08-02-2012
|
#27
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlahi Armağan -62- Meclis
Geylâni Hazretleri bundan sonra heyecanla ayağa kalktı Sağa, sola ve öne doğru sallanmaya başladı Hakk'a teslimiyet ifade eden bir hâlle elini semaya doğru açtı Konunun devamı müddetince ellerini indirmedi Sonra, şöyle dedi:
Vah içimde yanan ateşe, vah başıma gelen musibetlere! Bunları sizin için duyarım
Sonra elini dua için uzattı ve dua etmek için oturdu Bir müddet konuşmadı Daha sonra ayağa kalktı, rengi kâh sararıyor, kâh kızarıyordu Bu hâller içinde konuşmasına devam etti ve şöyle dedi:
Bir kalp, dünya varlığından açılır, Hak yakınlığına misafir olursa, kullardan bir talepte bulunmaz Onlardan af dilemez ve masum olduğunu onlara anlatmak ihtiyacını duymaz Yer zemininden yaratılmışların son durağı olan Arş'a kadar dolan halkın hiçbirinden beklediği olmaz Ona göre her şey Zât’tan ibarettir ve mahlûk yoktur Ve sanki Hak hiçbir şey halketmedi Varlıkta Zât’ından başkası yok
Bu anlayışa sahip olan kalp vahid olan Hak için tektir Seven ve sevilen O'dur Talip ve matlup O'dur Zâkir ve mezkur yine O O'ndan başkasını göremez
Geylâni Hazretleri vaazına devam etti:
Bana, bu beldeye inecek bir beladan haber geldi
Sonra, o ülke için dua etti Belanın açılmasını Hak’tan diledi Hâlinde, karşısındakini perişan edecek bir heybet vardı Devam etti:
Ömrüme yemin ederim ki, bu ülkede ölüme ve asılmaya müstahak insanlar var, lâkin bir göz için bin göze ikram olunuyor
Allah’ım, onlar için bizi helak etmektesin ve onların hatası yüzünden bizi yakalamaktasın, bağışla Sonra sert bir hâlde şöyle dedi:
Dostla düşmanı, her şeyi eriten kader ocağına koydum Eridi ve ikisi de tek şey oldu
|
|
|
|