Yalnız Mesajı Göster

Selefin İbadet Anlayışı

Eski 08-02-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Selefin İbadet Anlayışı




Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım) Ayetin anlamı şudur: Bizler ancak ibadet etmek için yaratıldık Allah, hayatımızı ibadet dışında birşeyle geçirmemizi kabul etmez Namaz, oruç, zekat, hac ibadettir Doğru söylemek, emaneti yerine vermek, anne-babaya iyilik ve akrabaları ziyaret etmek, anlaşmalara bağlı kalmak, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak; komşuya, yetime, fakire, yolda kalmışa iyilikte bulunmak ibadettir Dua, zikir ve okuma ibadettir Allah'ı ve rasulü'nü sevmek, Allah'a tevbe etmek ibadettir Allah'ın hükmüne sabretmek, nimetlerine şükretmek, kaderine rıza göstermek, bağışlamasını ümit etmek ve azabından korkmak; bütün bunların hepsi ibadettir

Uzun tarihleri boyunca müslümanların başına gelenler ve bugün bizim başımızda olan birçok musibet, sadece ,badet anlayışındaki sapma nedeniyledir İbadetin iki şartından; Allah için ihlas ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine uygunluktan sapmanın sonucudur İhlasın terki, tek Allah'a yapılması gereken ibadetin -peygamberler, melekler ve veliler olsa bile- başkasına muhtaç yaratılmışlara yapılması sonucunu doğurmuştur Allah'a yaklaşmak için salih kimseleri aracı koyarlar

Sünnete uyma noktasındaki sapma ise; Allah'ın izin vermediği ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ibadet olarak belirlemediği çeşitli ibadetlerin, değişik şekillerde yapılan bid'at zikirlerin ve sözlerin ortaya çıkmasına yolaçmıştır Bid'atlık, yapılışında veya sayısında, şeklinde veya eda ediliş biçiminde, zamanında veya mekanında olabilir Bütün bunlar, onu yapan kimseden kabul edilmez Çünkü bu, Allah'ın izin vermediği bir ibadet koymadır

Bazıları, ibadet anlayışını belirli şekillere sahip ibadetlerlesınırlı kabul eder İbadet ederken ameli terkeder Başka bir amel anında da ibadeti terkeder Genel ibadet anlayışı budur Davranışlarıyla ve sözleriyle şu cahiliye sözünü dile getirirler: "Kadının örtüsünden ve çalışmasından dine ne?! Özel hayatımıza din ne karışır?! Kadının elbisesinden İslam'a ne?! Faizle alışverişe din ne karışır?!" İstenilen, dini hayattan çıkarıp mescidin duvarları arasına sıkıştırmaktır Bu nedenle; namaz kılan, oruç tutan ve Kur'an okuyan birinin sahtekarlık yapmaktan, faizle alışverişten ve zulmetmekten kaçınmadığını görürsün Namaz kılan ve oruç tutan bir kadının şeriata muhalefet etmekten kaçınmadığını; açılıp saçıldığını, erkeklerle birlikte bulunduğunu ve haram olan şeylerle süslendiğini görürsün

İslam kardeşleri!

Nefsin istediği ve yaşamak için gerekli ameller, salih niyetle büyür ve ibadet oluncaya kadar yücelir Aynı şekilde mubahlar da amel defterine ibadet olarak yazılır Çiftçi tarlasında, işçi fabrikasında, tacir dükkanında, memur işyerinde ve her meslek sahibi kendi mesleğinde yaptığı işi ibadet haline getirebilir İş, ibadet olunca da; sahibi onu hainlikle kirletmeyecek ve sahtekarlıkla ifsat etmeyecektir Saflığını; yalan ve hile ile, insanların malını haksız yere yiyerek karartmayacaktır

İşte bu, ibadetin geniş anlamıdır Tâatın kapsamlı şekilde tasavvurudur Müslümanı; hayır ve rahmet çağlayan, fayda ve bereket fışkıran bir pınar haline getirir Müslümanın azmi kuvvetlenir ve ibadet için, ümmete yardım için gayreti artar

Üzülenin gözyaşını siler Sıkıntıda olanın sıkıntısını hafifletir Felakete uğrayanın yarasını sarar O, bu davranışında ibadet duygusu hisseder Aynı şekilde, çaresiz kimsenin açlığını bastırır Zulme uğrayana arka çıkar Yenilenin hatasını affeder Ağır bir borç altında olanın borcunu öder Yolunu kaybedene yol gösterir Bilmeyene öğretir İnsanlardan bir kötülüğü giderir veya yoldan eziyet verici birşeyi kaldırır

Hergün ümmetin binasına salih bir tuğla koyabilirsin İbadet ve iyilik hanene -senin tarafından basit ve terazide hafif görünse de- ahiret terazisinde ağırlığı ve değeri olan ameller ekleyebilirsin Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'im şu sözüne kulak ver: "Size orucun, namazın ve sadakanın derecesinden daha üstün bir amel bildireyim mi?" buyurur "Evet, ey Allah'ın Rasulü!" derler Şöyle buyurur: "İki kişinin arasını düzeltmektir İki kişinin arasını bozmak ise (dini) kökünden kazır" Bu hadisi Ebu Davud rivayet eder Hasta ziyareti hakkında da şöyle buyurur: "Kim bir hastayı ziyaret eder ya da Allah için bir kardeşini ziyaret ederse bir münadi ona şöyle seslenir: Makbul oldun ve yürüyüşün de makbul oldu Ve cennette bir yer hazırladın" Bu hadisi Tirmizi rivayet eder

