|
Prof. Dr. Sinsi
|
Takvanın Boyutları
12- Takva Üzerine Kurulu Mescitler:
Tebuk Seferi'nden önce münafıklar, Küba Mescidi'nin yanına güya sakatlar ve yaşlılar için yeni bir mescit yapıp Peygamberimizi orada namaz kılmaya davet ettiler Peygamberimiz, sefer ile meşgul olduğunu söyleyerek, sefer dönüşü Allah izin verirse oraya gelip onlara namaz kıldıracağına dair söz verdi
Hicretten önce Hristiyan olup rahipliğe kadar yükselen Ebu Amir, Peygamberimizin Medine'ye yerleşmesini ve Müslümanların gün geçtikçe daha güçlü bir konuma gelmesini bir türlü hazmademedi Mekke'ye gitti ve Mekkelileri Müslümanlara karşı kışkırttı Huneyn Savaşı'ndan sonra da Şam'a kaçtı Giderken de yandaşlarına sürekli savaş hazırlığı yapmalarını, kendisinin de Kayser'e gidip ordu toplayacağını ve onunla Muhammed'i ve arkadaşlarını Medine'den çıkaracağını söyledi Bu plânın bir parçası olarak da arkadaşları onun isteğiyle yeni bir mescit yapmışlardı
Peygamberimiz (s a v) Tebuk'ten dönünce yanına gidip isteklerini tekrar etmişler Bunun üzerine, Küba Mescidinin yanına böyle bir bina yapmakla, onların amaçlarının Müslümanlar arasında tefrika çıkarmak ve onlara zarar vermek olduğunu haber veren Tevbe Sûresi'nin 107 ve 110 âyetleri nazil oldu Sonra da Peygamber, sahabelerden birkaç kişiyi göndererek bu 'Dırar Mescidi'ni yıktırdı ve yerini çöplük yaptırdı
"Sen bunun (Dırar Mescidi'nin) içinde hiçbir zaman durma Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulu mescit, senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur Onda, arınmayı içten arzulayan adamlar vardır Allah arınanları sever "
Allah'ın seçkin elçisinden, içinde namaz kılmamasını istediği 'Dırar Mescidi' nifakın, iki yüzlülüğün, zararlı olmanın ve insanları Müslüman toplumdan soğutmanın sembolüdür Böyle bir mescitte Peygamberin namaz kılması ve kıldırması ona meşruluk kazandırırdı Zaten münafıkların hedefi de buydu Ancak her şeyi bilen ve gören Allah (cc), Rasûlüne onların asıl niyetlerini haber verdi Peygamber için, daha ilk günden takva temeli üzerine kurulu ve içinde maddî ve manevî kirlerden arınmak isteyen mü'minlerin olduğu 'takva mescidi'nde ibadet etmek daha uygundu
Peygamber devrinde İslâm'a ve Müslümanlara zarar vermek ve din maskesi altında din düşmanları ile iş birliği yapmak üzere kurulan dırar mescidlerinin görünüşte binaları yıkıldı Ancak İslâm'ın düşmanlarının hile ve entrikaları manevî olarak yıkılmadı, devam ediyor Dıştan Müslüman veya dost görünüp içten İslâm'ı bozmak, değiştirmek, Müslümanların arasına fitne sokmak, onları dinî hayattan soğutmak için perde arkasında faaliyet gösterenler, kendilerince böyle değerli mekânlarda barınırlar
Kur'an, her zaman ve her yerde böyle şer yuvalarının, oralarda Müslümanlar aleyhine dolaplar çevirenlerin olacağını haber vererek, onların yüzlerindeki maskeyi yırtıyor Yer ve şekil değiştirerek varlığını devamlı sürdüren bu zararlı zihniyeti ve hedeflerini haber veriyor
