Yalnız Mesajı Göster

İlahi Armağan -28- Meclis

Eski 08-02-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İlahi Armağan -28- Meclis




Her şeyi sizin için arıyorum Bana bir şey gelmese de olur İpimi kuyuya salarım; oradan çıkanı size veririm; ben almam Beni zengin edecek şeyim var Sizden hiçbir şey talep etmiyorum
Bana göre çalışmak vardır Çalışamayacak olursam, tevekkül ederim Sizin getireceğinize bakmam Getirmenizi zaten beklemem Nifak sahipleri sizi bekler; Allah'a güvenmez, sizin vereceğinize da­yanır Allah'ı unutur Yaratan’a itimat etmez
Bana böbürlenmeyin, yeryüzünde olan bütün varlığı tecrübe ede­bilirim; buna gücüm yeter İyinizi kötünüzü ayırt edebilirim Allah'ın verdiği basar kuvveti ile bunu yapmaya güçlüyüm Allah beni bu iş­lere ehil kılmıştır
Kurtuluş istiyorsan, örsümün üstüne yat Çekicimin vuruş ses­leri ile nefsin, şeytanî duyguların ve sana tesir eden şeytanî kuvvet­lerin beynine sesleneyim Düşmanlarını korkutayım Kötü arkadaş­larını kaçırayım
Bu düşmanları yenmek için Allah'tan yardım isteyiniz Onlara sabırla karşı koyan, yardım kazanır Varlığını onlara teslim eden, re­zil ve rüsva olur
Afetler çoktur; fakat onu indiren bir tanedir Hastalık sayılama­yacak kadardır; ama onun doktoru bir tanedir Ey nefisleri hasta olanlar Varlığınızı doktora teslim ediniz Sizi tedavi ederken onu it­ham etmeye kalkmayınız Onun kadar şefkatli olamazsınız Sizi in­citmeden tedavi eder Nefsinizi o doktor kadar korumanız kabil de­ğildir O Aziz tabibin önünde dilinizi tutunuz Ona taarruz etmeyiniz
O'na teslim olduğunuz takdirde dünya ve âhiretin hayrını bulursu­nuz
Allah yolcuları tam bir dehşet, tam bir sükût ve tam bir sessiz­lik içindedirler Bütün çabalamaları, bunlara ermek içindir Aradık­larını bulduktan sonra, Mevlâ dilerse onları konuşturur Bazen ko­nuştuklarından haberleri bile olmaz Allah kıyamet günü, kuru varlıkları konuşturduğu gibi onları da konuşturur Hak konuşturursa onlar da konuşur Hak tarafından verilirse onlar alır Allah açarsa onlar da açılır İç varlıkları meleklere kalbolur Melekler hakkında buyrulan; “Allah'ın emrine isyan etmezler Ne emir verilirse hemen yaparlar (et-Tahrîm, 66/6) mealindeki âyet-i kerime, bir bakıma onların hâlini anlatan bir şahit Meleklere katılmaları bu yüzdendir
Öbür yüze bakılırsa, daha üstün oldukları gözükür Çünkü ilâhî bilgileri daha çoktur Marifet hâlleri daha yücedir Melekler onlara hizmetçi olur Onlara uyar ve onlardan faydalanırlar Kalpleri hik­metle doludur Kalpleri bekçilerle çevrilidir Herhangi bir darlık ge­lecek olsa, dış duygularına tesir eder, bünyelerini yıkabilir; ama kalp âlemlerine asla varamaz
Onların derecesine çıkmak arzusu besliyorsan, İslâm dininin ha­kikatine ermeye bak Sonra günahları bırak, iç âlemde ve dış âlem­de yapılan bütün suçlara pişman ol Sonra, şifa verecek vera -şüp­helileri bırakma- hâline koş Daha sonra dünyanın helâl ve mubah işlerine de gönül kaptırma Sonra Allah'ın fazlı sayesinde zâtına ya­kın olmakla zengin olmaya bak Zaten Hak zenginliğine erdiğin za­man fazl ve ihsan seni kuşatmış olur Kısmet ve lütuf kapıları sana kendiliğinden açılır Dünya bazen üzerine kapanır; bazen de bütün varlığı ile sana gelir Bu hâl dünyada kaldığın müddetçe devam eder
Velî kulların hepsinde bu hâller tecelli etmez Pek azları bu hâ­le erer Erenler, ilim ve takva yönünden doğru oldukları için ererler, Hakk'ın zâtından gayrisi ile uğraşmazlar Bunların çoğuna dünya tamamen kapalıdır Eğer onlara dünya verilmiş olsaydı, zaten eremezlerdi Dünyaya kapılır, Hakk'a hizmetten geri dururlardı
Allah, velî kulların, zâtından fariğ olmalarını istemez Dünyalık kapışmayı ve dünya ehline karışmayı Allah onlara nasip etmemiştir
Büyük velîlerin, dünyaya kapılıp azanı azdır Onlara göre dün­ya diye bir şey yoktur Dünyanın her şeyi ile uğraşırlar; ama onun hükmü altına girmezler
Dünyanın, peşi sıra koşup gittiği nebiler arasında, Peygamber (sav) Efendimiz de vardı Dünya her şeyi ile ona koştu; ama o, hiç­birine iltifat etmedi Hakk'ın hizmetinden geri durmadı Dünyanın hiç bir şeyine bakmadı Tam bir zühd ve çekinme hâli taşıdı Yeryüzünün hazineleri emrine hazır olduğu zaman onu reddetti ve “Yâ Rabbi, beni Sen’den başka şeyi olmayan miskinlerle yaşat, onlarla öldür ve onlarla kıyamet günü dirilt!” diye duada bulundu
Zühd sahibi olmak büyük bir iştir; onu yapmaya kolay kolay güç yetmez
İman sahibi hırs ağırlığından kurtulmuştur; çünkü bir şeye has­ret duyarak abanmaz Aceleci de değildir Kalbi her şeye karşı bir çe­kinme duygusu besler İç âlemini dünyaya kaptırmaz Allah'ın emri­ne girer Bilir ki, kendisi için ayrılan başkasına gitmez; bu sebeple nefsin istekleri peşinde koşmaz Dünyaya dair istekleri arkaya atar Yaptığı tâat için Allah'tan kabul diler

Alıntı Yaparak Cevapla