08-02-2012
|
#8
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Takva Bilincinin Müşahhas Örnekleri
8- İnfak ve Takva İlişkisi:
"Allah'a ve Rasûlüne iman edin Sizi kendileri hakkında halifeler kılıp harcama yetkisi verdiği şeylerden infak edin Artık sizden kim iman edip infak ederse, onlar için büyük bir ecir vardır "
Kur'an, insanlara iyilik yapmayı ve onlara güzel davranmayı emrettikten sonra Allah'ın büyüklük taslayıp kibirlenenleri sevmediğini söylüyor İşte böyleleri cimrilik yaparlar, başkalarına da cimriliği emrederler ve Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri gizlerler
Burada dinin iki önemli temeli yer alıyor: Allah'ın emrine itaat ve O'nun kullarına merhamet etme
Allah'ın emrine itaat, huşu' (saygıyla eğilme) ve tevazu ile olur Bu da takvanın aslıdır Allah'ın kullarına merhamet ise ancak onlara ihsan etmekle mümkündür Bu ikisi de namazın ve zekâtın gerçeğidir Çünkü namaz, Allah için boyun eğmek, O'na tevazu göstermek, O'nun önünde kendini küçük görmektir Bütün bunlar da övünmenin, kendini büyük görmenin zıddıdır Zekât ise insanlara faydalı olma, onlara iyilikte bulunma amacını taşır Bu da cimriliğin zıddıdır
Kur'an, başkalarına iyilik etmeyi, muhtaç olanlara gerekli şeyleri vermeyi takva ile beraber anıyor ve bu gibi davranışları övüyor
"Fakat kim verir ve ittika ederse ve en güzel olanı doğrularsa, biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız "
Muttaki olanların en önemli özelliklerinden biri de mallarını Allah yolunda, bollukta ve darlıkta, gerekli yerlere infak etmeleridir
Kur'an birri tarif ederken onun, itikad esaslarını kabul ettikten sonra, malı seve seve yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara ve benzeri muhtaç kimselere vermek, sözde durmak ve her zaman sabredip kararlılık göstermek olduğunu söylüyor Daha sonra da bütün bu amelleri yapanların sadık (doğru) ve takva sahibi kimseler olduğunu ilave ediyor
Mutakkiler, mallarını Allah yolunda seve seve harcarlar İnfak, imanı bir görevdir ve takvanın sonucudur Allah yolunda malını gerekli yerlere infak etmenin hedefi de şudur: Hırsın, cimriliğin, mal karşısındaki zaafın, kendini düşünmenin bencilliğinden kişiyi kurtarmaktır Hırsa ve cimriliğe esir olanlar, mallarını infak etmekten sakınırlar Takvanın öğrettiği infak ahlâkı ise, ruhu mal sevgisinden, dünyalıklara kul köle olmaktan azad eder Burada söz konusu edilen şey, mal sevgisi üzerindeki ruhî değerlerdir Takva sahibi kimse, mala olan sevgisine rağmen, onun üzerindeki sevgisini Allah için salıverir Böylece insanın başını öne eğdiren hırs zilletinden onu kurtarıp özgürlüğe yükseltir
Kendi nefsinin aşırı tutkularının kölesi olanlar, başkalarının da, başka şeylerin de kölesi olabilirler Kendi hevâlarına (istek ve tutkularına) sınır koyabilenler, dış hayatlarında da hürriyet içinde yaşayabilirler
İnfak ahlâkı, hem insandaki hırsı, cimriliği, yalnızca kendini düşünme anlayışını ortadan kaldırır, hem insanlara yüce bir duygu kazandırır, hem muhtaç insanların ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlar, hem de İslâm'ın toplumsal yardımlaşma hedefi gerçekleşmiş olur
|
|
|
|