08-02-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Muttakiler İnsanların En Keremlisidirler:
Abdullah b Amr anlatıyor: Peygamber'e;
"En efdal insan kimdir?" diye soruldu O da;
"Kalbi temiz, dili doğru sözlü olan herkes " dedi Orada olanlar;
"Doğru sözlülüğün ne demek olduğunu biliyoruz, kalbi temiz olmak nedir?" diye tekrar sordular Peygamber;
"O, Allah'tan ittika eden tertemiz kalptir İçinde günahı yoktur, zulüm yoktur, kin yoktur, hased yoktur " buyurdu
Kalp imanın yerleştiği yerdir İnkâr veya kabul kalpte olur Takva bilincinin yeri de kalpdir Nitekim Peygamberimiz (s a v) kalbini göstererek; "İşte takva buradadır " derken buna işaret ediyordu Şekillerin, giyilen elbiselerin, sahip olunan servetlerin, ya da elde edilen makamların ne değeri olabilir ki?
Bir hadiste şöyle buyuruluyor:
"Allah (cc) sizin mallarınıza ve şekillerinize bakmaz, fakat O sizin kalplerinize ve amellerinize bakar "
Abdullah b Ömer (r a), Rasûlullah (s a v)'ın Mekke'nin fethi günü şöyle söylediğini rivayet ediyor:
"Ey insanlar, Allah (cc) sizden cahiliyyenin kibirini ve atalarla övünme ahlâkını giderdi İnsanlar iki kimse gibidirler: Birr sahibi (iyilik eden), muttaki ve kerim (değerli); diğeri ise, günaha dalan, şaki (günahları sebebiyle bedbaht) ve değersiz olan İnsanlar 'dem'in çocuklarıdır, dem ise topraktandır " Sonra Hucurât 13 âyeti okudu "
Ebu Said el-Hudrî (r a)'den rivayetle, Peygamberimiz (s a v)'e;
"İnsanların en faziletlisi kimdir?" diye soruldu Buyurdu ki:
"Malıyla, canıyla Allah yolunda cihad eden mü'min "
"Sonrakim?" denildi
"Vadilerden bir vadide Allah'tan ittika eden ve insanlara kötülüğü dokunmayan mü'mindir " diye cevap verdi
Bütün bunlara rağmen insanlar her dönemde atalarıyla övünmeyi, soylarından dolayı üstünlük taslamayı, seçilmiş ırka mensup oldukları, başkalarından daha üstün oldukları iddialarını terk etmemişlerdir Özellikle yirminci asır, ırkçılığın, ulus eksenli ideolojilerin çağı olmuştur denilebilir Bu hastalıktan Müslümanların bile tamamen kurtulamayacaklarını Peygamberimiz (s a v) şöyle açıklıyor:
"Ümmetimin tamamen terk edemeyeceği dört cahiliyye âdeti vardır Bunlar: Asaletle övünmek, başkalarının soyuna dil uzatmak, yıldızlar aracılığıyla yağmur istemek ve ölünün arkasından feryad ederek ağlamak "
Muttaki Müslümanların Allah (cc) katındaki dereceleri elbette inkarcı kâfirlerden daha yücedir Onların makamı 'âlâ-yı ılliyyîn (yücelerin en yücesi)'nde, inkarcılar ise 'esfel-i sâfilîn (aşağıların en aşağısı)' dediler Mü'minler ahirette izzetin ve kerametin doruğunda, kâfirler ise zilletin ve sıkıntının çukurundadırlar
"İnkâr edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi) Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler Oysa Allah'tan ittika edenler, kıyamet günü onların üstündedir Allah dilediğine hesapsız rızık verir
H Kerim Ece
|
|
|
|