Yalnız Mesajı Göster

Takva Bilincinin Müşahhas Örnekleri

Eski 08-02-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Takva Bilincinin Müşahhas Örnekleri




5- Birr ve Takva İlişkisi:


'Birr'in aslı 'berr' dir 'Berr', sözlükte kıta, denizin kar­şıtı olarak kara demektir Buradan hareketle 'birr', her tür­lü hayır işinde genişlik, ihsan, itaat, doğruluk ve bol bol iyilik demektir
Birr, sevilen şeylere izafe edilen hayır ve menfaatler­dir Bütün hayırları içerisine alan ve kuldan istenen güzel bir ahlâktır
İnsana dünya ve ahirette hayır kazandıran her amel birrdir
'Birr', aynı zamanda 'berr' masdarının fail (özne) ismidir ve iyilikte bulunan demektir
Mü'minler, çok iyilikte bulunarak, takvada çok geniş olarak 'birr'in bizzat kendisi hâline gelirler Tıpkı salih amel işleyerek imanıyla özdeşleşen Müslümana 'iman' de­nilmesi gibi İyilik ve takvada ileri giden bol bol ihsanda bulunan, akrabalarına ve diğer insanlara iyilik eden, iyi davranan kimseler, artık 'birr'in bizzat kendisi olurlar
Böyle kimselere Kur'an 'ebrâr' demektedir
Kur'an 'birr'i şöyle tanıtıyor:
"Yüzlerinizi doğudan ve batıdan yana çevirmeniz 'birr/iyilik' değildir Ama birr, Allah'a, ahiret gününe, me­leklere, Kitab'a ve peygamberlere iman eden, ona olan sev­gisine rağmen, malı yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip dilenene ve kölelere veren, söz ver­diklerinde (ahidleştiklerin de) sözlerinde duranlar ile zor­da, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenler (in tutum ve davranışlarıdır) İşte bunlar, doğ­ru olanlar (sadıklar)dır ve takva sahibi olanlar da bunlar­dır
İbadetteki şekiller, namazda Kudüs'e veya Mekke'ye dönmek, sağa sola selâm vermek asıl maksat değildir Onlardaki asıl maksat, birr ve hayra ulaşmaktır Şekiller ve hareketler, kalpte duygu ve bilinci, hayatta da sağlam bir gidişatı sağlamıyorsa birşeye yaramazlar Birr, düşünceyi, şuuru, ameli ve gidişatı birleştirmektir Kişinin veya top­lumun vicdanına hükmedebilecek bir düşünce, ferdin ve toplumun hayatını düzenleyen bir amel, hayrın ve birrin toplamından olan ihsan işte budur
Birr anlayışının içerisinde, insanı çeşitli kuvvetlere, insanlara veya güç odaklarına kulluktan kurtarıp onu hür yapan, kişiyi Allah'ın huzurunda diğerleriyle eşit bir hâle getiren, bütün değerlerin üzerine çıkaran Allah ve ahiret inancı da bulunmaktadır Bu inanç, insana değer kazandır­dığı gibi, onu kaostan düzene, huzursuzluktan mutluluğa, yalnızlıktan güvene, felâketten felaha (kurtuluşa) götürür Ahiret inancıyla insan, yeryüzündeki hayatın başıboş olmadığını anlar, yaptığı her şeyin hesabını vereceğinin bi­linciyle hareket eder, Allah'ın adaletine güvenir
Sem'ân el-Ensarî diyor ki:
"Rasûlullah'a 'birr' ve 'ism/günah' nedir, diye sordum Buyurdu ki:
'Birr güzel ahlâk, ism ise göğsünü sıkan ve insanların bilmesini iste­mediğin şeydir
