08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Bir Muhasebe
Bir Muhasebe
İnsan her zaman gurur ve kibir esintilerine karşı duyarlı olmalı ve devamlı murakabe, muhasebe ile nefsini ezmesini bilmelidir Zannediyorum bunun en kestirme yolu da, mazhar olunan bütün iyiliklerin Allah'tan geldiğini kabul, tasdik, itiraf ve ilan etmektir Yoksa gurur, kibir ve kendini beğenme gibi hastalıklar bünyeye yerleşir ve bir daha da onları yerleştikleri yerden söküp atmak mümkün olmaz
Üstad Bediüzzaman'ın da dediği gibi, insan kuru üzüm çubuğuna benzer Nasıl ki o kuru çubuğun, üzümler üzerinde bir hak iddiası söz konusu değildir Öyle de insan, kendindeki meziyetleri sahiplenemez ve bunların kendisinden kaynaklandığını iddia edemez
Gurur, kendini bulamamış küçük insanlara ait bir boşluktur Yine Üstadın dediği gibi: Cemiyet hayatında herkesin görünmek istediği bir pencere vardır Boyu kısalar görünmek için ayak parmaklarının ucuna doğrularak uzun görünmeye çalışırlar ki, bu durum esasen onların kısalığını ele verir Boyu uzunlara gelince onlar da görünmemek için iki büklüm olurlar Bu itibarla tevazu, bir büyüklük emaresi, tekebbür de küçüklük emaresi sayılmıştır Evet büyüklerde büyüklüğün işareti küçük görünmek, küçüklerde küçüklüğün işareti de büyük görünmektir
Basit insanlarda kompleks olur Zaten büyüklenme de bunun bir tezahürüdür Halbuki inanan insanlarda aşağılık duygusu olmamalı Aslında; bunca îlahî lütuflarla serfiraz mü'minde niçin aşağılık duygusu olsun ki? Evet, bir kere o, kendini idrak seviyesinde bir insandır îkincisi, iman gibi bir cevhere sahiptir Üçüncüsü, eğer yapabiliyorsa, iman ve Kur'an hizmetinde kendine düşen önemli misyonu vardır Bütün bu meziyetlerle taltif edilmiş bir insanda aşağılık duygusu olamaz ve olmamalı Öyleyse kibir, gurur ve kendini beğenmişlik gibi kötü duygular da onda olmamalı (FASILDAN FASILA 2, 65)
|
|
|
|