Yalnız Mesajı Göster

Tagutu Reddetmek Tevhidin Gereğidir

Eski 08-02-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tagutu Reddetmek Tevhidin Gereğidir




ÖNSÖZ

Allah (cc)‘a hamd olsun! O’na şükreder, O’ndan yardım diler, O’nun bağışlamasını isteriz Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden O’na sığınırız Allah (cc) kime hidayet ederse onu saptıracak, kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur Şehadet ederim ki; Allah (cc)‘tan başka ibadete layık ilah yoktur O tektir, O’nun ortağı yoktur Yine şehadet ederim ki; Muhammed (as) O’nun kulu ve rasulüdür

“Ey iman edenler! Allah’tan korkulması gerektiği gibi korkun ve sizler ancak müslümanlar olarak ölün!” (Al-i İmran: 102)

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allahtan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten sakının! Şüphesiz Allah sizin üzerinize gözetleyicidir” (Nisa: 1)

“Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki Allah, amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın Kim Allah (cc)’a ve rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur” (Ahzab: 70-71)

En doğru söz; Allah (cc)’ın kitabı ve en hayırlı yolu gösteren Rasulünün sünnetidir En şerli şey; bidat olan şeydir Her bidat dalalettir Her dalalet ateştedir

İnsanların hatta bütün mahlukatın varoluş gayesi; sadece Allah (cc)’a ibadet etmek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaktır

Allah (cc) bu konuda şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz ki ben, cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım” (Zariyat: 56)

“Oysa onlar, dini O’na has kılarak ihlaslı bir şekilde yalnız Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardı” (Beyyine: 5)

“(Ey Muhammed!) Dosdoğru olarak yüzünü dine, Allah’ın insanları ona göre yarattığı fıtratına çevir! Allah’ın yaratışında hiçbir değişme yoktur” (Rum: 30)

Rasulullah (sas) da bu konuda şöyle dedi:

“Her doğan fıtrat üzerine doğar” (Müslim)

Allah (cc), kudsi bir hadiste şöyle buyuruyor:

“Kullarımın hepsini hanif (müslim ve muvahhid) olarak yarattım Fakat şeytanlar onları değiştirdi Kendilerine helal kıldığımı onlara haram kıldı ve onları bana ortak koşmaya sevketti” (Müslim)

İnsani ve cinni şeytanlar, insanları halis tevhidden uzaklaştırarak Allah (cc)’tan başkasına ibadet ettirmek için geçmişte uğraşmış ve bu uğraşılarına değişik yöntemlerle hala devam etmektedirler Bazen Allah (cc)’tan başkasına rüku ve secde etme ibadetini onlara meşru gösterirler Bu konuda başarılı olamazlarsa sadece Allah’ın yapabileceği bir meselede, yardım isteme ve dua etme ibadetini Allah (cc)’tan başkasına yapmayı onlara meşru gösterirler Bu konuda başarılı olamazlarsa, sadece Allah (cc)’a yapılması gereken tevekkül etme ve sadece O’ndan korkma ibadetini başkasına yapmayı onlara meşru gösterirler Bu konuda başarılı olamazlarsa onları Allah (cc)‘tan başkasına boyun eğdirerek Allah’tan başkasına ibadet ettirmeye çalışırlar Bütün bunlarda da başarılı olamazlarsa onları, Allah’tan başkasının hükmüne muhakeme ettirerek veya Allah (cc)’ın haramını helal, helalini haram yaptırarak Allah (cc)’tan başkasına ibadet ettirmeye çalışırlar Hadisi kudside geçen:

“Fakat şeytanlar onları değiştirdi Kendilerine helal kıldığımı onlara haram kıldı ve onları bana ortak koşmaya sevketti” sözünün manası işte budur

Allah (cc), insanların kendisine karşı ileri sürebilecekleri bir mazeretleri olmasın diye onlara hücceti ikame edecek (hakkı ve delilleri açıklayacak) rasulleri halis tevhidle gönderdi Bu rasuller, insanları halis tevhide çağırdılar, küfür ve şirkten sakındırdılar; tevhid ehlini cennetle müjdelediler, küfür ve şirk ehlini cehennemle korkuttular, bütün kulları sadece Allah’ı tevhid etmeye, özellik ve sıfatları ne olurlarsa olsun Allah’tan başka ibadet edilenleri reddetmeye çağırdılar

Allah (cc) şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz ki, her ümmete: “Allah’a ibadet edip, taguttan kaçınsınlar diye rasuller gönderdik” (Nahl: 36)

