08-02-2012
|
#13
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Takva Bilincinin Müşahhas Örnekleri
13- Tebliğ: Takva Önderi Olmak
Tebliğ, bir anlamda insanlara takvayı haber vermektir Allah'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket etmenin tadını, faydasını, sonuçlarını diğer insanlarla paylaşmak, onları iyiliğe, güzelliğe, mutluluğa çağırmaktır
Müslüman, aynı zamanda dinin tebliğcisidir O, İslâm'ı elinden geldiği kadar yaşar, kendi hayatında İslâm'ın insanlara öğrettiği güzelliklere ulaşır, sonra yaşayışla diğer insanlara örnek olur Başkaları, onun yaşantısında İslâm'ın davet ettiği üstünlükleri ve iyi hâlleri görürler
Allah'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket edenler, takva bilincini sadece kendileri için istemezler Onlar, diğer insanların da bu bilince ulaşarak takva yolunda ilerlemelerini, dünya ve ahiret kurtuluşunu kazanmalarını, dinde onların da kendilerine kardeş ve veli olmalarını arzu ederler Bunun için İslâm'ı tebliğ ederler, öğüt verirler, nasihatte bulunurlar Ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar Onlar, kendileri takva bilincine ulaştıkları gibi, aynı bilinç ile hareket eden muttakilere imam (önder) olmak üzere dua ederler Kendileri gibi takva bilincini kuşanmış kişiler yetiştirmek ve onların çoğunlukta olduğu toplumlar oluşturmak amacını taşırlar Bu, şüphesiz onlar için şerefli bir görev ve ulvî bir amaçtır
Muttakilerin, Allah'ın âyetleriyle alay eden inkarcılara karşı tavırları da bu amaca yöneliktir:
"İmdi, mesajlarımız hakkında ileri geri konuşan kimselere rastladığın zaman, bu kimseler başka konulara geçinceye kadar onlardan uzak dur ve eğer şeytan sana (yapman gerekeni) unutturursa, hiç değilse, hatırladıktan sonra, artık açıkça zulmeden böyle bir topluluğun içinde yer alma; çünkü Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, onlardan hiçbir şekilde mesul değillerdir Böyleleri, sadece (günahkârlara) nasihatta bulunmakla yükümlüdürler; belki böylece berikiler ittika ederler "
Muttakiler, günahkârların hatalarından sorumlu değildirler Onların görevi, gerekirse bir hatırlatma, bir öğüt vermedir Mü'minler, Allah'ın âyetlerine dil uzatan inkarcıların yanında bulunmak zorunda kalırlarsa, kendileri inkâr, küfür ve günahlardan korkup sakınırlarsa, onların hatalarından sorumlu olmazlar Ancak onların yaptıklarının doğru olmadığını uygun bir dille anlatmaları gerekir Belki onlar da Allah'tan ittika etmeyi öğrenirler  
|
|
|
|