'Birr', öncelikli olarak İslâm'ın inanç esaslarını kabul etmek, sonra da onun önem verdiği erdemli davranışları sergilemektir Bu bağlamda birr, bütün iman, ibadet ve ah­lâka ait iyi huyları kapsamaktadır İşte bu birr ahlâkına sa­hip olanlar da muttakilerin ta kendileridir
Birr, takva sahibi mü'minlerin bir özelliğidir O, ima­nın görünen ve görünmeyen bütün unsurlarını kapsar Bu­nun için takva onun bir parçasıdır diyebiliriz Takva, ço­ğunlukla kalbin birr ahlâkı diye tanımlanır Bu da kalpte imanın tatlılığının olmasıyla anlaşılır Kalbin tatmin olmuşluğu ve selâmeti, onun açılımı, gücü ve imanla ferahlanmasıdır İmanın ferahlığı ve lezzeti ancak kalp ile his­sedilir Kim bu tadı kalbinde bulamazsa onun imanı ya ka­yıptır, ya da noksandır
Yukarıdaki âyetteki 'îşte sadık (doğru) olanlar bunlar­dır' cümlesinden hareketle, birri 'doğruluk' diye anlayan­lar da olmuştur Halbuki 'sıdk/doğruluk' birr değil, birr sa­hibi olmanın bir sonucudur
Cahiliyye döneminde müşrikler, hacc için ihrama girdikleri zaman ağaç gölgeliğinde oturmazlar, evlerine girmezlerdi Bir ihtiyaçtan dolayı evlerine veya çadırlarına girmek isterlerse, çadırlara arkalarından açtıkları delikler­den, evlere de ya arka pencerelerinden ya bacalarından gi­rerlerdi
Berâ (ra) anlatıyor:
"Ensar hacca gidip döndü Hepsi de evlerine arkadan girdi İçlerinden biri ise evine kapıdan girdi Bununla ilgi­li kendisi hakkında konuşuldu Bunun üzerine Bakara Sûresi'nin 189 âyet indirildi"
Kur'an böyle bir davranışın faydasız birşey olduğunu vurguluyor:
"Birr (iyilik ), evlere arkalarından gelmeniz değildir Ancak birr (iyilik ), takva sahiplerinin tutumudur Evle­re kapılarından girin Allah'tan korkup korunun, umulur ki kurtuluşa erersiz"
Evlere veya çadırlara arkadan girmenin nesi birr (iyilik) olabilir ki? Takva sahibi kimseler hayır üzerinde olur­lar, infak ederler (muhtaçlara el atarlar), sürekli iyilikte bulunurlar Hem Allah (cc)'a itaat ederler, hem de insan­lara bir fayda sağlarlar Dolasıyla onların tutumu birrin ta kendisidir Yoksa hiçbir esasa dayanmayan ve hiçbir özel­liği olmayan boş işler birr değildir Birr, takvanın ta kendi­sidir Allah'ın emirlerine uymak, ilâhî murakebeyi yakın­dan kavramaktır
Kur'an, evlere kapılardan girmenin daha doğal birşey olduğunu, arkalarından girmenin cahilce ve gereksiz bir âdet olduğunu söyledikten sonra yine takvaya dikkat çeki­yor Onun yegâne kurtuluş yolu olduğunu haber veriyor
Buradaki birr, Allah'ın yasaklarından kaçınmada Müslümanı Allah'a yaklaştıracak en önemli salih ameldir
"Ey iman edenler, Allah'tan ittika edin ve sadık (doğ­ru) kimselerle beraber olun" âyetiyle ilgili olarak Bu­hari şu hadisi rivayet ediyor:
"Sıdk (doğruluk), kişiyi birre, birr ise insanı cennete götürür Kişi doğruluğa devam eder ve sonunda sadıklar­dan (doğrulardan) olur Yalan, kişiyi facirliğe (günakârlığa) götürür, facirlik ise kişiyi cehenneme sürükler Kişi yalan söylemeye devam eder, ta ki sonunda Allah'ın katında ya­lancılardan olur"

Alıntı Yaparak Cevapla