“Senden önce hiçbir rasul göndermiş olmayalım ki ona: “Benden başka ibadete layık ilah yoktur, yalnız bana kulluk edin” diye vahyetmiş olmayalım” (Enbiya: 25)

“Oysa tek olan ilaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı Ondan başka ibadete layık ilah yoktur O, onların ortak koşmalarından münezzehtir” (Tevbe: 31)

İbadetlerin sadece Allah (cc)’a yapılması ve tagutların her çeşidiyle reddedilmesi bütün nebi ve rasullerin en büyük gayesidir Bu konu üzerinde sürekli olarak durmalarının sebebi işte budur Hiçbir şey onları bu gayelerinden alıkoyamadı Bu meselede hiç bir kimseye zerre kadar taviz vermediler, onlarla uzlaşma yoluna gitmediler, orta yola yanaşmadılar ve onları sürekli olarak şu iki konuda uyardılar:

Birincisi; ibadetlerin tamamıyla sadece Allah (cc)’a yapılması, ki bu iman ve İslam’ın ta kendisidir

İkincisi; herhangi bir ibadetin taguta yapılması, ki bu küfür ve şirktir, İslam dinini terkederek tagutun dinine girmektir

İşte ortada birleşmeyen, birbirine zıt iki yol! İşte kılıçları kınlarından çekmenin, seriyyeler hazırlamanın, ordular göndermenin, savaş ve barışın, dostluk ve düşmanlığın, en değerli, en pahalı şeyleri feda etmenin ve uğruna canlar vermenin gayesi!

Bu mesele netleşmeden tevhid akidesi, İslam ve iman inancı da netleşemez Bu meselenin açık ve net bir şekilde öncelikle çözümlenmesi gerekir Acaba ibadete layık olan kimdir? Tagutlar mı yoksa kahhar olan ve herşeyi en ince ayrıntısına kadar bilen Allah (cc) mı? Evet, işte bu mesele net bir şekilde çözümlenmelidir

Bu mesele, gözardı edemeyeceğimiz bir meseledir Bu meselenin çözümü kıyamete kadar sürse bile bu mesele çözülmeden başka bir meseleye geçilmemelidir Bu mesele insanların hepsine tam olarak anlatılmadan ve net bir şekilde açığa çıkarılmadan, büyüklüğü ne olursa olsun hiç bir mesele onun önüne geçmemelidir

İbadete gerçekten layık olan kimdir?

İbadetlerin sadece kendisine yapılmasını hakeden kimdir?

İşte bu mesele netleşmesi gereken en öncelikli meseledir

Maalesef kendilerine tagutlar tarafından hocalık makamı verilen veya kendilerinin İslam tebliğcisi olduğunu iddia eden kimseler, gerek korktukları ve gerekse bir takım menfaatler elde etmek için, önemli olan bu mesele üzerinde durmazlar ve başka meselelere geçerler Öyleki bu meseleye hiç değinmeden, tagutları kızdırmayan, bilakis onların anlatılmasına izin verdiği dinin feri meseleleriyle uğraşırlar Bunların misali; çok uzun kökleri ve dalları olan bir ağacı dikmek isteyen, fakat kök yerine sadece dallarını diken kişinin durumu gibidir Acaba böyle bir ağacın tutması, sabit kalması ve meyve vermesi mümkün müdür?

Bu kitabı, kulları sadece Allah (cc)’a ibadete sevketmek ve fitnesi zamanımızda oldukça artan, gece gündüz insanları kendilerine taptıran yeryüzündeki tagutların her çeşidinden sakındırmak gayesiyle kaleme aldım Allah (cc)’tan bu amelimi kabul etmesini, beni bu yazımda muvaffak kılmasını ve sürekli olarak hak üzerinde kalmamı nasip etmesini dilerim

“Ey Cebrail’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi! Gökleri ve yeri yaratan, gaybleri yegane bilen Allah’ım! Sen, kullarının arasındaki ihtilaflarda hüküm verensin Ey Allah’ım! Beni hakka ulaştır Sen dilediğini doğru yola iletensin!” (Müslim)

Allah (cc)’ın nebisine, onun aline, sahabelerine ve kıyamete kadar onun yolunda gidecek olanlara selam olsun!

