Yalnız Mesajı Göster

İlahi Armağan -61- Meclis

Eski 08-02-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İlahi Armağan -61- Meclis




Hak yolda, halk yoktur Orada sebebin lafı bile olmaz Orada ma­lûm olan bir nesne de yoktur Orada ne kapı, ne de bir yön bulunur Halkın varlığı diye bir mefhumun sözü edilmez
İnsanın dış yapısı dünyadan, kalbi öbür âlemden, sırrı Mevlâ'dan ayrı olmaz Bunların biri nerede ve ne ise öbürü de onunla ve odur Sır kalbe, kalp itminan derecesine çıkan nefse ve bu dereceyi bulan nefis ise bütün bünyeye, yâni duygulara hâkimdir Duygular bu yol­da sıhhat bulurlarsa bütün halka hâkim olurlar
Anlatılan hâller, bir kulun benliğinde mevcut olursa, ins, cin ve melek onun kudret ayağı altına serilir Her şey ona kıyama durur Hâlbuki o, Hak yakınlığını bulmuş olur ve yakınlık eli onu ayakta tu­tar
Ey içi bozuk adam, bulunduğun hâlle bu gibi işleri elde edeceği­ni sanma Nifak hâlinde, yapmacık hareketlerinle, anlatılan yüce iş­leri elde edeceğini sanmayasın
Sen kendine göre bir şeref payı saydığın işi geliştirmeye bakar­sın Halka kendini kabul ettirmeyi bilirsin; onların gelip elini öpme­lerini beklersin Sen nefsini dünya ve âhirette kötülük içine attın Terbiye etmekte olduğun kimseleri de aynı yola atmaktasın
Terbiyesini üzerine aldığın kimsenin sana uymasını emredersin Hâlbuki sen, deccâl, gösteriş meraklısı ve sanki halkın mülküne tah­sildarsın Bu hâlinle bilmen gerekir ki, hiçbir çağrına icabet olmaz ve doğruların kalbi sana yer vermez Allah seni ilim yolu ile dalâlete attı Yakında kasırga diner, bindiğin eşek mi, yoksa at mıdır, görür­sün O toz dindiği zaman Hak erlerini at üstünde bulur ve sen, topal eşek üstüne binmiş, onları arkadan takip ederek, uzaklarda kaldığını anlarsın İşte o zaman, iblislerin ve şeytanların kapanına kapıldığını daha iyi bilirsin
Çalışınız, tâ ki, kalbinize O'nun yakınlık kapısı kapanmasın Akıllı kimselerden olunuz Şu anda içinde bulunduğunuz hâl, hiçbir işe yarar değil Aklı başında olan, büyük kimse ile olunuz Allah'ın hükmünü bilen ve O'nun bilgisine inanmış olan zâtla sohbete devam ediniz Felahı bulmuş kimseyi görmeyen, felah yolunu bulamaz O kimse ki, âlim ve ilmi ile âmil olan zâtlarla olmaz, o ancak bir kesek­ten -kurumuş çamur parçasından- ibarettir Onun ne önderi, ne de bir ana merkezi vardır O ki, Hak ile sohbet eder, onu bulunuz
Sizden kim olursa olsun, ortalığı gece karanlığı kapladığı zaman, halkın sesi çekildiği ve uyudukları anda kalksın Abdest alsın ve iki rekât namaz kılsın Ve desin: “Allah'ım, kullarından sâlih olan, Zât’ına yakınlık bulan birini bana göster O, beni Sana iletsin ve Zât’ına varan yolu göstersin
Her biriniz anlatılan zamanda kalkmalı ve bu duayı okumalı Çünkü sebep gerek Sebepsiz yol, alınmaz Bununla beraber Allah, ku­luna peygambersiz ve öndersiz doğru yolu nasip eder Akıllı olunuz Bulunduğunuz hâlin hayrı yoktur Dalmakta olduğunuz gafletten ayık durunuz
Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurur: “Bir kimse kendi görüşü ile yetinirse yoldan sapar
