|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlahi Armağan -24- Meclis
Ey evlat! Gayretin kadar alırsın Ne kadar çalışırsan, şerefin o kadar olur Her şey karşılıklıdır; çalışmadan verilmez Kalbinden halk sevgisini atmayana Hak yakın olmaz Halkı var bilme Göreceksin ki, Hak'la aranda karanlık perdeler kalkmış
Nefsini manen ölü gör Kendini ve halkı var bilme Göreceksin ki, Hak'la arandaki bütün karanlık perdeler kalkmış
“Ölmek nasıl olur?” diyene şöyle derim: Nefse uymayı yık, kötü işleri yok et Hakk'ın emirleri varken halkın buyruğuna koşma Sebepler sana yüklenmesin Mevlâ'dan gayri her şeyden ümitsiz ol Kullar Hakk'ın ortağı olmasın Hak'tan başkasından bir şey umma, bekleme, arama Her işin Allah rızası için olsun O'nun rızası önünde başka nimetleri bekleme O'nun yaptığı işlere razı ol Hükmü önünde sessiz ol Bunları yaparsan ölmüş sayılırsın Bilirsen, asıl dirilik budur O istediği yana seni çevirir O'nun yakınlık kâbesi yine kalbin olur Sen o kâbenin perdelerine yapışır, zikredersin Başkaları aklında olmaz
Kelime-i tevhid cennetin bugünkü anahtarıdır Yarınki anahtarı ise varlıktan soyunmak, Hak varlığına bürünmektir Büyüklerin cenneti, Hak yakınlığıdır O'ndan uzak kalmak, sevgili kullara ateştir Cennet denince akla Hak yakınlığı gelir Cehennem ise, O'ndan uzak kalmak olur Ateş nedir ki, iman sahibi ondan korksun? Ateş, iman sahibini görünce Allah'a sığınır Ateş, iman sahibinden korkar ve kaçar İman ve ihlâs sahiplerinden kaçmamak, o cehennem ateşinin haddine mi düşmüş?
İman sahibinin hâli, dünya ve âhirette o kadar güzel olur ki  Bir defa üzüntüsüzdür Rabb’i kendinden razı olduktan sonra düşünecek başka neyi kalır ki? Bunu bilir, Rabb’inden kendi de razı olur Yitirdiğini aynı yerde bulur Hangi yöne dönse ilâhî nur onunladır Ona göre karanlık yoktur Her yaptığı işaret O'nu gösterir Her hâlinde O'na dayanır Her an O'na tevekkül üzere bulunur
İman sahibine eziyet etmekten sakın Ona eziyet, o eziyeti yapanın cesedine öldürücü zehir tesiri yapar İman sahibine eziyet eden, fakre düşer, öbür âlemde cezaya uğrar
Ey Allah'ı ve O’nun seçme kullarını bilmeyen adam, o kulları çekiştirme Onları gıybetle anma Onların gıybeti, ölüm saçan zehirdir Sakın, sakın! Sonra yine sakın! İman sahiplerine taarruz etme Onlara kötülük isnat etme Onlara, üzerinde titreyen bir sahip bulunmaktadır
Ey münafık, nifak şüphesi kalbini sardı Nifak hâlleri hem içine, hem de dışına hükmetmeye başladı Her hâlinde, tevhid ve ihlâs ilâcını kullan, şifa onlardadır İhlâs ve tevhide sarılırsan nifak hastalığından kurtulursun
İslâm dininin emirlerini ne acayip şekilde bozuyorsunuz? Takva zırhını parçaladınız Tevhid elbisesini kirlettiniz İman nurunu söndürmeye gayret etmektesiniz Yaratan’ınıza karşı öfke duygusu besliyorsunuz Bu durum her hâlinizde kendini gösteriyor Faraza, bu kötü hâllerden az beri olan, aklınca iyi iş yapmakta; ne yazık ki, onu da keyfine göre yaptığı için gösteriş karıştırmaktadır Kendini beğeniyor, işinden bir övülme bekliyor
Allah'a can ve gönülden ibadet etmek niyetinde olanlar, yaratılmışlardan beri olsun Kalbini kullara kaptırmasın ve yaptığı işlere karşılık beklemesin Bir iş yapınca, kullardan bir şey ummak işleri boşa çıkarır
Peygamber (s a v) Efendimiz: “Sizi uzlet paklar” buyuruyor
Uzlet bir ibadettir Uzlet sizden önce gelenlerin âdeti idi Uzletin tasavvufî mânası; kalbe yalnız Allah sevgisi koymak, ona sızacak yersiz bir şey olursa hemen ondan kaçmaktır
İman ediniz Sonra, imanınızı ilerletiniz, ikan sahibi olunuz Sonra maddî varlığınızdan geçiniz Sonra Hak varlığı ile var olunuz Size gereken bunlardır Haddini bil Nefsini ve başkasını bırak
Peygamber’in rızasını gözeterek işler yapınız Kur'ân'a uyunuz İşleri, onun emri dahilinde yapmadıktan sonra, yapılan her iş boştur Onunla amel etmedikten sonra, Allah kelâmı olduğunu kuru kuru iddia etmek neye yarar? Daima iki yüzlü olan, bir yüzünü bize, öbür yüzünü şahsî arzularına uyduran şahıstan bize ne hayır gelir? Sonra kendisi neye yarar? Her yönüyle bizim yolumuzu tutan, Kur'ân'a uyar Ona uymadıktan sonra kurtuluş yoktur
Yalnız Allah'a kul olmak lâzımdır O'na kesimli kul olmalısınız O'na bağlanmanız gerek Söylediklerimi yapınız O size yeter Dünya ve âhiret işlerinde O sizi tutar Ölüm anında ve dirilik zamanında sizi korur Her hâlinizde kötülüğü eritir
Şu dünyalık işler beyaz görünse bile yapma Öbür âleme dair olanlar sana siyah bile gelse yap Allah yoluna çalış Sana da çalışan olur Kalp elinden tutulur Aziz ve Celil olan zâtın huzuruna çıkarılırsın
Hak yolda çalışmak, kalp kanatlarına can getirir O canlanan kanatla Hak Teâlâ canibine uçulur
|