Müslim; Sahihi'nde, Ebu Hureyre radıyallahu anh'tan şunu rivayet eder: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Bir adam yolda yürürken, yolun üzerinde dikenli bir dal gördü ve onu yoldan uzaklaştırdı Allah, yaptığına karşılık olarak onu bağışladı" Yine Sahih-i Müslim'de Ebu Zerr radıyallahu anh'tan rivayet edilen bir hadiste Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Ümmetimin amelleri, iyisi ve kötüsü bana gösterildi Onların güzel amelleri arasında, yoldan eziyet verici bir şeyi kaldırmayı buldum"

Salih amelleri belirli ibadetlerle sınırlamak, takvalı yaşamak isteyenlerin vakitlerini, o amellerin tekrarı ile geçirmelerine yolaçar Onlar, başka bir ameli, Allah'ın rızasını elde etmek için bir araç olarak görmezler ve yeryüzünün ıslahını terkederler

İslam kardeşleri! Allah'tan hakkıyla korkun İbadeti bozan ve sevabını gideren şeylerden sakının Bunlardan biri de Allah azze ve celle'ye şirk koşmaktır Riya ve gösteriştir Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Eğer onlar Allah'a şirk koşsalardı yapmakta oldukları amelleri boşa giderdi) Dinde bid'at ortaya çıkarmak da bunlardandır Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Kim bizim emrimiz olmayan bir amel işlerse o reddedilmiştir" Bu hadisi, Müslim rivayet eder İnsanlara zulmetmek; canlarına, mallarına ve ırzlarına tecavüz etmek de bunlardandır Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Ümmetimden iflas eden kimse odur ki, Kıyamet günü namazla, oruçla ve zekatla gelir Buna sövmüş, şuna iftira etmiştir Bunun hakkını yemiş ve şunun kanını dökmüştür Bir diğerini ise dövmüştür Buna, onun sevabından verilir; diğerine de sevabından verilir Üzerindeki haklar alınmadan önce sevabıı biterse onların günahlarından alınarak ona yüklenir Sonra da cehenneme atılır" Bu hadisi, Müslim rivayet eder

İnsanın sonucunu düşünmeden söylediği bazı çirkin sözler de bunlardandır: Ebu Hureyre radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Kişi, hiçbir sakınca görmeyerek Allah'ı kızdıracak bir söz söyler de o sözü nedeniyle cehennem ateşinde yetmiş yıllık bir mesafeye aşağıya iner" Bunu, İbni Mace rivayet eder Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: Bir adam şöyle der: "Allah'a yemin olsun ki; Allah, Falan'ı bağışlamaz" Allah Teâlâ da şöyle buyurur: "Falan'ı bağışlamayacağım diye benim adıma yemin eden kim? Şüphesiz ben Falan'ı bağışladım ve senin amelini boşa çıkardım" Bu hadisi, Müslim rivayet eder

Sahih-i Müslim'de; Ebu Hureyre radıyallahu anh'tan şu rivayet edilir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurur: "Bir adam, yol üzerine uzanan bir ağaç dalının yanından geçerken "Allah'a yemin olsun ki; bunu, eziyet vermemesi için müslümanlardan uzaklaştıracağım" der ve bu yüzden cennete girdirilir"

Allah'a kulluk, bütün âzâların ve hislerin Allah'a ibadetle ve O'nun emrini yerine getirmekle meşgul olmasını gerektirir Kafirlerin ve dinsizlerin haram kılınan sözlerini dinlemeyi terkederek Allah'a ibadet eder

Allah'ın haram kıldığı şeylerden bakışlarını koruyarak Allah'a ibadet eder Bakışlarını, Kur'an'a ve ilmi eserlere bakmak gibi vacip olan yerlerde kullanır Diliyle Allah'a salih bir şekilde ibadet eder Onu daima Allah'ı zikirle ve Allah'ın sevdiği güzel sözlerle meşgul eder Boş sözlerden dilini korur Yalancı şahitlikten, başkalarını ayıplamaktan ve gıybetten uzak durur Zikir, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak, insanların arasını ıslah etmek gibi güzel sözlerle meşgul olur

Allah Subhanehu ve Teâlâ'ya elleriyle ve ayaklarıyla ibadet eder Elini ancak Allah için, Allah yolunda ve Allah'ın rızasına uygun bir şekilde kullanır Ayaklarının, Allah'a kulluğa bağlılığını gözetir Onlarla ancak Allah'a ibadet için ve O'nun rızası doğrultusunda yürür Onlarla cuma ve cemaat namazlarını kılmaya, vacibi eda ederek sevap kazanmaya koşar

Allah Teâlâ şöyle buyurur: (De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi Alemlerin Rabbi Allah içindir O'nun ortağı yoktur Bana sadece bu emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim)

Alıntı Yaparak Cevapla