İman çehrene ayna olacak birini ara Bir aynaya baktığın zaman yüzündeki rengi, başındaki amâmeyi -dinî kisveyi- ve saçlarının akını, karasını gördüğün gibi o imanlı kimsenin de yüzüne baktığın­da iman hâlini öylece görürsün İşte o iman sahibini ara
Akıllı ol, bu heves neye? “Benim muallime ihtiyacım yok” dersin
Hâlbuki Peygamber (sav) Efendimiz herkesin bir öğreticiye mut­laka muhtaç olduğunu anlatmak için şöyle buyurur: “Bir imanlı, öbür imanlı için aynadır
Bir iman sahibinin imanı kemal bulursa, cümle halka ayna olur; din çehrelerini onda görürler İmanlı, bir konuşma yapsa, halk, ona yakın oldukça kötü hâllerini iyiye çevirebilirler
Bu nasıl arzudur ki, her yanınızı sarmış Her an Allah'tan dile­diğiniz, yemek, içmek, giymek ve evlenmek Allah'tan daim bunla­rın artmasını ister oldunuz
Hele rızık babındaki talepleriniz, hiç de yerinde bir hareket de­ğil Bir defa bu, ne artar ne de eksilir Yeryüzünde duası kabul olan herkes bu hususta duaya sizinle beraber katılsa, rızkın, ne zerresini artırmanız kabil olur, ne de aynı miktar azaltmanız! Bu işin sonu gelmiş O baptaki yazı yazılmış, kâtip istirahata çekilmiş Sizin meş­gul olmanızı icap ettiren şimdiki şey emir ve yasaklardır İşte, onla­ra koyulun, emri tutun, yasaklardan kaçının
Mutlaka gelmesi mukadder olan işlerle neden meşgul olursunuz? Hak Teâlâ gelmesi gereken işte kefilinizdir Kısmetler, belli zamanla­rında gelir Onlarda, hem acı, hem de tatlı vardır Sevmediğiniz veya sevdiğiniz şeylerin hepsi, belli anlarda kendiliğinden gelir
Allah yolcuları namazlarını öyle bir hâl içinde kılar ki, orada ne bir talep ne de bir dilek var Onlar iyiliğin gelmesi için bir talepte bulunmazlar Onların duası bir emir icabıdır Bu emir kalp cihetin­den gelir O emre uyar, bazen halk için bazen de kendileri için dua ederler Onlar, yaptıkları bu duada kendilerinden geçmiş bir hâl için­dedirler, yaptıkları duadan haberleri olmaz
Allah'ım, bütün hareketlerimizde, Sana karşı iyi edep sahibi ol­mayı bize nasip eyle
Oruç, namaz, zikir ve bütün tâat, Hak yolcusunun varlığına iş­lenmiştir Bu hâller, onun etine, kanına karışmıştır Bu hâli bulduk­tan sonra Hak onu cümle hâlinde esirger Hüküm bağı o kulu bir an bile bırakmaz O, bu hâlinde her şeyin ötesinde yaşar Sanki o, hük­mün gereğini taht yapıp üzerine oturmuş, Hakk’ın kudret denizinde yüzüyor Evet, o kul, âhiret, lütuf denizi sahiline ve yakınlık iline va­rıncaya kadar böyle devam eder
Bu yolculuğunda o kul bazen Hakk'a döner, bazen yaratılmışla­ra Kullarla uğraşır, yorulur Yaratan'a dönünce de rahat bulur
Yazıklar sana, ey münafık; anlatılan işlerden senin haberin bile yok Yaptığın işlerin hiç birinde bu hâlleri bulamıyorum Ey ibadet­hanelerinde tek duranlar, hâlbuki halkı kalbinize doldurdunuz Le­hinizde ve aleyhinizde söylediğim hiçbir sözü duymaz oldunuz Dil­siz ve sağırsınız Kalkınız, bana geliniz Yapmakta olduğunuz edep dı­şı hareketler dolayısıyla sizi sorguya çekmem Allah'ın izni ile ve O'nun verdiği duygu gereğince size şefkat gösteririm; çünkü siz hasta­sınız Sert sözlerim sizi korkutmasın ve sohbetimden kaçırmasın; bunlar benden değil, O ne konuşturursa onu konuşurum

Alıntı Yaparak Cevapla