1 - İBADET


İbadet lügatte; boyun eğmek, itaat etmek, küçüklüğünü kabul etmek, demektir (Lisanul Arap, Kamusul Muhiyt)
Şeri manası ise; Allah (cc)’ın sevdiği, razı olduğu, kabul ettiği, emrettiği gizli ve açık bütün ameller ve sözlerdir İşte bu, Allah (cc)’ı tam manada sevmekle birlikte, tam manada O’na boyun eğmek ve itaat etmeyi de içine alır
İbadetin sadece Allah (cc)’a yapılması; ibadetin üç rüknu olan nüsuk, teşri ve velayetin sadece Allah’a yapılmasıyla olur
Her kim Allah (cc)’ın emirlerine itaat eder, boyun eğer fakat O’nun bu emirlerini sevmezse işte bu kimse Allah (cc)’ın hükümlerini sevmeyen bir münafıktır Her kim de Allah (cc)’ın emirlerine itaat etmediği, O’nun şeriatine ve hükümlerine zahiren boyun eğmediği halde Allah (cc)’ı sevdiğini iddia ederse, o ancak yalancı bir zındıktır
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
(Ey Muhammed!) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin(Ali İmran: 31)
İbni Kesir bu ayet hakkında şöyle dedi:
“Bu ayet, Allah (cc)’ı sevdiğini iddia etmesine rağmen Muhammed (as)’in gösterdiği yola tabi olmayan kimsenin yalancı olduğunu göstermektedir Bu kimse, Allah (cc)’ı sevdiğini iddia etmekle birlikte, Muhammed (as)’in şeriatine, nebinin dinine bütün söz ve hareketleriyle uymadıkça iddiasında yalancıdır(İbni Kesir Tefsiri c: 1 s: 366)
Bu açıklamalardan, hayatı bütünüyle kapsayan herşeyinibadet olduğu anlaşılmaktadır Allah (cc)’ı razı eden, kendisiyle Allah (cc)’a yaklaşılan her söz, her amel veya inanç ibadet hükmünü alır
Muhakkakki, bir kuldan sadece Allah (cc)’a ibadet etmesi istenildiğinde, öncelikleondan, ibadetin kapsamlı ve genel manası istenir Bu;kulun, rükuda, secdede, boyun eğmekte, oruçta, hacda, adakta, sevgide, buğuzda, cihadda, fedakarlıkta, korkuda, tevekkülde, duada, ümitte, hüküm ve muhakemede ve bunlar gibi farz ve müstehap olan diğer bütün amellerde sadece Allah (cc)‘a ibadet etmesi demektir Allah (cc)’ın şu sözü bu meseleyi en güzel şekilde ifade etmektedir:
“Ben, cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım(Zariyat: 56)
İbni Kayyım bu ayet hakkında şöyle dedi:
“Allah (cc), bu ayette cinleri ve insanları sadece kendisine ibadet etsinler diye yarattığını haber veriyor İşte bu sebeble onlara rasuller göndermiş ve kitaplar indirmiştir Zira onlar, bu gayeyle yaratılmıştır(Bedaiu’t Tefsir c: 4 s: 248)
Aynı şekilde Allah (cc)’ın şu sözü de bu manayı ifade etmektedir:
“De ki: Namazım, kestiğim kurban, hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi olan Allah içindir O’nun hiçbir ortağı yoktur Müslümanların ilki olarak bununla emrolundum(En’am: 162 –163)
İbni Cevzi bu ayetin tefsirinde şöyle dedi:
“Ayetin manası şöyledir: İbrahim (as) müşriklere şunu haber verdi: “Yaptığım işlerin hepsi, hayatımla ilgili herşey sadece Allah (cc) içindir, O’ndan başkası için değil Siz ise bu konularda O’na şirk koşuyor ve amellerinizi Allah’tan başkası için yapıyorsunuz(Zad’ul Mesir c: 3 s: 161)
Namaz, zekat, oruç, hac gibi ameller nasıl sadece Allah (cc)’a yapılıyorsa, hayatın değişik meseleleriyle ilgili diğer ameller de sadece Allah (cc)’a yapılmalıdır Hatta ölüm bile Kulun ölümü, zamanımızda adeta putlaştırılmış olan vatan, bayrak veya kafir bir lider için değil, yalnızca Allah (cc) için olmalıdır
