|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlahi Armağan -62- Meclis
Ey evlat! Senin elinde bir şey olmadığına göre o, ülken dışında sayılır Ve o dışarıda olan şey, ya senindir ya başkasının Yani, ya senin kısmetindir ya da başkasının Şayet senin kısmetin ise, uykuda dahi olsan gelir, seni bulur O hâlde ne bu çaba? Nedir bu boşa yorulmak? Bu hâlin, din bağlarını zayıflatır Şayet ilim meclisinde oturup din, marifet ehli, izan ve fikir sahibi kimselerle sohbet etseydin, senin için dahi iyi olurdu O gelecek daha kolay gelir ve sebeplere dayanmayı, maddî güç, kuvvetlere güvenmeyi daha er bırakırdın
İhlâsın ne demek olduğunu anladıktan sonra hangi sebeple olursa olsun bir işi halk için terk etmek riyadır, gösteriştir Ama ihlâs yolunda zafer kazanmak için bir işi halkın görüşünden saklamak iyidir; kurtuluşu ümit edilir
Mademki Hak yolculuğuna devam etmektesin, zahirde mevcut hükümlere uymalısın Ve bunlara göre yapacağın işler, seni tam bilgiye ulaştırır Daha sonra duyguların, kalbin ve iç âlemin, Hak yolunda çalışmaya başlar İlim, sana hem emir verir, hem de yasaklardan korunmana yardım eder
Allah'ım, bizden Zât’ını arzulayan çok, hemen her birimiz Ancak çeşitli engeller, bize mâni olmakta Önümüzü afetler tıkamakta Al onları!
İlâhî emirleri yerine getirmek borçtur Güçlü olduğun hâlde onları bir yana atarsan zalim olursun Kasten terk ettiğin takdirde küfre gidersin
Dünyalığa ne kadar ihtiyacın varsa o kadar al Oyun etmek ve yığmak için dünyalık toplama
Bu yolda tam teslim olarak İslâmiyet’i kabul edersen, nefsini O'nun kudret eline ve kaderine terk etmiş olursun
İslâmiyet’e girdikten sonra, dışın bir kisve giymiş olur Ondan hâsıl olacak neticeye göre de için Ve o hâlde bugün ölürsün, ölümün de şöyle şöyle olur, sonra dirilirsin Sonsuz hayata geçersin Sonra birçok şeyler olur İçinden bütün kötülükler gider Bütün iç hastalıklarından beri olursun
Bu hâli bulan insan, her ne zaman halka karışsa, kendini ölü bilir; Hak Teâlâ'nın tecellisine dalınca da dirilir O zat, halkı gördüğü zaman onları çaresiz, zelil, fakir bilir Kötü hâlleri bırakması ile hâsıl olan iyi âdetleri, onu halka karşı öldürür Bu hâl sonunda ilâhî tecelliyi bulursa onunla hayata kavuşur, canlanır, yükselir, halktan tamamen ayrılır Yani o kimse, daima Hakk'ın zatı ile yaşar Halk arasında kendisini ölü bilir
Hak yolcularının kendilerine göre kitapları var Ona, daima müracaat ederler O kervana her ne zaman yeni bir yolcu katılmak isterse, ona önce mahviyet emrini verirler O da bu emir gereğince, halkı ve nefsi bırakır, dünyadan, âhiretten geçer Bu hâlde kemâle erince Hak Teâlâ'nın çevirici kuvveti, onu hâlden hâle istediği yöne geçirir
Bu makama kadar terakki eder, yükselirsen şüpheli ve haram işlerden korunman gerek Şüphelilere yanaşma Bu makamı da aştıktan sonra helâlliği ile haramlığı belli olmayan şüphelileri de bırakırsın Bu hâlleri kazandıktan sonra mutlak olan helâle sarılmalısın Mutlak helâl; gerek hükmün icmâ ile ve gerekse ilmin -ki zahirî ve bâtınî delillerin birleşmesidir- helâl dediği şeylerdir Bunlar da kimsenin mülkiyetinde olmayan, meselâ sahralarda, sahillerde, dağlarda olan şeylerdir ki, sen o kısmetin gelişini beklemezsin Uykuda dahi olsan, o, seni gelip bulur
Kalp gözünü açtığın zaman etrafını meleklerle çevrili bulursun Nebilerin ruhlarını yer yanını sarmış görürsün Onlar sana yedirir Gerçek ilim, o verilen şeylerin yenmesi için fetva verir Selâmete ermene delil olur Bu selâmet gerçekten Hak yakınlığıdır
