08-02-2012
|
#6
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlahi Armağan -61- Meclis
Ey evlat! Allah yolcuları karanlığa ışıkla girerler Onların ışığı, Hakk'a kulluktur Onlar korku ve çekinme içinde olurlar Sonlarının kötü gelmesi ihtimali onları korkutur Hakk’ın ilmi acaba neyi gerektiriyor, malûmları değildir Sonları nice olur, bilmezler Bütün bunları düşünerek karanlığı ibadet ışıkları ile delmeye çalışırlar Çekinme, bazı zor işler, ağlamak, onların hâlidir Namazlarını, oruçlarını, haclarını ve bütün ibadetlerini gerektiği gibi yaparlar Hem dilleri, hem de kalpleri ile Hakk'ı zikrederler Dünyadaki hâlleri böyle geçip gider Sonra öbür âlemin en güzel yeri olan cennete giderler Orada Hakk’ın rahmet yüzünü görür, iyiliğini bulur, bu hâllerine şükür ederler: “Allah'a hamd olsun, bizden kederi giderdi ” (el-Fâtır, 35/34)
Allah'ın öyle kulları vardır ki, onlar üstat sayılırlar Ayrıca bunları yetiştiren şahlan, reisleri, emirleri, sahipleri de vardır İşte bunlar, hep birlikte yukarıda beyan edilen duayı, öbür âleme göç etmeden burada da okurlar
Hak Teâlâ'nın o yüce kulları O'nun kapısına vardıkları zaman kapıyı açık bulurlar İlâhî süvariler onları orada bekler Hepsi o yüce kulların gelmesini gözetliyordu zaten  Görünce selâm verir ve o sevgili kullar önünde baş eğer, emir beklerler
Sâlih kullar, o kapıdan içeri girince hiçbir gözün görmediği, kulağın işitmediği, beşer kalbinin hatırlamasına imkân olmayan kutsî varlıklar görür, şöyle duaya başlarlar: “Allah'a hamd olsun; Zât’ından ayrı kalma üzüntüsünü bizden aldı Aramızdaki perdenin verdiği kederi kaldırdı Bizi Zât’ı için seçti, yakınlığına erdirdi Bilhassa Zât’ından gayri şeylerle meşgul olma derdini bizden aldı Bizi bütün fâni varlıklardan beri edip Zât’ı ile olmayı nasip ettiği için Allah'a hamd olsun; Rabb’imız hem Gafûr, hem de Şekûr'dur Yaratan'ımız, hatalarımızı bize göstermeden siler
ve yaptığımız az kulluğa karşı bol iyilik eder ”
|
|
|
|