İslam dininde ibadet; insanların anladığı gibi sadece namaz kılmak, oruç tutmak, haccetmek değildir Daha geniş bir mana ihtiva eder Allah (cc)’ın şu sözü, bu meseleyi net bir şekilde ifade etmektedir:
“Oysa onlar doğruya yönelip her türlü şirkten temizlenmiş olarak yalnız Allah’a ibadet etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı İşte bu, dosdoğru dindir!” (Beyyine: 5)
Bu ayetteki Allah (cc)’a ibadet emri, bütün ibadetleri içine almaktadır Allah (cc)’ın, ayette namaz ve zekatı ayrıca bildirmesinin sebebi, bu ibadetlerin öneminden dolayıdır
Rasulullah (sas)’ın şu sözü bu ayetin ifade ettiği manayı desteklemektedir:
“İslam beş şey üzerine bina edildi: Sadece Allah (cc)’a ibadet etmek ve O’ndan başkasını reddetmek, namaz kılmak, zekat vermek, beyti haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak(Müslim)
Ayet ve hadiste namaz, oruç, zekat ve hac emirlerinin ayrıca zikredilmesi, bunlardan önce zikredilen ibadet emrinin tekrarı değil, bu ibadetlerin önemini bildirmek içindir
İbadetin sadece namaz, zekat, hac ve oruçtan ibaret olmadığını, daha geniş manayı ihtiva ettiğini gösteren bir çok delil vardır
Zaman geçtikçe kafir laik sistemler ve tagutların yardımcısı menfaat perest hocalar, sürekli ve yoğun bir şekilde insanları bu dinden saptırma ve cahilleştirme planları, faaliyetleri yaptılar İnsanları saptırmak ve onlara taguti sistemlerin meşruluğunu kabul ettirmek için, bu sahte hocalara; profesör, doktor, alim, allame gibi sıfatlar verilerek dindeki mevkilerinin çok üstün olduğu imajı verildi İşte bu hocalar (belamlar), bir çok şer’i terimin manasını daraltarak şeriattaki gerçek manalarını anlaşılmaz hale getirdiler Saptırdıkları şer’i terimlerden bir tanesi de ibadet kelimesidir İbadet kelimesi daha geniş manayı ihtiva etmesine rağmen, sadece mescidlerde yapılan bir takım amellerle sınırlandırdılar
İşte bu sebeble insanların çoğu, ibadet denildiğinde sadece namaz, oruç, zekat, hac ve benzeri amellerin kastedildiğini zanneder Bu anlayış onların inanç, düşünce, fikir ve davranışlarına yansımış ve sonuç olarak rükuda, secdede Allah (cc)’a ibadet eden, fakat bazı ibadet çeşitlerini de Allah (cc)’tan başkasına yapan, buna rağmen hak üzerinde olduğunu söyleyen insanlar türemiştir
Böyle kimselerden birisine:
“Niçin bu konularda Allah (cc)’tan başkasına ibadet ediyorsun?” diye bir soru yöneltilse, bu soruya karşılık sizeşaşkın bir vaziyette cahilce; dini siyasete karıştırma, dinle alakası olmayan şeyleri dine sokma ithamı yaparak cevab verir Görülüyor ki, insanların ibadet konusunda cehaletleri çok büyüktürBu sebeple ibadetin ne demek olduğunu, hangi konularda Allah (cc)’tan başkalarına ibadet ettiklerini, Allah (cc)’la beraber ibadet ettikleri mahlukun kim ve neler olduğunu, ibadeti yalnızca Allah (cc)’a yapmaları gerektiğini ve Allah’a nasıl ibadet edeceklerini onlara anlatalım ki, bu konuda cehaletlerini gidermiş ve hakkı ortaya koymuş olalım
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Helak olan açık bir delilden dolayı helak olsun, yaşayan da açık bir delilden dolayı yaşasın!” (Enfal: 43)

