08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlahi Armağan -47- Meclis
47 MECLİS
Bu konuşma Salı günü medresede yapıldı
Şaban ayı hilâlinin ilk göründüğü gündü Hicrî 545, Milâdî 1150
Öğren, iş yap, ihlâs sahibi ol Varlığından çık Halkı kalbinden sil Sonra Allah de Öteyi bırak, şaşkınlıklarında kalsınlar, İbrahim (a s) Peygamber gibi şöyle söyle: “Onların hepsi bana düşman; dostum, ancak âlemlerin Rabb’idir ” (eş-Şuarâ, 26/77)
Halk âleminden hicret eyle Allah'a kul olmayanlara kalpten öfkelen Halkı bir kuvvet sahibi sandığın süre, yanlarında oturma Onların kuvvetini sahibine verdiğin an, onlarla olabilirsin; çünkü tevhid ehli oldun Kalbinden şirk uzaklaştı; halka dön, onlara karış ve sende olan iyi şeyleri onlara dağıt Halka ilim öğret ve onları Yaratan'ın kapısına ilet
Havas -seçme kullar- ölüm bilmez; onlar cümle halkı kalpten siler, seçme ve isteme hâlini bırakır Onların ölümü budur Bu ölümü benliğinde toplayan için ebedî ve sonsuz bir hayat vardır; her zaman Yaratan'la olurlar Bu ölüm mânevidir Herkes kolayca yapamaz Buna: “Ölmeden evvel ölmek” derler
Zahirdeki ölüm, bir anlık duraklamadır, baygınlıktır ve uykudur; sonrası ebedî ayıklık Anlattığımız ölüme ermek dilersen, marifet ve yakınlık tohumunu benliğine ek Aziz ve Celil olan Hakk'ın eşiğine yat; işte o dem sana rahmet, ve minnet eli gelir; ebedî ve sonsuz hayatla diri kılar
Nefsin kendine göre yiyeceği vardır Sır âlemi kendine göre taam alır ve kalp, istidadına göre yer Herkes varlığına göre kabiliyeti kadar gıda alır Peygamber (s a v) Efendimiz bir hadîs-i şerifinde şöyle buyurur: “Ben Rabb’imin katında gecelerim Beni yedirir ve içirir ”
Yani, sırrıma mânalar doldurur Ruhumu ruhanî gıdalarla besler; velhasıl özüme has olan şeyleri yedirir
Peygamber (s a v) Efendimiz, ilk defa kalbi ve kalıbı ile miraca çıktı: Sonra dış varlık yok edildi Kalbiyle Yaratan'ın katında oldu; hâlbuki kendisi halk arasında dururdu Hakikaten o büyük Peygamber’e vâris olanlar da aynı hâli taşır; kalplerini Yaratan'a verirler Onlar ilim ve amelin arasını bulur, ihlâs sahibi olurlar Ve bildiklerini halka öğretmekten çekinmezler; peygamberler de böyle yapardı
|
|
|
|