08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlahi Armağan -59- Meclis
59 MECLİS
Bu konuşma Cuma günü yapıldı
Konuşma tarihi: Hicrî 9 Recep 546, Milâdî 1151
Kulların elinde bulunana göz diken kimsenin sözü yağcılıktan hali kalmaz; dereceli konuşur, nabza göre şerbet verir Onun için hakikî sebepleri görmek mümkün değildir Onun konuşması özünden ayrılan kabuğa benzer Yalnız dış görünüşü olur, içi de boş
Ta-me-aطمع -Arap harflerine göre- kelimesindeki harflerin içi boştur İşte, tamahkârın işi de öyledir; boştur Tı boştur Mim boştur Ayn boştur
Ey Allah'ın kulları, sözlerimi tasdik ediniz; yapınız bunu; felah bulursunuz Denir ki: “Doğrunun himmeti yücedir Hiçbir sözcünün sözü, ona zarar vermez ”
Allah Teâlâ, işlerinde daima galiptir Seni bir iş için kullanacaksa ona hazırlar Karşısında duran kişiden hatalı, edep dışı bir söz çıkarsa onun cevabı doğruluk olmalı Beni bulunduğunuz hâl konuşturuyor Yalan hâliniz beni susturuyor Ne kadar alırsanız o kadar satarım
Ey evlat! Bilgi ağacın meyve vermiş olsaydı, sultanların kapısına koşmazdın; nefsin için bir sığınak ve onun kötü arzularını tatmin yolunu aramazdın Zaman adamlarının kapılarını aşındırmazdın İlim sahibi için halkın kapısına koşacak iki ayak yoktur Zâhid geçinen kimsenin ise, halktan dünyalık alacak iki eli yoktur Allah'ı sevenin halka bakacak gözleri olmaz Allah sevgisinde doğru olan kimsenin, bütün halk karşısına çıksa bakışları tat vermez; o, sevdiğinden gayri kimseye bakmaz O zâtın baş gözünde dünya büyümez Âhiret ise, onun kalp gözüne büyük gelmez Sır gözünde ise, Mevlâ'dan gayri büyük olamaz
Akıllı kimseler olunuz, siz hiçbir şey üzerinde değilsiniz Çoğunuz zehirleyici kimselerin ve mâna âlemini öldüren kişilerin peşine düşer Söz edenlerinizin çoğu ise dilden atar; kalbinden bir şey diyemez
İçi bozuk adamın sesi dilden gelir; iman sahibinin sözü ise kalpten  İman sahibinin kalbi, Yaratan'ın kapısında durur, sırrı ise ondan içeride  Kapıdan içeri girinceye kadar Hak kapısından ayrılmaz
|
|
|
|