|
Prof. Dr. Sinsi
|
Takva Bilincinin Müşahhas Örnekleri
5- Birr ve Takva İlişkisi:
'Birr'in aslı 'berr' dir 'Berr', sözlükte kıta, denizin karşıtı olarak kara demektir Buradan hareketle 'birr', her türlü hayır işinde genişlik, ihsan, itaat, doğruluk ve bol bol iyilik demektir
Birr, sevilen şeylere izafe edilen hayır ve menfaatlerdir Bütün hayırları içerisine alan ve kuldan istenen güzel bir ahlâktır
İnsana dünya ve ahirette hayır kazandıran her amel birrdir
'Birr', aynı zamanda 'berr' masdarının fail (özne) ismidir ve iyilikte bulunan demektir
Mü'minler, çok iyilikte bulunarak, takvada çok geniş olarak 'birr'in bizzat kendisi hâline gelirler Tıpkı salih amel işleyerek imanıyla özdeşleşen Müslümana 'iman' denilmesi gibi İyilik ve takvada ileri giden bol bol ihsanda bulunan, akrabalarına ve diğer insanlara iyilik eden, iyi davranan kimseler, artık 'birr'in bizzat kendisi olurlar
Böyle kimselere Kur'an 'ebrâr' demektedir
Kur'an 'birr'i şöyle tanıtıyor:
"Yüzlerinizi doğudan ve batıdan yana çevirmeniz 'birr/iyilik' değildir Ama birr, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitab'a ve peygamberlere iman eden, ona olan sevgisine rağmen, malı yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip dilenene ve kölelere veren, söz verdiklerinde (ahidleştiklerin de) sözlerinde duranlar ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenler (in tutum ve davranışlarıdır) İşte bunlar, doğru olanlar (sadıklar)dır ve takva sahibi olanlar da bunlardır
İbadetteki şekiller, namazda Kudüs'e veya Mekke'ye dönmek, sağa sola selâm vermek asıl maksat değildir Onlardaki asıl maksat, birr ve hayra ulaşmaktır Şekiller ve hareketler, kalpte duygu ve bilinci, hayatta da sağlam bir gidişatı sağlamıyorsa birşeye yaramazlar Birr, düşünceyi, şuuru, ameli ve gidişatı birleştirmektir Kişinin veya toplumun vicdanına hükmedebilecek bir düşünce, ferdin ve toplumun hayatını düzenleyen bir amel, hayrın ve birrin toplamından olan ihsan işte budur
Birr anlayışının içerisinde, insanı çeşitli kuvvetlere, insanlara veya güç odaklarına kulluktan kurtarıp onu hür yapan, kişiyi Allah'ın huzurunda diğerleriyle eşit bir hâle getiren, bütün değerlerin üzerine çıkaran Allah ve ahiret inancı da bulunmaktadır Bu inanç, insana değer kazandırdığı gibi, onu kaostan düzene, huzursuzluktan mutluluğa, yalnızlıktan güvene, felâketten felaha (kurtuluşa) götürür Ahiret inancıyla insan, yeryüzündeki hayatın başıboş olmadığını anlar, yaptığı her şeyin hesabını vereceğinin bilinciyle hareket eder, Allah'ın adaletine güvenir
Sem'ân el-Ensarî diyor ki:
"Rasûlullah'a 'birr' ve 'ism/günah' nedir, diye sordum Buyurdu ki:
'Birr güzel ahlâk, ism ise göğsünü sıkan ve insanların bilmesini istemediğin şeydir ”
'Birr', öncelikli olarak İslâm'ın inanç esaslarını kabul etmek, sonra da onun önem verdiği erdemli davranışları sergilemektir Bu bağlamda birr, bütün iman, ibadet ve ahlâka ait iyi huyları kapsamaktadır İşte bu birr ahlâkına sahip olanlar da muttakilerin ta kendileridir
Birr, takva sahibi mü'minlerin bir özelliğidir O, imanın görünen ve görünmeyen bütün unsurlarını kapsar Bunun için takva onun bir parçasıdır diyebiliriz Takva, çoğunlukla kalbin birr ahlâkı diye tanımlanır Bu da kalpte imanın tatlılığının olmasıyla anlaşılır Kalbin tatmin olmuşluğu ve selâmeti, onun açılımı, gücü ve imanla ferahlanmasıdır İmanın ferahlığı ve lezzeti ancak kalp ile hissedilir Kim bu tadı kalbinde bulamazsa onun imanı ya kayıptır, ya da noksandır
Yukarıdaki âyetteki 'îşte sadık (doğru) olanlar bunlardır' cümlesinden hareketle, birri 'doğruluk' diye anlayanlar da olmuştur Halbuki 'sıdk/doğruluk' birr değil, birr sahibi olmanın bir sonucudur
Cahiliyye döneminde müşrikler, hacc için ihrama girdikleri zaman ağaç gölgeliğinde oturmazlar, evlerine girmezlerdi Bir ihtiyaçtan dolayı evlerine veya çadırlarına girmek isterlerse, çadırlara arkalarından açtıkları deliklerden, evlere de ya arka pencerelerinden ya bacalarından girerlerdi
Berâ (r a) anlatıyor:
"Ensar hacca gidip döndü Hepsi de evlerine arkadan girdi İçlerinden biri ise evine kapıdan girdi Bununla ilgili kendisi hakkında konuşuldu Bunun üzerine Bakara Sûresi'nin 189 âyet indirildi "
Kur'an böyle bir davranışın faydasız birşey olduğunu vurguluyor:
"Birr (iyilik ), evlere arkalarından gelmeniz değildir Ancak birr (iyilik ), takva sahiplerinin tutumudur Evlere kapılarından girin Allah'tan korkup korunun, umulur ki kurtuluşa erersiz "
Evlere veya çadırlara arkadan girmenin nesi birr (iyilik) olabilir ki? Takva sahibi kimseler hayır üzerinde olurlar, infak ederler (muhtaçlara el atarlar), sürekli iyilikte bulunurlar Hem Allah (cc)'a itaat ederler, hem de insanlara bir fayda sağlarlar Dolasıyla onların tutumu birrin ta kendisidir Yoksa hiçbir esasa dayanmayan ve hiçbir özelliği olmayan boş işler birr değildir Birr, takvanın ta kendisidir Allah'ın emirlerine uymak, ilâhî murakebeyi yakından kavramaktır
Kur'an, evlere kapılardan girmenin daha doğal birşey olduğunu, arkalarından girmenin cahilce ve gereksiz bir âdet olduğunu söyledikten sonra yine takvaya dikkat çekiyor Onun yegâne kurtuluş yolu olduğunu haber veriyor
Buradaki birr, Allah'ın yasaklarından kaçınmada Müslümanı Allah'a yaklaştıracak en önemli salih ameldir
"Ey iman edenler, Allah'tan ittika edin ve sadık (doğru) kimselerle beraber olun " âyetiyle ilgili olarak Buhari şu hadisi rivayet ediyor:
"Sıdk (doğruluk), kişiyi birre, birr ise insanı cennete götürür Kişi doğruluğa devam eder ve sonunda sadıklardan (doğrulardan) olur Yalan, kişiyi facirliğe (günakârlığa) götürür, facirlik ise kişiyi cehenneme sürükler Kişi yalan söylemeye devam eder, ta ki sonunda Allah'ın katında yalancılardan olur "
|