Halkı gönlünden at ve ayağa kalk Onların övmesini, kötülemesini görme Her şeyi bir yana devret, kendi hâline bak Yanlışın varsa düzelt Halkın sureti senin için bir mana taşımasın, iç âlemlerini de karıştırma Böyle yaparsan Hak tarafından iyilik gelir ve seni manen diriltir Sonra O'nun yakınlığını bulursun, O'nun varlığı ile zengin olursun Ve Hak'la sohbetin devam eder Halkın varlığını uzak bilirsen kendi mevhum varlığını bir yana atar, O'nunla olursun
Hakk’ın varlığına kavuştuktan sonra mahva varmayı talep ediniz O varlığı bulunca ondan yok olmayı isteyiniz Halkın, yakınlığını bir yana attıktan sonra Hak yakınlığını bulmaya gayret ediniz Bir sürü kederden kurtulma hâlini bulduktan sonra kendinize safa âlemini açmaya bakınız Maddî olan her şeyden kesilince vuslatı bekleyiniz Hayli ayrı kaldıktan sonra sizi birden saracak yakınlığı bekleyiniz
Kalbin sıhhati, Hakk'a uzanacak dilin bulunmaması ile olur İç âlemin sağlığı, değişme ihtimali olmamasıdır Ve iç âlemin sağlığı kendine varlık izafesinde bulunmamasındandır “Orada bütün saltanat Allah Teâlâ'nındır!” (el-Kehf, 18/44) fermanı açıktır
Böyle olunca Hak dilerse, onu irşad için yine halk arasına salar Kullarını onun vasıtasıyla ıslah eder ve Zât’ına yaklaştırır
Ey batıl adam, ey heveslerle beslenen, sebepleri gönlünden sil Putları kır Bunları yap, hemen vâsıl olursun Terk edip gittiklerin orada seni karşılar Kaybın olmaz, korkma Orada arzu ettiğin taamlar tabak içinde önüne gelir Gönlün yaralı ise, sevgiliye koş, tabip orada O’nun yakınlık evinde
Bir şahıs kalktı, bir şey soracaktı Geylânî Hazretleri cevap vermek istemedi, yerine oturttu ve sözlerine devam etti:
Bana soracağın sual, nefsinden ve tabiî arzularından ileri geliyor Böyle tehlikeli oyunu benimle oynamaya kalkma Ben öldürücü bir kılıcım, Allah sizi zatı ile uğraşmaktan alıkoymak ister
Sana gelince ey cahil, azaba uğramaktan Allah koruyor
Ey has kul, sen de, Hakk'ın Zât’ı için dikkatli ol Bu dikkat emri, O'nundur
Ey hasın hası, sen de hâlinin değişmesinden emin olma
Ey cahil, senin için tehlikeli bir iş var Dikkatli ol, o hâl başına gelmesin Hak Teâlâ, yanlış yol tuttuğun için elinden malını, mülkünü, gözünü, kulağını, gücünü, kuvvetini, ehlini, ayalini alır; bir kütük olarak öbür âleme gönderir Burada bir şeyi olmadığı gibi öbür âlemde dahi olmaz Sonra nimetleri yerinde kullanmadığın için, sorguya arz edilirsin Hak Teâlâ, bu hâle düşmemen için şirk ehli kimselerden çekinmeni ister
Ey hasın hası olan kul, sen de dikkat et, O'nun zatından çekin Dikkat ayağını kullan Hatta ve hatta bir an dahi gaflete dalma; çünkü Hakk'ın tecellisi daima iç âleminde Dikkat hâline devam et Ve “Ben Allah'ım, korkma, çekinme!” sözünü işitinceye kadar dikkati elden bırakma
Bu sözü kalpten duyduktan sonra, üzülme Her ne kadar korkuya yakın olsan O seni alır Her ne şekilde korkuya dalmak istersen, O da senin iç âlemine hoşluk katar Kalp sıhhatinin bozulmamasına dikkat et Onun sağlığı tam olunca ne yerdeki, ne gökteki melekler sana zarar verebilir
Ama sanmayasın ki, bu hâller dış temizliği ve boş temenni ile elde edilir Hatta zorlama ile de olmaz Bu bir ehliyet işidir ki, semâdan iner Kalbini tam zühde alıştırdıktan sonra, yapacağın işler seni yücelere götürür Senin sayende oturduğun meclise Allah'ın rahmeti iner, sevimli olursun Daha birçok iyi hâller çevreni sarar İyi hâller seni peş peşe takip eder
|