İbadet Kelimesi İçine Giren Kavramlar

a-İtaat

Bil ki: Zatı için sadece Allah (cc)’a itaat edilir Çünkü ibadete layık tek ilah olan, hak ve adaletle hükmeden sadece O’dur Allah (cc)’tan başkasına, kim olursa olsun, sıfatı ve mevkisi ne olursa olsun sadece Allah (cc) için itaat edilir, yoksa o kişinin kendi zatından dolayı itaat edilmez Zira bir yaratığa kendi zatı için itaat edilirse, o yaratığa ibadet edilmiş ve o yaratık Allah (cc)’tan başka ilah edinilmiş olur Her kim, yalnızca kendi zatına itaat edilmesini isterse, velevki “ben ilahım” demese bile kendisinin ilah olduğunu ilan etmiş demektir Bu sebeble ondan sakın ve insanları da sakındır Onun, reddedilmesi gereken büyük bir tagut olduğunu bil!
Zatı için itaat etmekten kasıt; verdiği emirler ne olursa olsun, bunlara itaat edilmesini istemektir “Ne emir verirse versin kendisine itaat edilmesi gerekir” şeklindeki böyle bir itaat türü yaratılmışa verilirse işte bu, şirkin ve İslam milletinden çıkaran büyük küfrün ta kendisi olur
Şimdi sana bununla ilgili delillerin bazılarını sunuyorum:
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Ey Adem oğlu! Ben size şeytana ibadet etmeyin, o sizin için apaçık bir düşmandır, diye bildirmedim mi?” (Yasin: 60)
Ayette geçen şeytana ibadet etmek; Allah (cc)’a isyan konusunda ona itaat etmek demektir Şeytan onlara şirki süslü gösterdi, onlar da ona itaat ettiler İşte şeytana böylece ibadet etmiş oldular (Taberi Tefsiri ve Zad’ul Mesir’e bak)
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri dönüp irtidat edenlerin yaptıklarını şeytan kendilerine süslü gösterdi ve onları boş hayallerle aldattı İşte bu onların, Allah’ın indirdiklerini beğenmeyenlere: “(İlerde) bazı meselelerde size itaat edeceğiz” demelerindendir Şüphesiz ki Allah, onların gizlediklerini bilmektedir (Muhammed: 25-26)
İbni Kesir, ayetteki “irtidat edenler” sözünü şöyle açıkladı:
“İmanı terkederek küfre döndüler (İbni Kesir Tefsiri c: 4 s: 193)
İmanı terkederek küfre dönmelerinin sebebi, Allah (cc)’ın şeriatini sevmeyenlere: “Bazı meselelerde size itaat edeceğiz” demeleridir Durum böyleyken acaba İslam şeriatini beğenmemekten daha ileriye giden, İslam şeriatine karşı açık bir şekilde savaş açan ve düşmanlık gösterenlere: “Söyleyeceğiniz her konuda size itaat edeceğiz” diyenlerin durumu acaba nasıl olur?” Şüphesizki bunlar, küfür, irtidat ve İslam milletinden çıkmaya ayette zikredilenlerden daha layıktırlar
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Şüphesizki şeytan sizinle mücadele etmeleri için dostlarına vahyeder Şayet onlara itaat ederseniz muhakkak müşriklerden olursunuz(En’am: 121)
Yani; ölü etini Allah (cc) haram kıldığı halde, onu helal gören müşriklere bu konuda itaat ederseniz biliniz ki sizler, mümin olduktan sonra onlar gibi müşrik olursunuz (İslam’ın reddettiği itaat iki türlüdür:
1 – Kişiyi İslam milletinden çıkartan itaat: Bu itaat türü, özelliği, konumu ne olursa olsun herhangi bir mahlukun sırf zatı için itaat edilmeye hak kazandığına inanmaktır Daha açıkçası; ister hakka isabet etsin, isterse isabet etmesin, ne emir verir ve ne yasaklarsa ona itaat edilmesi gerektiğine inanmaktır Bu itaat, küfür olan bir itaattir Böyle bir itaatte, Allah (cc)’ın bir sıfatı, bir mahluka verilmiş olunur
İslam’dan çıkaran bir başka itaat türü ise müşrik ve kafirlere, şirk ve küfür konusunda itaat etmektir Onları müslümanlara karşı dost edinmek, Allah (cc)’ın helal kıldığını haram, haramını helal yaptıklarında onlara itaat etmek gibi
