08-02-2012
|
#45
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlahi Armağan -62- Meclis
Ey evlat! Hakk'a karşı ayık ol, hata edersen O'ndan kork En çok korkulması gereken O iken, nasıl emin olunur? Böyle şey olabilir mi? Ömrüme yemin olsun ki, Hak sana yakınlık verir Zât’ına yakın kılar Seni tahsis eder İlâhî lokmalar yedirir Sırlarına ıttıla peyda ettirir Müşahede âlemine geçirir Rahmet kapılarını sana açar Fazilet sofrasına oturtur, her iyiliğini önüne serpiştirir Fakat bir şey talep eder: Kalbî hüzün Çünkü burası hüzün diyarıdır
Bu arada biri kalktı, bir şey soracaktı, ama sözünü işittiremedi Sonra Geylânî Hazretleri vaazına devam etti:
Şimşek bir an çakar, peşinden yağmur gelir İlâhî şimşek de böyledir O çakınca ilâhî yağmur yağmaya başlar Onlar, kulu Aziz ve Celil olan Hakk'a yaklaştırır
İslâm dininin dış durumu onun kafesidir Ondan kurtulabilmek için neler etmez ki? Eğer bizi serbest etselerdi, ilmin verdiği hâlin dışına çıkar ve bağırırdık Günahları bir bir anlatır: “Ey kâfir ve ey fâsık!” derdik
Lâkin zahir ilim ve İslâm dinindeki müsamaha yolu elimizi bağlıyor
Verilen ilâhî hükümlere hizmetçi olunuz ve ilme çalışınız Bu şekilde çalışacağınız bir ilim yolunda size birçok ruhî inkişaf verir
Önce İslâm dinindeki emirleri, yasakları öğren, sonra ayrıl, başka şeyleri öğren Eğer sen, Hakk'ın seçme kullarından isen ilâhî ilimlere vukuf peyda edersin
Kendi benliğin seni Mevlâ'ya ilettiği zaman, O'nun kapısında durdurur Sonra şahların geçip gittiği kapılardan birer birer geçirir Nihayet en son kapıya gelirsin Orayı açık bulunca dalmayı arzularsın, ama sana dur emri verilir Çünkü üzerinde aile efradının hakkı var O zaman şöyle hitap gelir: “Gidiniz, aile efradınızı alınız, birlikte Bana geliniz ” (Yûsuf, 12/93)
Sırrına yerinde durmak emri verilir Kalbe sebat hâli verilir Sonra duyguların ve cümle varlığın aynı emri alır Hâl böyle olduktan sonra kendi başına almak, satmak, kalmak ve bir kasta mebni iş yapılmaz
Emirler birbirini takip eder “Ye, ey bir şey yemeyen İç, ey bir şey içmeyen ”
Kuyuyu, kadem kadem kazmaya devam ettiğin için ondan kaynaklar fışkırdı Orası fışkıran bir menba, akıp giden bir kaynak oldu
Mücahedenin belasına, sıkıntısına sabır edemedikten sonra, nasıl irfan duygusunu bulabilirsin?
Ey zavallı, sabırlı ol; yakında Hakk’ın nazarı sana ulaşır Seni yükseltir Yücelik tacı giydirir Azamet kisvesini giydirir Sultanlık ve celâl libasını verir
Allah'ım, bizi maddî işlerden uzak kıl, Sana yakın eyle Allah'ım, maddî şeylere karşı kalbimize gına ver, onlardan talebimiz olmasın Bütün ihtiyacımız Sana olsun
|
|
|
|