Yalnız Mesajı Göster

İlahi Armağan -61- Meclis

Eski 08-02-2012   #10
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İlahi Armağan -61- Meclis




Ey içi bozuklar, bu din elinizle yapılmaz Sizde onu yapacak iyilik yoktur Onu nasıl yaparsınız ki, bina işinden anlamadığınız gibi, onu yapacak âletiniz de yok Ey cahiller! Din evinizi yapınız Size elzem olan önce bu binadır; sonra başkaları
Bana düşmanlık etmeyiniz, bunu yapacak olursanız, ben de size yaparım Sonra felah bulamazsınız Çünkü Allah'ın, Peygamber’in yardımı bana kuvvet verir Yapacağım her işi onlarla yaparım Düş­manlık etmeye kalkmayınız: Allah yapacağı her işte galiptir Hatır­layınız Yusuf Peygamber’i Kardeşleri öldürecekti; ama güçleri yet­medi Nasıl öldürebilirdi ki, Hak katında o bir şahtı ve hak peygam­berlerden biriydi Doğrulardan bir zâttı Hak Teâlâ ezelde öyle yaz­mıştı ki, halka onun vasıtasıyla iyilikler ola
Ey şu zamanın münafıkları bu hikâye sizedir Beni öldürmek is­tersiniz, ama bu olmayacak Böyle bir iyiliği (!) bulmanız kabil değil Bu bapta elleriniz kusurlu Ezelde verilen bir hüküm olmasaydı, sizi teker teker hesaba çeker, azarlamayı da bilirdim Her işin kökü hü­kümledir Ayakta durmak da hükümle olur, ilmin gereğini yapmak da o ezelî hükme bağlıdır
Allah yolcuları halktan korkmaz Çünkü onları Allah kefaletine almıştır Onları Allah saklar ve idare eder, her kötülükten esirger
Allah yolcuları da buna inanır; bu sebeple halktan gelecek bir yara­maz işe aldırmaz Bilirler ki, yakında halkın eli tutamayacak, ayak­ları yürüyemeyecek ve dili de söz edemeyecek Halkın âciz olduğuna ve yokluk içinde bulunduğuna inanmışlardır Bilirler ki, halk öldüremez ve bir paye veremez Bilirler ki halkın elinde ne fayda ne de zarar vardır
Hak yolcuları mülk olarak yalnız Hakk’ın varlığını bilirler On­dan başkasında güç olmadığına, veren, alan, faydalı olan ve zarar veren yalnız O olduğuna inanırlar Bu imanlarıdır ki onları şirk yü­künden alır
Onları Hak öz olarak seçmiştir Dolayısıyla daima huzur içinde ve Zât’ı ile ülfet hâlinde olurlar Rahatları O'nunladır O'nun verdiği rahatlık içinde kalır, lûtfuna uğrar, kalpten O'na münacat ederler Bu hâli bulduktan sonra dünya olmuş veya olmamış aldırmazlar Âhiret ister olsun, ister olmasın bir şey ummazlar Hayra şerre aldırış et­mezler
Allah yolcuları kötü işleri bırakmak için ilk zamanda kendileri­ni biraz zorladılar Sonraları Hak onlara acıdı Kötülüğü terki tabiî kıldı ve bu duyguyu bir hibe olarak verdi
Hakkın verdiği hedefe varınca, zühdün özüne erdiler Tabiatın da ne demek olduğunu anladılar Her şeyi Hak'tan öğrendiler
Her şeyi o büyüklerden belleyiniz Şimdilik ibadeti, içinizden gel­mese bile zorla yapınız Kötü işleri terke gayret ediniz Yasaklara ya­kın olmayınız Bir zaman sonra göreceksiniz ki, zorla yaptığınız işler tabiî bir hâl almış
Rabb’inizin kelâmını anlayınız; anladığınızla amel ediniz; amel­lerinizde ihlâsı bırakmayınız

Alıntı Yaparak Cevapla