamanda Hz Peygamberin yaptığı ve ashabını ona yönlendirdiği şeydir ki bu durum vacip olduğu anlamına gelir Allah'ın sevdiği şeyi Resulüllah'ın da sevdiğinde şüphe yoktur
Aynı şekilde Resulüllah Medine'ye hicret edince orada yerleşmesi ve ailesini oraya hicrete yönlendirmesi, Allah ve resulünün diğer şehirlere yerleşmekten ziyade istediği bir şeydir Allah'ın daha çok istediği bir şeyin yapılmasını resulünün de diğer şeylere nazaran daha çok istediği malumdur Yukarıdaki hadiste geçen "senin en çok sevdiğin mahalle" ifadesi aynı mekanın Resulüllah için de en çok sevilen mekan olmadığı anlamına gelmez Yine aynı hadisteki "benim en çok sevdiğim mekan" ifadesi aynı mekanın Rabbi için de en çok sevilen mekan olmadığı anlamına gelmez Dolayısıyla hadiste her iki belde için kullanılan en çok sevilen ifadesi her bir beldenin hem Cenab-ı Allah hem de Resulü için çok sevildiği anlamına gelir Zira Resuîullah'm Allah'ın sevdiği bir şeyi sevme hususunda O'na muhalefet etmesi düşünülemez Her iki beldenin de; vahyin insanlara bildirilmesi, Allah'a itaatin emre-dilmesi, Allah'a itaatsizliğin nehyedilmesi gibi şeylerin oralarda meydana gelmesi hasebiyle sevilen olarak vasıflandırılması mümkündür Zira bunlar Allah ve Resulünün diğer nafile ibadetlere nazaran yapılmalarını daha çok istedikleri şeylerdir
Sonuç olarak, hadisin şu şekilde anlaşılması en doğru yoldur; 'Beni dünya hayatım için en çok sevdiğim mahalden çıkarıp ahiret için en çok sevdiğim mahalle yerleştirdin " Zira Cenabı Allah vahyi kemale erinceye kadar emirlerini bildirip dinini tamamladı Nihayet Resulünü dinini kemale erdirip nimetini tamamladığına dair müjdeledi: "Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı seçtim "
Mekan ve zamanların onlarda cereyan eden şeylerin sıfatlarıyla vasıflan-dınldığına dair Cenabı Allah'ın şu sözleri de örnek olarak verilebilir: "Ey Rabbim, burayı güvenli bir şehir yap"[size="4"], "Bizim Mekke'yi güvenli bir yer yaptığımızı görmediler mi?" Her iki ayette de zikredilen şehirler, o şehir halkının vasıflarıyla vasıflandırılmıştır "Ben ancak bu şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum, ki O burayı dokunulmaz kılmıştır " Bu ayette de şehir, o şehirde bulunan avlanma, ağaçların kesilmesi ve otların biçilmesinin yasak oluşu ve bulunan kayıp mala el konulamayacağı gibi dokunulmazlıklar ile vasıflandırılmıştır Allah (cc) şu ayetlerde de bazı ayları haram ay (savaşmanın yasak olduğu ay) olarak vasıflandırmıştır: "Bunlardan dördü haram aylardır", "haram ay haram aya karşılıktır "
Araplar arasında da şu sözler yaygındır; soğuk gün, uyuyan gece, oruç tutan gün Nitekim şair Cerir'in bir mısraı şöyledir: "Ben uyudum ama hızla akıp giden gece uyumadı" Yine Kuranda şu ayetler geçmektedir; 'Tşte o gün zorlu bir gündür", "Yoksa sizi muazzam bir günün azabı yaka layı verir " Yine Kuranda çetin bir gün, belalı bir gün, zor bir gün gibi ifadeler geçmektedir Tüm bunlar, o zamanda meydana gelen şeylerin sıfatlarıdır Aynı şekilde Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olmakla vasıflandırılması da bu kabildendir Zira bin aydan daha hayırlı olma o gece yapılan amellere ait vasıftır
|
|
|
|