Yalnız Mesajı Göster

İlahi Armağan -16- Meclis

Eski 08-02-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İlahi Armağan -16- Meclis




Yazık sana, haddini bil O büyük insanlara karşı senin değerin ne­dir ki? Senin bütün dert edindiğin şey; yemek, içmek ve diğer şeyler Giymek, göze gözükmek, dünyalık toplamak vs Dünya işine çok ça­lışan âhiret işine çalışamaz Semirmek için yorulmaktasın Ama o topladığın etleri böcekler yiyecek Yerdeki hayvanlara yem olacak­sın
Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyururlar: “Her gün, sabah-öğlen, bir melek bağırır: ‘Ey insan oğulları! Ölmek için doğunuz, yıkılması için evler ya­pınız, düşmanlar için mal toplayınız
İman sahibinin, bütün işlerde iyi niyeti vardır Dünyada dünya için çalışmaz Dünyada kaldığı süre öbür âlem için binalar kurar Mektepler yapar İnsanları birbirine bağlayacak, birleştirecek iyi iş­ler görür Müslüman kardeşlerinin geçit yollarını süsler Bunlardan başka bir iş yapacak olsa, o da yavruları için, yolda kalmış ve fakir­ler için olur Bunları yapmaktan gaye, yerine öbür âlemde bunlar­dan daha iyisini bulacağıdır Dünyada nefsi, tabiî hevâsı için bir şey yapmaz Âdemoğlu doğru olsa, Hak onunla olur Bütün işlerinde Al­lah ona yardımcı olur Bir şey kaybetse Allah için olur Bulduğu yi­ne O'nun için olur Kalbi Peygamber’le birleşir Peygamberler ne getirmişlerse onu kabullenir Söze, işe ve imana dayanan her ne gelmiş ise kabul eder Bu halin yararı, hem dünyada, hem de öbür âlemde olur
Allah'ı anan daima diridir, ölmez Bir hayattan öbür âleme ge­çer Bir andan fazla ölüm acısı ona gelmez Allah'ı anmak kalbe yer­leşince, kul dâima Allah'ı anar Dilinden bir şey demese bile o, Al­lah'ı anmış olur Kul Allah'ı andıkça Hakk'a uyar ve O'nun işlerine muvafakat eder O'nun yaptığı işlere ses çıkarmaz
Hakk'a uymamız ve O’nun emirlerine boyun eğmemiz gerekir Biz yazın geldiğine hakikaten inanmayacak olursak, ensemiz yandığı za­man inanırız Kışa-yaza inanmak, onları olduğu gibi kabul etmek, onların eziyetini hafifletir Onlara inanmış olan gereğini yapar, kur­tulur Yazın serinlik bulur, kışın sıcak edecek şeyleri hazırlar
İşte belâlara da inanmak, bunun gibi bir şeydir Sıkıntı ve dar­lığı giderir Belâ ve âfetlerin, gelişine inanan onların gelişine hazırlık yapar; yapınca cümle sıkıntıdan emin olur Belâ ve âfet için asıl ha­zırlık, onların Hak tarafından gönderilmiş olduğuna inanmaktır Sa­bırlı olmaktır
Allah yolcularının hâli ne kadar hoştur Onların hâli ne kadar iyidir Hak katından onlara ne gelse, hoşluk olur Onlar, marifet şa­rabını içmişlerdir Hakk'ın lütuf kucağında yatarlar O'nun ünsiyeti ile ülfet ederler Şüphesiz bu halleri için onlara güzel makam verilmiştir Hak Teâlâ'dan başkasını görmemek zevkini tatmışlardır On­lar, Mevlâ'nın eli altında birer ölüdür Heybet nuru, onları bu hale getirmiştir Allah dilerse onları diriltir Hak önünde onlar Ashâb-ı Kehf'dir Allah Teâlâ, Ashab-ı Kehf hakkında şöyle buyurur: “Onları bir sağa, bir de sola çeviririz (el-Kehf, 18/18)
O büyükler, insanların en akıllısıydı Bütün hâlde Yaratıcıların­dan marifet ve kurtuluş dilediler Bütün gayeleri buydu
Yazık sana, cehennemlik işleri yaparken cenneti umuyorsun! Bir şey beklenmemesi gereken yerde, çok şeyler umuyorsun! Geçici şeylere kanma Onu senin sanıyorsun; ama yakında elinden alacak­lar Aziz ve Celil olan Hak, hayatı sana emanet verdi Bu hayat sana ibadet için verildi Onu senin sandın, istediğini yapmaya kalktın Zen­ginlik bir emanettir Emniyet, şöhret, mansıp birer emanettir Ya­nında ne kadar iyilik varsa hepsi birer emanettir Onları yerinde kullan Onları kullanışında ifrata varma Tefrit de etme Ne ileri git, ne de geri kal Sana verilen her şeyden sorumlusun ve hepsi geri is­tenecek Elinizde bulunan bütün nimetlerle, Allah'a kulluk yapmaya bakınız Her sevdiğinizi Hak yolunda harcayınız Allah dostları ka­tında siz, bir didinme hevesindesiniz Siz de onlar gibi olunuz Onlar selâmet istiyorlar Bu selâmet, dünyada ve âhirette Hak’la olmaktır

Alıntı Yaparak Cevapla