Yalnız Mesajı Göster

Takva Bilîncînîn Kazandırdıkları

Eski 08-02-2012   #9
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Takva Bilîncînîn Kazandırdıkları




8- Yerden ve Gökten Bereketler:


Bazıları kendilerine gönderilen peygamberi yalanladı­lar Sunardılar ve büyüklük tasladılar Rızık vericinin Al­lah olduğunu bilip şükretmediler Nankörlükte bulunup doğru yoldan çıktılar Allah'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket etmediler
Kur'an şöyle diyor:
"Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi, fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük etti; böylece Allah yaptık­larına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı
Evet, takva elbisesine karşılık, korku ve açlık elbise­si En hayırlı elbisenin yerine endişe, darlık, zorluk ve doymamışlık elbisesi İnsanı huzuruna kavuşturan, ona şahsiyet ve üstünlük sağlayan, onu tehlikelerden ve kötü­lüklerden koruyan takva libası yerine emniyetsizlik ve korku giysileri Çünkü insanlar, kendilerine bol bol gelen nimetlere şükredecekleri yerde nankörlük ettiler, inkâra saptılar, Allah'ın davetinden yüz çevirdiler Mallarının çokluğuna ve ellerindeki maddî güçlere güvenerek istikbar ettiler 'Bunun üzerine Allah (cc) onlara mutsuzluğu, açlığı, aç gözlülüğü, sıkıntı ve endişeyi karşılık olarak verdi
Onların malları olsa da, dünyalıkları yerinde olsa da, hatta çok kazanıp harcasalar da hiç doymazlar Hiçbir za­man yeter demezler Ellerindekine kanaat etmezler Sahip olduklarını başkalarıyla paylaşamazlar Tükenecek veya ellerinden çıkacak diye korkarlar Aç gözlüdürler Hep kendilerinden daha yukarıda, daha zengin olanlara bakar­lar Dolayısıyla kendi sahip olduklarını hep az zanneder­ler Bütün bunlardan sonra sürekli bir korku duyarlar Yarından endişeleri vardır Geçimlikleri kutsal, geçinmeyi, kazanıp harcamayı hayat gayesi bilirler Üstünlüğü, şerefli olmayı, saygı kazanmayı parada, zenginlikte, dünya­lıklara sahip olmakta bildikleri için hep kazanmaya, baş­kalarının gözünde böylece yer edinmeye çalışırlar
Böylelerinin çok parası olsa da onlar zihnen fakirdir­ler Kanaat etmeyi bilmedikleri için, hâllerinden hep şikâyetçidirler Her şeyi madde, rakam ve miktar olarak ölç­tükleri için de bereketin ne olduğunu bilmezler İçlerinde hep bir korku, bir endişe ve sıkıntı vardır Asla rahat değil­lerdir Asla iç dünyalarında sükûnet (dinginlik) yoktur
"Eğer o ülkeler halkı inansalardı ve ittika etselerdi (Al­lah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etselerdi), gerçekten üzerlerine hem gökten, hem de yerden (sayısız) bolluklar (bereketler) açardık; ancak onlar yalanladılar Biz de onları kazana geldikleri sebebiyle yakalayıverdik"
"Her taraflarından azabın yerine bolluk ve beretler ya­ğar, her işleri yolunda gider, mutluluk ve refahları artar­dı
Evet, yerden ve gökten bereketler, altlarından ve üst­lerinden bereketler yağar Eğer insanlar iman etselerdi ve takvalı davransalardı
Allah'ın verdiği bereketle, muttakilerin gözleri ve gönülleri doyar Allah'ın verdiğine razı olurlar, verilenlerle şımarmazlar, eldeki nimetlere şükretmeye çalışırlar Az şeye sahip olsalar da, lüks eşyaları, pahalı elbiseleri, göz kamaştıracak meskenleri olmasa da onların gönüllerinde kanaat zenginliği bulunur Ellerinde az bir şey olsa, onu başkalarıyla bölüşürler, mala, eşyaya takılıp kalmazlar Malın ve dünyalıkların ötesindeki yücelikleri isterler On­lar biten, tükenen, vefası olmayan fani dünya lezzetleriy­le veya eşyalarıyla değil, Allah'ın rızası ve vereceği şerefle zengin olmak isterler
Allah'a hakkıyla tevekkül ettikleri için rızık endişesi çekmezler Gereğince çalışırlar; helâlden kazandıkları için mallarında bereketler vardır Allah'ın yolunda infak eder­ler ve bilirler ki Allah yolunda verdikleri kat kat kendile­rine dönecektir Bundan dolayı huzur içindedirler İçlerin­de kendilerini rahatsız edecek endişeleri takva bilinciyle en aza indirirler Onlar, Kur'an'ın haber verdiği ebedî ger­çeği unutmazlar:
"Size benden bir yol gösterici gelecektir; kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz da ol­maz
Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz, onu kıyamet günü kör olarak hasredeceğiz"
Allah'ın Kur'an'ından, O'nun davetinden, O'na kulluk etmekten, O'nun hükümlerine uymaktan yüz çevirenle­rin hakkı, dar, sıkıntılı ve mutsuz bir hayattır Böyleleri ahirette daha kötü bir sonuçla karşılaşacaklar

Alıntı Yaparak Cevapla