08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Davetçiyi İlgilendiren Bazı Hususlar
Davetçiyi İlgilendiren Bazı Hususlar
Davetçi, Allah'a davet etme işinin gönüllü bir iş olmadığını, asıl farz olan görevleri arasında bulunduğunu bilmesi gerekir Davetçi, Allah'a davet vazifesini şiddet ve baskı altında, hapiste, şartlar ne olursa olsun her zaman ve her yerde imkanları nisbetinde yapmakla mükelleftir Allah'a davet görevini, maruz kaldığı eziyetler karşısında sinip de, insanlara hayır ve mutluluk yolunu göstermekten geri durmaması gerekir Görevine inançla ve sabırla devam etmelidir
"(İnsanları) Allah'a çağıran, iyi is yapan ve ben müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir? İyilikle kötülük bir olmaz (Sen kötülüğü) en güzel olan şeyle sav O zaman (bakarsın ki) seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir Bu (kötülüğü iyilikle savma olgunluğu)na ancak sabredenler kavuşturulur Buna ancak (hayırdan) büyük pay sahibi olan kimse kavuşturulur "
Şehid İmam bu manada bize şu tavsiyeyi yapardı:
"İnsanlarla beraber meyva ağacı gibi olun, onlar size taş atarken siz de onlara meyva atın "
Ve devamla: "Ey kardeş! Sen iki gayeyi gerçekleştirmek için uğraşıyorsun Biri insanları irşad edip davaya kazandırmak, diğeri üstüne düşen vazifeni yapmaktır Şayet birinci gayeyi gerçekleştiremezsen (yani kimse davetine icabet etmezse), ikinciyi (yani görevini yerine getirmeyi) gerçekleştirmede asla ihmal etme!" derdi
Davetçi, ezile-büzüle değil, onurlu ve güçlü bir pozisyonla; tereddütlü bir şekilde değil, kendisine ve davasına güvenerek davetini yapmalıdır
Davetçi, insanları davet ettiği şeyde güzel örnek olmalı, sözü ile davranışları arasında çelişki olmamalı Halkı davet ettiği İslami yaşayış hususunda eleştirilere maruz kalmasın
"Ey inananlar, niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz? Yapamayacağınız şeyi söylemek, Allah yanında büyük gazaba (sebep olur )"
Davetçi, davetinde ihlaslı, Allah'ın nzasından başka bir şey aramayan, insanlığın övgü ve takdirlerini beklemeyen, daima güven ve saadet telkin eden kimsedir Davetçi, davet yolunda karşılaştığı eziyeti, gördüğü kınayıcı ve alaylı muameleleri tahammül ve sabırla karşıladığı gibi, insanlarla olan ilişkilerinde şefkat ve merhameti elden bırakmaz Bundan dolayı insanların İslam'a yönelişlerini ve ona karşı sempatilerini sağlamak için onlarla sevgi ve yardımlaşma bağlarını tesis etme yolunda gayret gösterir
"Allah'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın Eğer kaba, katı yürekli olsaydın çevrenden dağılır, giderlerdi "
Davetçi; üslubu ne olursa olsun kendisine soru sorana, eleştiri edene ve öğüt verene bağrını açmalı ve onu şefkatle dinlemelidir Kendisi başkasına en olgun ve en münasip şekilde nasihat etmeli, kendisine yapılan nasihatları da nasıl yapılırsa yapılsın kabul etmelidir
Davetçi, imkanı nisbetinde Kur'an'ı ve Resulullah (a s )'m hadislerini ezberlemeye çalışmalıdır Çünkü bu sayede işleyeceği konuları, rahatlıkla ayet ve hadislerden delil getirerek teyid edebilir Aynca siyer bilgisine de aşina olması gerekir Çünkü siyer ilmi, ruhlarda büyük etki bırakan ibret verici olayları, nasihat örneklerini, davetin niteliğini ve davet için hareket metodlarını içerdiğinden davetçi için kaçınılmaz bir ilim dalıdır
Davetçi, okuduğu kitaplardan ruhları etkileyen, vicdanları duygulandıran pasajları tespit edip yazmak için yanında bir not defterini bulundurması gerekir Bilgilerini tazelemek için zaman zaman ona baş vurur Yalnız hafızaya güvenmek çoğu kez insanı yolda bırakabilir
Davetçi, akli muhakemesi ne kadar kuvvetli olursa olsun daima derin iman nurlarına muhtaç olduğunu, Rabbiyle kulluk bağları ile irtibat halinde olması zaruretini hissetmelidir Çünkü bu duygu, davet yolunda kendisine en gerekli olan bir azıktır
|
|
|
|