08-02-2012
|
#5
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlahi Armağan -29- Meclis
Ey gösterişçi, ey içi dışına uymayan, ey şirkçi, büyüklere zahmet verme Elden kaçırdığınızı bulmak için onlara yanaşmayınız Onların hâline ermeyi aklınıza getirmeyiniz Elinizde bulunan yaramaz şeyler, sizi onlarla olmaktan uzak kılar Onlar âdetleri ve resmî hâlleri bıraktılar Sen onların bıraktığını kaptın Şüphesiz onlar tarafından bırakıldığı hissini duyan şeyler, kendiliğinden ayrılıp gitmiştir Çünkü onlarda, yoktan gayri şey kalmayacaktır
Sen uyuduğunda onlar uyanıktı Sen bol dünyalık içinde iken onlar oruçlu gezdiler Sen emniyet içinde iken onlar korkarak ağladılar Her şeyini saklarken onlar varlarını dağıttılar Onlar işlerini Hak uğruna yaptılar, sen kullara gösteriş yaptın Onlar Hakk'ı aradılar, sen başkasını Onlar işlerini Allah'a ısmarlarken sen tek başına yapmaya kalktın Hakk'a cephe aldın Onlar dillerine sahip oldular; Hakk'ı kullara kesmediler Sen onların yapmadığını neden yaptın? Acılara sabırla karşı koydular, tatlı oldu Kudret bıçağı onları kesti, ama aldırmadılar Etleri doğranırken hiç bir üzüntü duymadılar Çünkü yapanı biliyorlardı O'nun uğruna varlığını harcayan, yaptığı ufak darlığa dayanamaz mı? Halk, o büyüklerin dilinden emindir Onlardan hiç bir kula eziyet gelmez
Büyük insanlar, karıncayı dahi incitmezler Bu sözü o büyüklerden biri demiştir Çünkü o karınca ufacık hâli ile çalışmaya bakar Büyük insan, o karıncanın halkla iyi geçim ettiğini görür Kendi aralarında yine hoş geçim üzere olduklarını görür Hâli böyle büyük olan küçük mahlûka eziyet edilebilir mi hiç?
Büyük insanlar her şeyle iyi geçinirler Bu yüzden Hak yakınlığına ererler, hoş olurlar Öbür âleme göçünce, cennetin güzel nimetlerini görürler Allah Teâlâ'nın kelâm sıfatının tecellisini orada seyrederler O'nun zâtına varır, verdiği armağanı kabul ederler
Ey zavallı, anlattığımız büyüklerden sana bu hâlinde nasip gelmez Tevbe ile uğraş Günah kirlerini yıka Rabb’ine karşı seni rüsva edecek şeyi bırak O’nun yasak ettiği şeyleri yapma Kötülük etme, cüretini bir yana at
Allah'tan utanılır; kullardan O’nun kadar utanılmaz Her şeyden önce O'nun varlığı vardır Bütün varlığın sahibi olandan utanmalısın Varlığı sonsuz olan zâttan utanarak hatalarını bırakmalısın O Kerimdir; zulmü sevmez Zalimlik sıfatı başkalarına yüklenir O'nun zenginliği sonsuzdur Kâinatta olan her şey O'na muhtaçtır O'nun âdeti vermek; başkalarınınki ise almak Bütün ihtiyaçlarını O'na arz et Başkasından istemek iyi olmaz O, hepsinden yücedir Yaptığı işler delilin olsun Çizdiği yolları aşma O'nun takva yoluna koş Takva üzere olursan O'na varırsın Yapılmış şeylere gönül kaptırma O'na varmak için delil ara Yalnız O'nu an; âhireti de bırak Dünya ve âhiret metaından sana meyilli olan gelir; seni kaybetmez Hakk'ın zâtından gayri şeyleri bir yana at O'na güven; kalbini üzüntülerden temizle
Kalbin, Yaratan'a götürecek delili sana göstermiyorsa akılsız bir yaratıksın Bulunduğun karanlık âlemi bırak; akıllı olan kişileri ara Onları, akılları Mevlâ'ya götürmüştür Aklın ne olduğunu onlardan öğren Onların gösterdiği akılla nefsini tanı
Ömrün sona eriyor, bundan haberin yok; yazık sana Öbür âlemden ne zamana kadar yüz çevireceksin? Dünyaya daha ne kadar sarılacaksın? Sana yalnız acınır Yiyeceğini başkası almaz Yerin cennet ise ne âlâ, gidersin; cehennem ise ona da gidecek yine sensin Gaflet seni tapuladı Hevâya esir düştün Bütün derdin yemek, içmek, evlenmek, uyumak ve kötü arzularına kavuşmak
Çalışman, münafık ve müşriklerinkine benziyor Tek karnın doysun; ister helâl, ister haram olsun; düşünmezsin Sanki kalbini diriltecek bir dine sahip değilsin
Zavallı, nefsinin perişanlığına ağla Bir çocuğun ölse, kıyamet kopmuş gibi göz yaşı akıtırsın Kalbindeki inancın ölürse hiç düşünmezsin; ne ağlar, ne de aldırış edersin Aklın yok; olsaydı dinsizliğe ağlardın
Sermayen var; fakat hiçbir zaman onunla iş tutmak aklına gelmedi Kalbindeki haya duygusu ve başındaki akıl birer sermayedir Sen, onları iyilik için kullanmaya hiç bir zaman kalkmadın
Bilgi ile amel etmedin Aklından fayda almadın Yaşaman boş O hâlde hikmet-i vücudun nedir? İçinde durulmayan eve benzersin Yeri bilinmeyen hazine gibisin Yenilmeyen iyi yemek neye yarar?
Sen kendi değerini bilmezsin; fakat ben bilirim Din aynası bende vardır O ayna ile zahire bakılır; hüküm verilir, ilim aynası da bende var Onunla da iç âlemin hükmü verilir
Gaflet uykusundan uyan Ayıklık suyu ile yüzünü yıka Hâline bak İslâm mısın, yoksa, kâfir mi? İman sahibi misin, yoksa münafık mı? Allah'ı biliyor musun, yoksa O'na şirk mi koşuyorsun? İçinde gösteriş arzusu var mı? Yoksa ihlâsa sarılmış mısın?
Allah'ın emirlerine uyuyor musun, yoksa muhalefet mi ediyorsun? Mevlâ'dan razı mısın, yoksa O'na darılıyor musun?
Aziz ve Celil olan Hak, senin razı olmana ve darılmana bakmaz İkisinin de faydası sana aittir
Allah, Sübhan, Kerim ve Halîm'dir; her şeyi lütfü ve rahmeti deryasına almıştır Eğer bize O'nun lütfü ve keremi olmasaydı helak olurduk Bizim yapmakta olduğumuz hatalara karşı tam mukabele etseydi, topumuz birden yıkılırdık
|
|
|
|