2 – Kişiyi İslam milletinden çıkartmayan, fakat haram olan itaat: Bu itaat türü, birincisinin dışında olan itaattır Yani, haram olan bir konuda bir kimseye o haramı helalleştirmeyerek, itaat etmektir Bir kimse, diğerine içki içmesini söylediğinde, o kimsenin de içkiyi helal saymamak, yaptığını iyi ve güzel görmemek şartıyla ona itaat ederek içki içmesi bu meseleye örnek olarak gösterile-bilir İşte itaatin bu türlerini öğrendiğinde şirk olan itaati yapanların zamanımızda ne kadar çok olduğunu daha iyi anlarsın Çünkü zamanımız, sahte ilahların çoğaldığı bir zamandır İnsanların çoğu, bilerek veya bilmeyerek bu sahte ilahlara itaat etmekte, böylece şirk koşmaktadır)
Allah (cc)’ın şirk ismi verdiği bir amelde muhakkak bir ibadet türü ve bir mahluku ilahlaştırma vardır Bu sebeble bir nasta şirk ve küfür zikredildiği zaman, aslında ibadet türlerinden birisinin iptal edildiğini ve o konuda Allah (cc)’tan başkasının ilahlaştırıldığını bil!
Yukarıdaki ayette, ibadet ve mahluku ilahlaştırma çeşitlerinden biri ve Allah (cc)’ın en önemli özelliklerinden olan; bir şeye helal veya haram deme, birşeyin iyi veya kötü olduğuna karar verme yetkisini müşriklere vererek onlara itaat etme meselesi zikredilmiştir Allah (cc)’ın şu ayetlerde buyurduğu gibi:
“Hüküm vermek sadece Allah’a aittir(Yusuf: 40)
“O’nun, hükmünde hiçbir ortağı yoktur (Kehf: 26)
Özelliği ve durumu ne olursa olsun, ister bir şahıs ister bir sistem ister bir hakim isterse millet meclisi olsun, her kim bu mahlukattan herhangi birisine:
“Sen teşri (kanun koyma) hakkına, helal (serbest) ve haram (yasak) koyma, birşeye iyi ve kötü deme yetkisine sahipsin Senin iyi dediğin iyi, kötü dediğin kötüdür Egemenlik kayıtsız, şartsız senindir Emir verme yetkisi gerek şimdi gerekse ileride sana aittir Bu konuların hepsinde sana itaat etmekle yükümlüyüz Çünkü sen, itaat edilme ve emrine boyun eğilme hakkına sahipsin Sen ne dersen o olur” derse, işte bu kimse o mahluka, Firavun’un iddia ettiği ilahlık sıfatını vererek onu ilah edinmiş ve ona ibadet etmiş olur Her ne kadar namaz kılsa, oruç tutsa ve müslüman olduğunu iddia etse de Bu ameli ile sadece Allah (cc)’a ait olan en önemli bir özelliği o mahluka vererek onu Allah (cc)’a ortak koşmuş ve müşrik olmuştur
İbni Hazm, ibadetle alakalı olarak şöyle dedi:
“İbadet; ittiba ve boyun eğmekten ibarettir Ubudiyyetten (kölelikten) alınmıştır Bir kimse ancak, kendisine boyun eğdiği, emrine tabi olduğu zata ibadet eder Yoksa kendisine karşı geldiği, emrine itaat etmediği zata ibadet etmez Şayet bir zata karşı geldiği ve emrine itaat etmediği halde ona ibadet ettiğini iddia ederse bu kişi bu konuda yalancıdır (El-İhkam) (İbni Hazm’ın sözü; daha önce itaatin türlerini açıkladığımız gibi anlaşılmalıdır (Küfre sokan itaat, küfre sokmayan itaat)
Helali haram ve haramı helal yapma konusunda birisine itaatin ona ibadet olduğunu en güzel şekilde açıklayan Allah (cc)’ın şu sözüdür
“Onlar, hahamlarını, rahiblerini ve Meryem oğlu Mesih’i Allah’tan başka rabler edindiler Oysa tek olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardı O’ndan başka ibadete layık ilah yoktur O, onların ortak koştuklarından münezzehtir(Tevbe: 31)
Begavi bu ayetin tefsirinde şöyle dedi:
“Şayet: “Onlar din adamlarına, rahiplerine rüku ve secde ederek ibadet etmiyorlardı” diye söylenirse, buna şöyle cevab verilir:
“Ayette geçen itaat, onlara rüku ve secde etme konusunda değil, Allah (cc)’a karşı gelerek Allah (cc)’ın helalini haram, haramını helal yapma konusunda onlara itaat etmektir İşte böylece onları rab edinmişlerdir
Adiy b Hatem (ra) dedi ki:
“Boynumda altından bir haç takılı olduğu halde Rasulullah (sas)’ın huzuruna girdim Rasulullah (sas) beni görünce dedi ki:
“Ey Adiy! Boynunda takılı olan şu putu at!” Ben hemen onu attım ve sonra yanına geldim O:
“Onlar, hahamlarını, rahiblerini ve Meryem oğlu Mesih’i Allah’tan başka rabler edindiler (Tevbe: 31) ayetini okuyordu Bu ayeti okumayı bitirince ona şöyle dedim:
“Biz onlara tapmıyorduk ki!” O şöyle dedi:
“Onlar Allah (cc)’ın helalini haram, haramını helal yaptıklarında, siz de onu haram veya helal yapmıyor muydunuz?” Ben:
“Evet” dedim Bunun üzerine Rasulullah (sas) şöyle dedi:
“İşte onlara ibadet böyledir” (Begavi Tefsiri c: 3 s: 285)
Rasulullah (sas)’ın sözünü dikkatle düşün!
Helali haram, haramı helal yapma konusunda din adamlarına ve rahiplerine itaat ettikleri için yahudi ve hristiyanları, din adamlarını Allah (cc)’tan başka rabler edinmekle vasfetmiştir
Şayet bu din adamları ve rahipler, kendileri için namaz kılmalarını ve oruç tutmalarını onlara emretseydiler asla onlara itaat etmez, belki onları recmederlerdi Zira namaz, oruç gibi amellerin ibadet olduğu herkes tarafından bilinmekteydi Fakat itaat etme ve boyun eğmenin ibadet olduğu insanların çoğu tarafından bilinmemekteydi İşte bu nedenle kendilerinden böyle bir itaat ve boyun eğme ameli istendiğinde hiç çekinmeden bu konuda Allah (cc)’la beraber onlara ibadet ettiler Çünkü haramı helal, helali haram yaptıkları zaman onlara itaat ettiklerinde, namaz ve oruç gibi, ibadet ettiklerini bilmiyorlardı Fakat bu bilgisizlikleri, tekfir edilmeleri konusunda onlara mazeret olmamıştır
Ebu’l Bahteri bu ayet hakkında şöyle dedi:
“Onlar din adamlarına, rahiplerine namaz kılmadılar Şayet din adamları ve rahipleri, kendileri için rüku ve secde yapılmasını onlara emretseydiler elbette bu konuda onlara itaat etmezlerdi Fakat Allah (cc)’ın haramını helal, helalini haram yapmalarını onlara emrettiklerinde bu emre itaat ettiler İşte onların, din adamlarını ve rahiplerini Allah (cc)’tan başka rabler edinmeleri böyle olmuştur(İbni Teymiye Fetvalar c: 7 s: 76)
İbni Teymiye şöyle dedi:
“Bir kimse, Rasulden başka herhangi bir kimseye, o kimse Allah (cc) ve rasulünün emrine muhalefet etse bile, her verdiği emir veya yasak konusunda itaatin gerekli olduğunu söylerse, o kimseyi Allah (cc)’a denk kılmış olur Bu yaptığı ile aynı, hristiyanların Mesih’e yaptıklarını yapmış olur Böyle bir amel ise sahibini şirke sokar ve Allah (cc)’ın şu sözü ona uygulanır:
“İnsanlardan, Allah’dan başka edindikleri denkleri Allah gibi sevenler vardır Oysa iman edenlerin Allah’ı sevmeleri daha şiddetlidir( Bakara: 165) (Fetvalar c: 10 s: 267) (Rasule itaat Allah (cc)’a itaattendir Çünkü nebiler ancak Allah (cc)’ın emrettiklerini emrederler Kesinlikle Allah (cc)’ın emrine muhalif bir emir vermezler Rasulullah (sas)’tan sahih olarak şöyle bir rivayet vardır: “Her kim bana itaat ederse Allah (cc)’a itaat etmiş olur (Müslim) Kur’an’da 30’dan fazla yerde Rasulullah (sas)’a itaat emri geçmektedir)
İbni Teymiye bir başka yerde şöyle dedi:
“Her kim Allah (cc) dışında sadece kendisine itaat edilmesini isterse, bunun durumu ayen Firavun’un durumu gibidir Her kim Allah (cc)’la beraber kendisine itaat edilmesini isterse, bu kimse de insanların kendisini Allah (cc)’a denk tutmalarını ve Allah (cc) gibi sevmelerini istemiş olur Oysa Allah (cc), yalnızca kendisine ibadet edilmesini, dinin tamamen sadece kendisine has kılınmasını, dostluk ve düşmanlığın sadece kendisi için olmasını emretmiştir (Fetvalar c: 4 s: 328)
Allah (cc), Seyyid Kutub’a rahmet etsin O şöyle demiştir:
“Kullar içinden biri; insanlar üzerinde olarak kendisine zatı için itaat edilmesi gerektiğini, onların üzerine kendi zatından dolayı teşri koyma hakkı olduğunu ve zatından dolayı ölçü ve değerler koyma yetkisine sahip olduğunu iddia ederse, Firavun gibi:
“Ben sizin yüce Rabbinizim” demese bile, ilahlık iddiasında bulunmuş olur Her kim, onun bu konudaki iddiasını kabul ederse şirk koşmuş veya Allah’ı reddetmiştir Bu ise, yeryüzündeki en büyük fesad ve bozgunculuktur