Kur'an burada canlı bir tablo çiziyor Takva esasına dayanan Allah evlerinin yanına dırar mescitlerinin yapılabileceğini, orada birtakım iyi niyetlerin istismar edilebileceğini bildiriyor Böyle bir niyetin arkasında saklanabilecek çirkin emelleri açıklıyor Her türlü kötü niyet ve fenalıklardan temizlenmek isteyenler bu türlü tuzaklara düşmezler
Dırar mescitleri temelsiz, köksüz ve yıkılacak bir yarın kenarında gibidirler Altlarındaki toprak hafif sarsılınca hemen devrilirler Buna karşın takva anlayışı temeli üzerine yükselen mescitler böyle değillerdir; sağlam, bütünleştirici, sıcak ve emniyetli  Onlar, temizlenmek isteyenleri temizlerler, onlara takva bilinci kazandırırlar, onları güçlendirirler
Gönülleri takva mescidine, takvaya bağlı hak davanın yolcuları, böylece doğru yolda olduklarından emindirler Emniyet, mü'minleri, küfür, nifak ve tuzaklar karşısında güvene yönlendiriyor Onlara çürük, temelsiz ve zararlı binalarına karşın, takva binasını kurmaya çalışanların sonuçlarının daha iyi olacağı müjdesini veriyor
Bununla beraber takva bilinciyle hareket ederek hayatın her alanında takva ortamının kurulması için çaba gösterenler, huzur, emniyet ve geleceğe ait bir ümit içerisindedirler Takva bilincinden uzak olarak dırar (zararlı) binalarını uçurumlar üzerinde kuranların yapıları sağlam olmaz O binalar yıkılsa bile, onları kurduran nifak ve kötü niyet hep onların içindedir İçlerinde sürekli bir tedirginlik, emniyetsizlik, huzursuzluk ve korku taşırlar Rahat ve istikrar yüzü görmezler Foyalarının açığa çıkacağı, ayıplarının bilineceği endişesi içerisinde rahatsız olurlar
Takvanın insana dünya ve ahirette kazandıracağı bütün güzelliklerden ve mükâfatlardan mahrum kalırlar
Takva temeli üzerine kurulan camiler, mescitler veya hayır binaları asıl görevlerini yaparlar Gösteriş için, ya da başkalarıyla rekabet etmek üzere, veya onların varsa bizim de olsun mantığı ile yapılan, takva bilincinden yoksun olan mescitler, kuru bir yapı olmaktan öteye gitmezler Kimileri de 'dırar mescidi' olabilirler Takva anlayışı ile inşa edilen mescitler, kalpleri arıtır; mü'minlere güven, huzur ve şuur kazandırır
Said el-Hudrî (r a) anlatıyor: "Hanımlarının birinin evinde Rasûlullah'ın yanına vardım ve;
'Ya Rasûlullah, takva üzerine kurulan mescit hangisidir?' diye sordum Bir avuç çakıl taşı aldı ve (sözünü vurgulu bir şekilde açıklamak için) onları yere çaldı Sonra da Medine Mescidi'ni kasdederek;
'O sizin şu mescidinizdir ' buyurdu "
Tirmizî'nin ve Nesâî'nin rivayetleri ise şöyle:
Ebu Said el-Hudrî'den rivayet edildiğine göre, Beni Hadra'dan ve Beni Amr b Avf'tan iki adam 'takva üzerine kurulu mescidin' hangisi olduğu konusunda tereddüde düştüler Hudrî kabilesinden olan dedi ki:
"O, Rasûlullah'ın mescididir " Diğeri ise onun Küba Mescidi olduğunu ileri sürdü Bunun üzerine Rasûlullah'a gelip sordular O da;
"Takva üzerine kurulu mescit benim mescidimdir Onda pek çok hayır vardır " dedi
Elmalık, takva üzerine kurulu ilk mescidin, bizzat Peygamberimiz tarafından Hicretin ilk günlerinde temeli atılan Küba Mescidi olduğunu söylüyor
|