Helal ve haram (serbest ve yasak) koyma yetkisi sadece Allah (cc)’a aittir İster fert, ister grup, ister ümmet, isterse insanların hepsi olsun, Allah (cc)’ın kendilerine izin vermediği konularda hiçbir beşer bu hakka sahip değildir İnsanlar, ancak Allah (cc)’ın izni dahilinde ve şeriate uygun bir şekilde kanun koyabilirler Helal ve haram, Allah (cc)’ın şeriati ve dinidir Helal ve haram koyan şayet Allah (cc) ise, insanlar Allah (cc)’ın dinine bağlıdırlar Şayet Allah (cc) tan başkası insanlar için helal ve haram koyuyor (ve insanlar da ona itaat ediyor) ise o zaman Allah (cc)’ın değil o şahsın dinine bağlanmışlardır
Bu mesele, Allah (cc)’ın uluhiyyetinin özellikleri ile alakalı bir meseledir ve dinin ne demek olduğunu ortaya koymaktadır Bu mesele, iman ve sınırları ile alakalı bir meseledir Yeryüzünde müslüman olduklarını iddia edenler, “biz müslümanız” iddiasında ısrar etmeye devam etseler bile bu dinin neresinde olduklarına, İslamın neresinde olduklarına bu meselenin ışığında bir baksınlar!(Davet Yolu – Ahmed Faiz, Fizilali’l Kur’an c: 2 S: 170-179)
Mutlak itaate hak sahibi olan sadece Allah (cc) olduğu için hastalıklı nefisler bu meseleyi suistimal etmesinler diye İslam dini, bu mesele üzerinde titizlikle durmuş ve Allah (cc)’a isyan konusunda mahluka itaati yasaklamıştır Allah (cc), kendisinden başkasına itaati, sadece izin verdiğikonularda meşru kılmıştır
Rasululallah (sas) şöyle dedi:
“Müslüman bir kimseye, masiyetle emrolunmadığı müddetçe, sevdiği veya sevmediği her konuda emiri dinlemek ve ona itaat etmek farzdır Masiyetle emrolunduğu zaman, dinlemek ve itaat etmek yoktur (Buhari, Müslim)
Bir başka rivayette Rasulullah (sas) şöyle dedi:
“Allah (cc)’a masiyet konusunda hiçbir beşere itaat yoktur İtaat, ancak iyiliktedir (Buhari, Müslim)
Rasulullah (sas) şöyle dedi:
“İmama itaat etmek, masiyeti emretmediği müddetçe müslüman üzerine farzdır Eğer masiyeti emrederse ona itaat yoktur(Ahmed sahih senedle)
Rasulullah (sas) şöyle dedi:
“Benden sonra sizin başınıza öyle kişiler gelecek ki, sünneti söndürecekler, bidatle amel edecekler ve namaz vakitlerini geciktireceklerdir
Hadisi rivayet eden Abdullah b Mes’ud (ra), Rasulullah (sas)’a şöyle dedi:
“Ey Allah (cc)’ın Rasulü! Ben bunlara yetişirsem ne yapayım?” Rasulullah (sas) ona şöyle dedi:
“Ey ümmü Abd’dın çocuğu! Sen bana ne yapacağını mı soruyorsun? Allah (cc)’a isyan konusunda hiç bir mahluka itaat yoktur (Ahmed, Abdürrezzak-Cami’de sahih senedle)
Rasulullah (sas) şöyle dedi:
“Valilerden kim Allah (cc)’a karşı gelmeyi emrederse ona itaat etmeyin!” (Ahmed sahih senedle)Hadiste zikredilen imama itaat etmemekten kasıt; ona karşı çıkarak hiçbir konuda itaat etmemek değil, sadece haram konularda ona itaat etmemektir Şayet emrettiği şey küfür ise işte o zaman onu tekfir ederek mutlak şekilde ona itaat etmemek ve kılıçla karşı çıkmak gerekir Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Kafirlere, müslümanlar için bir yetki vermedik (Nisa: 141)
Rasulullah (sas) şöyle dedi:
“Sizin elinizdeki (eminiriniz hakkındaki) apaçık bir küfür, Allah (cc)’tan sizin için bir delil olur O zaman ona karşı çakarsınız (Müslim)
Rasulullah (sas) şöyle dedi:
“Kim dinini değiştirirse onu öldürün (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbni Mace))
Anne, babanın çocuklarına karşı hakları büyük olmasına rağmen, masiyeti emrederlerse onlara bile itaat edilmemesini Allah (cc) şu ayetinde emretmiştir:
“Eğer (anne, baban) bilmediğin bir konuda seni, bana ortak koşmaya zorlarlarsa onlara itaat etme!” (Lokman: 15)


Alıntı Yaparak Cevapla